Tekme Tokat yazarı Oky, Türk blog küresinde ProBlogger geçinen KroBlogger’ları yazdı. İşte o yazının en çarpıcı paragrafları:
[...] Başlıkta sözünü ettiğim Problogger.net sitesi, bir blog sahibinin ürettiği içeriği nasıl daha iyi sunacağı, blogunu nasıl geliştireceği ve bu işten para kazanarak bir anlamda blogger’lığın nasıl meslek haline getirileceği gibi konular üzerine yayın yapan dünyaca ünlü bir platform. Bu kavramı beyinlerine değil başka bir yerlerine sindirmiş bir blogger kesimi var ki, tamamen kendi ürününüz olan bir yazıyı, bir eseri çalıp kendi sitesine koymakta hiçbir sakınca görmüyor. Tek yaptığıysa altına ufacık bir kaynak koymak. Kulağa normal gelebilir, sonuçta kaynak belirtiyor. Hatta siz de muhtemelen yazınız başka bir yerde yayınlanmaya değer görüldü diye sevinmek gibi bir mantık hatasına düşüyorsunuz. Ancak Google ve Adsense internete dahil olduktan sonra kaynak belirtilse bile bir içeriğin kopyalanması hırsızlıktan başka bir şey değildir.
Adam hayatını blogtan para kazanmaya adamış, sürekli Google’da nasıl daha yukarılara çıkabilirim diye kafa yoruyor. Tek derdi Adsense kutularını nereye koysa daha çok tıklanacağı. Hatta bu yüzden, sözkonusu ziyaretçiyi kendisine kazandıran kopya içeriği en dip köşelere atarak her tarafı bu kutularla dolduruyor. Oysa siz, kendi halinde gri hücreler üreten, küçük takipçi kitlenizle beyin fırtınası yapan sıradan insanlarsınız! Kötü bir şey olmadığı halde içeriğinizden para kazanmak gibi bir hırsınız da yok. İşte sizin gibi bir ton blogger’ı soymakta olan bu insanlar şu an blogküreye hakim. Blograzzi’yi açın bakın 3000 küsür blogun yarısından fazlası bu sözünü ettiğim bloglardan oluşuyor. Hatırlayanlar bilir; bir zamanların .cjb.net‘i isim değiştirip .blogspot.com olarak geri döndü. Diğer blog servislerinde durum daha da vahim. Tüm bunlar sizi rahatsız etmiyor olabilir. Ama içerik üretiyorsanız ve tam da ürettiğiniz içeriği arayan biri bizzat sizin içeriğinize, yine sizin sitenizden evvel bir başkasının sitesinde ulaşıyorsa, bu sizi rahatsız etmeli. Sonuçta aklınıza bir espri geldiyse bunu siz yapmak istersiniz.
Görünmeyen bir yere kaynak koymanın ardına saklanıp da içeriğinizi çalan ve bu sayede Google’dan ziyaretçisine ziyaretçi katan bu bloglara ek olarak, bir de her şey hakkında hiçbir şey blogları türedi. Bunlar kendi aralarında 2′ye ayrılıyor: Kişisel ve Tematik (!) bloglar. Tematik blogları özellikle son dönemde dizi blogları temsil eder hale geldi. Oldukça basit; dizinin adına bir adres alıyorsun ve dizinin kendi sitesindeki bir metni blogun açıklamasına kopyaladıktan sonra her tarafı Youtube videoları ile süslüyorsun. Kişisel bloglar ise daha çok teknoloji üzerine yoğunlaştı. Genelde internet servislerini ve yeni çıkan elektronik ürünleri tanıtan bu blogların hepsini topladığın zaman ortaya yine 1 blog çıkıyor. Çünkü diğerlerinin aksine her biri kendi cümlelerini kullanıyor olsa da, içeriği oluşturan tüm yazı konuları neredeyse kronolojisi kronolojisine aynı. Mesela bakıyorsun Google falanca milyar dolara filanca sitesini satın almış. Artık gazeteciliğe mi özeniyorlar napıyorlar bilmem, hop hepsi bu konu hakkında birer yazı girmiş. Fikir üretmek yok, bir köşe yazarı edasıyla konuya yaklaşmak yok. 3 satırlık bir gazete haberi gibi, şok şok şok, iyi ki bahsetti bundan yoksa hepimiz cahil kalacaktık. Aynı değerlerin birbirini götürdüğü bir matematik işlemi olarak düşünüldüğünde Türk blogküresini 600 MB’lık CD’ye ziplemek mümkün!
