Medya ahlakını tartıştığımız şu günlerde blogcuların uyması gereken temel kuralları biliyor musunuz?
Özene bezene hazırladığınız blog yazınızı yayımlamadan önce bu listeye bir göz atın
Binlerce blogcunun para kazandığı Google Adsense reklam programına katıldığınızda dikkat etmeniz gerekenler
Gelirleriyle yüzlerce internet kullanıcısına para kazandıran Pilli Network'ün sahibi Hasan Yalçınkaya sorularımızı yanıtladı
30 Oct
abacus yazmış ve , Bilişim Editörü, Bilişim Muhabirleri Derneği, Dergi Yayıncılığı, GazetePort, Haber Türk, İnternet Gazeteciliği, Kitle Kültürü, Melih Bayram Dede, NTVMSNBC, Popüler Kültür, Röportaj, Teknoloji Blogları, Teknoloji Editörü, Türk Blogküresi, Yeni Şafak Gazetesi ile etiketlemiş
Uzun zamandır ara verdiğimiz röportajlarımıza Yeni Şafak Gazetesi teknoloji editörü Melih Bayram Dede ile devam ediyoruz. Sorularımıza az ama öz cevaplar veren Dede ile gerçekleştirdiğimiz röportajın satır aralarında geleneksel medyanın bloglara bakış açısından blogların geleceğine kadar birçok detay gizli.
Bir gazeteci olarak blogları diğer meslektaşlarınızdan daha iyi tanıyorsunuz. Peki bilgisayar ve internet teknolojileriyle arası bozuk olan meslektaşlarınızın ‘blog’lara bakış açısını gözlemleme şansınız oldu mu?
‘Blog’ların geleneksel yapıdaki (kâğıda iman eden) gazeteciler tarafından ciddiye alındığını söyleyemem. ‘Blog’ların geçici bir heves olduğu yönünde bir yaklaşım var. Onlar için internet, arama motorlarından bilgi arayabilecekleri bir mecra. Bu aramalarda talihine bir ‘blog’ çıkarsa ne âlâ. FeedReader’la ‘blog’ları izleyen gazeteci bulmak (en azından benim çevremde) çok zor.
Bu noktada gazete yönetiminin çalışanını eğitmediği için suçu yok mu sizce? Sonuçta RSS ile bilgi akışını farklı kaynaklardan takip etmek bir gazeteciye hız ve farklı bakış açıları kazandırabilir.
Bu ‘her şeyi devletten beklemek’ gibi bir şey olur her halde. En doğrusu, gazetecilerin kendilerini geliştirmelerini beklemek olmalı. Bu da biraz teknolojiyle haşır neşir olmakla sağlanabilecek bir şey. Siz bloglara odaklandığınız için, geneli kaçırıyor gibisiniz. Aslında ‘blog’ odaklı bir eğitim yerine ‘teknolojinin mesleki amaçlarla verimli kullanımı’ gibi bir kurum içi eğitim daha yerinde olur. Çünkü hâlâ teknolojiyi verimli kullanmaktan aciz bir çok gazeteci var!
Bir teknoloji editörü olarak Türk blogküresindeki teknoloji bloglarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Örneğin teknoloji haberleri veren siteler kadar yetkinler mi?
Birçok olayı ‘blog’lardan öğrendiğimi itiraf etmeliyim. ‘Blog’lar daha dinamik. Haber yayma, tepki verme hızları çok iyi. Ancak hız, bazen kazaları da beraberinde getirebilir. Yanlış bilgileri doğru sanıp yaymak iyi sonuçlar doğurmayabilir. Bu nedenle, sadece aktarıcı olmak yerine, araştırıp yazmayı daha olumlu buluyorum.
.
Teknoloji ‘blog’larının haberi verme hızı Türk blogküresi için geçerli mi?
.
Hız konusunda, Türkçe ‘blog’lar da oldukça hızlı. Zaten daha çok Türkçe ‘blog’ları izlemeyi yeğliyorum. Neye nasıl tepki verildiği, nasıl yorumlandığı, olayın kendisini doğru değerlendirmek için çok önemli. Habere yapılan bir yorum, orada geçen küçük bir ipucu, olayı algılama ve analiz etme biçiminizi değiştirebilir.
Bilişim Muhabirleri Derneği’ne kayıtlı muhabirlere baktığımızda bu muhabirler arasında blog sahipliği oranının düşük olduğunu görüyoruz. Bu bir tezat değil mi?
Bilişim Muhabirleri Derneği özelinde cevap vermem doğru olmaz. İnsanların ‘blog’ açıp açmamasını, nasıl değerlendirmeli bilmiyorum. ‘Blog’ açana kafadan artı bir verebilirsiniz ama, açmayanın da bu kendi tercihi.
İnternet gazeteleri de okurlarına ‘blog’ servisi sunmaya başladı. Gazetelerin ‘blog’ servisi açmasını ‘blog’ pastasından pay kapmak için mi, yoksa gerçekten samimi bir girişim olarak mı değerlendiriyorsunuz?