2 türü de temsil eden blogger’ların en belirgin ortak özellikleri de şöyle: Şimdi burada linklerini verip Pagerank değerlerini arttırmak istemiyorum (bkz: Adını verip rencide etmek istememek) genelde adresleri kendi isimlerinde olur, çünkü internet geçmişleri kendileriyle özdeşleşmiş bir nick barındırmayacak kadar kısadır (Romantik Serseri tarzı nick’leri atladım tabi). 2005 yılındaki blog patlamasıyla bu sektöre katılanlar (ki zaten bunlar 1. nesil oluyor) şimdilerde harikulade Alexa ve Pagerank değerlerine sahiptir, arama motorlarında hep üst sıralarda yer alırlar. Diğerleri ise 2007′de türemiştir, genelde ilk neslin takipçilerinden oluşur. Körler sağırlar birbirlerine ağırlar. Ne derece önem taşır bilemem ancak çok dikkat ettiğim bir diğer husus, bu blogları kızların takip etmiyor olması. Mühendislik fakültesi mübarek. Hemen hemen hepsi ForumTR tarzı komünlerden çıkmadır. Teraziye tıklarsanız devamı gelir veya 1000 kişi bakmış kimse yorum yazmamış yazıklar olsun ekolünün blogküredeki temsilcileridir. Link değişimi dediğin zaman gözleri parlar, aşağı yukarı gördükleri her siteye link değişimi teklif ederler. Subdomain’leri meşhurdur, her büyük site için birer subdomain açarlar. Youtube en bilinen subdomain’lerin başında gelir (youtube.domain.com gibi). Her Forward mail mutlaka bloglarında işlenmiştir ve ne hikmetse hepsinin saçları jölelidir!
İlk başta Kroblogger benzetmesini yapmak yerine korsan bloglar demeyi düşünmüştüm ama korsan müziğin bile arkasında belli bir felsefe yatıyorken bunu yapamazdım. Hani ayı desem ayılara ayıp olur gibi bir durum. Kopya içeriğin hukuki bir yaptırımı var mı, bilmiyorum. Ekşi Sözlük’te gazetelerin köşe yazılarını entry’ye olduğu gibi kopyalayanların editörler tarafından uyarıldığını hatırlıyorum. Sadece link vermek veya içerikten küçük bir kısmı alıntı yapmak doğru olanıymış. Blogküre’de de durum böyle olursa zaten problem yok. Amaç olayı bir yarış gibi görmemek, amaç herkesin 1-2 cümleyle de olsa kendini ifade edebilmesi. Ne derece etkili bilemem ancak Creative Commons sitesiyle içeriğinizi güvence altına almayı deneyebilirsiniz. Utanç Duvarı sitesi de hırsızları afişe ederek caydırıcı bir etken görevi görüyor. Bunun yanı sıra hırsız blogları Google’a şikayet etmeye de üşenmeyin. Böylece indekslenmeleri engellenebilir.[...]
Tamamını “Problogger’ın Türkçesi Kroblogger mı?” başlığı altında Tekme Tokat’tan okuyabilirsiniz.
Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi bu yazının altına yorum olarak bırakılabilirsiniz.
7 konuşkan
mastermax
19 September 2007 at 10:56 pm
1Yazının kocaman bir kısmını kopyalayıp buraya koymak niye ? Link vermek yeterdi. Yazıda yazıldığı gibi “… kaynak belirtilse bile bir içeriğin kopyalanması hırsızlıktan başka bir şey değildir.”
derinsular
20 September 2007 at 12:11 am
2Zannediyorum Türk blog camiasının durumu ile ilgili bu denli sağlıklı bir değerlendirmeyi epey zaman oluyor ki kimse yapmamıştı. Biliyorsunuz, gerek RSS adresinden veri çekmek, gerekse diğer elektronik vasıtalarla içerik alıntılamak yoluyla kurulan çok sayıda spam site var internet üzerinde. Bir tür robot site de diyebiliriz bunlara. Türk blog camiası dendiğinde, bu robot sitelerin yaptıklarını manuel olarak gerçekleştiren insanlarla karşılaşıyoruz. Bunun sonucunda da özellikle Türkçe içerik söz konusu olduğunda arama motorları da çöplüğe dönmüş oluyor. Bence bu noktada en büyük iş, orijinal ve özgün olanı diğerlerinden ayırt etme konusunda aşırı seçici olması gereken blog dizinlerine düşüyor. (Ben de malumunuz olduğu üzere üzerime düşen bu işi uzun süredir yap(a)mıyorum!)
fatih bektaş
20 September 2007 at 12:41 am
3Haklı bir yazı olmuş
nahnu
22 September 2007 at 4:08 pm
4ermancım, bahsettiğin ironinin farkındayız, yazı oky’nin bilgisi dahilinde -hemen hemen komple- iktibas edilmiştir.
Wrzl
23 September 2007 at 9:15 pm
5Valla ben hissettim kütük gibi ortada duran ironiyi
ykslnbsk
24 September 2007 at 4:30 pm
6Bloglar bence de alıntı yapılsa bile kesinlikle yazardan bişeyler içermeli.. Bir yazı mı ekledin?.. Ya da bir şiir mi?.. O yazıyı neden yazdın? Hangi mantıkla ya da hangi duygularla? Eklediğin her neyse hakkındaki düşüncelerin, fikirlerin.. Bunlar bir bloğun kalitesini artıran en önemli unsurlardır bana göre de.. Copy paste dolu bloglarda yorum yazmadan çıkmayın, emeğe saygı vs. mantığı süregeldikçe sanırım yukarıdaki yazılardan daha çok okuyacağız..
aylin şanlı
25 September 2007 at 4:20 pm
7Söylenildiği gibi link verilebilir,atıf yapılabilir,kopyalanabilir.Her ne olursa olsun emeğe saygılı olunmalı muhakkak.Ancak yazı sahibi de anılmalı.
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin
Kazan Seni Çağırıyo!
Kayıt olun
Blog gerçekleri
Blogküreye günde 120 bin yeni blogun katıldığını biliyor musunuz?Departmanlar
En çok ne yazmışız
Alexa Arama Motoru Optimizasyonu Arda Kutsal Blog Blogcular İçin Araçlar Blogdan Para Kazanmak Blogger Blog Kazanı Blogküre Blograzzi Blog Sahibi Olmak Blog Yazmak Dergi Yayıncılığı E-Kitap Google Google AdSense Hasan Karaboğa Nokta İnternet Teknolojileri Osman Börütecene Pazarlama Blogları Pilli Network Popüler Kültür Röportaj Sansür SEO Serdar Kaya Sinema Blogları Sosyal Medya Spam Bloglar Technorati Teknoloji Blogları Türk Blogküresi Türk Blog Yazarları Türkçe Blog Yazmak Video İzle Webrazzi Wolkanca Wordpress Wordpress Eklentileri Wordpress Haberleri Wordpress Temaları Yarışma Ödüllü Yarışma İnternet Gazeteciliği İnternetten Para KazanmakKulp (Rasgele 50 :)
Blog Kazanı RSS Aboneliği
en son ne konuştuk
en son kimler konuştu
en çok ne konuşuldu
Üyelik Sözleşmesi ve Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim | Blog Kazanı © 2007 - 2009
A design creation of Design Disease Wordpress