‘Blog’ servisi açan gazetenin bunu hayrına yaptığını, bir düşünce paylaşımı, beyin fırtınası olmasını arzu ettiği için bu hizmeti sunduğunu düşünmüyorum. Onlar için ‘blog’, güzel kadınların arzı endam ettiği foto galerilere ‘ileri ileri’ diye tıklayarak kendilerine daha fazla sayfa gösterimi kazandıran kitleye yeni kitleler eklemek için kullandıkları, site hareketliliğini artıran bir unsur bence.
Bloglar halen (gazete/dergi/kitap vs) yazarlar tarafından keşfedilmiş değil, bunda teknoloji ve internet kullanımının düşüklüğü dışında başka bir faktör olduğunu düşünüyor musunuz? Okuyucuların aktifliği onları frenleyen etken olabilir mi?
Kimse iktidarını paylaşmak istemez. Gazete yazarları (burada daha çok gündemle ilgili yazanları kastediyorum) tek taraflı (etkileşimsiz) bir yayın tarzını sürdürüyor. İstediğini yazıyorsun ve birine haksızlık etsen bile mahkeme seni haksız bulmadıkça düzeltme yayınlamamak gibi bir ‘güc’ün var. (Bunu olumlu bir davranış olarak söylemiyorum) Hâl böyle olunca, bu kişi dokunulmaz oluyor. ‘Blog’lar onun alanına girer, onun iktidarına ortak olur mu? Şimdilik hayır! ‘Blog’ların kendine has bir evreni var. Türkiye’nin ‘amiral gemisi’nde yazan adama göre, ‘blog’lar ne yazsa boş. Belki de ‘çocuklar eğleniyor’ diye düşünüyor olabilir, kim bilir?
İnternet kullanımının düşük oluşunu ‘blog’ların fazla yayılmamış olmasında bir ilgisi yok. En azından Türkiye’deki 16 milyon internet kullanıcısının hepsinin gündemine girebilmiş değil ‘blog’lar. Gazetelerde bazen haftasonu eklerinde magazin unsuru olarak kullanılan ‘blog’çularla yapılmış röportajlar görüyoruz ama, hepsi bu kadar.
.
Okuyucuyla yüzleşmekten mi korkuyorlar?
.
Sitelerinde yorum yazma imkânı sunan gazetelerin, yazarlarının yazılarına yorum yazılmasına izin vermediğini görüyoruz. Bu belki size bir ipucu verebilir. Birçok köşe yazarı da, köşelerinde e-posta adreslerini çıkardı. Bunu iki şekilde yorumlamak mümkün.
Birincisi, köşe yazılarının altına yorum ekletmek yazarın dokunulmaz saydığı alanına müdahale gibi algılanıyor olabilir. ‘Bu kadar mücadele verdim köşe yazarı oldum, kendime lâf söyletmem’ diyor olabilirler mi?
İkincisi, internet kullanıcılarının hepsi sizin gibi ‘okumuş çocuk’ değil. Gelen yorumları görseniz, mideniz bulanır. Küfürlerden psikolojiniz bozulur. Bu nedenle ‘etkileşim’ konusunda tutucu olunduğu da düşünülebilir. Köşe yazarlarının e-posta adreslerini siteden çıkarması da bundan.
Peki ne olacak? Ben, herkesin yazdığı satırdan, söylediği sözden doğacak sonuçlara katlanmasından yanayım!
.
Peki bloglar gelecekte medyanın ulaştığı güce ulaşıp gündem yaratabilirler mi?
.
Gündem yaratabilirler, evet. ‘Blog’lar yoluyla çok önemli bir bilgi yayılabilir ve sözkonusu ‘blog’ bomba bir haberin kaynağı olabilir. Ancak birçok kişi gibi ‘bloglar medyanın yerini alacak, gazeteleri silip süpürecek’ gibi savlara inanmıyorum. Böylesine iddialı bir düşünceye kapılırken, gazeteleri kurumsal manada tanımakta yarar var. Bugün ‘internet haber siteleri gazeteleri bitirecek’e çıkan birçok söylev dinliyor, okuyoruz. Oysa internet haber sitelerine alıcı gözüyle baktığımızda, içeriklerinin çoğunun gazetelerden aşırma olduğunu, geri kalanının ise ‘işlenmemiş ajans metinleri’ olduğunu görürüz. Örneğin, gazeteciliğin en önemli unsurlarından biri röportajdır. Gazetelerin yerine talip olanların bundan haberi yok. Şu an siz bile bu röportajla ‘internet gazetesi’ geçinenleri ‘gazetecilik anlamında’ ezmiş bulunuyorsunuz. Bugün kendi muhabirleriyle olayları yerinde izleyen, gerçek manada gazetecilik yapan, basın toplantılarına muhabir gönderen, araştıran, röportaj yapan internet haber sitesi hemen hemen yok gibi. Haber Türk, ‘internetin Hürriyet’iyiz’ diye geçiniyor ama, şu an internette gazete gibi çalışan, istihbarat, ekonomi, politika, dış haberler servislerini kuran ve bu servislerde ‘gazeteci’ istihdam eden ilk site GazetePort’tur. Bu deneyimi o anlamda önemsiyor ve takip ediyorum. Bir ara, NTVMSNBC, ‘gazetecilik’ yapıyor, muhabirleriyle olayları izliyordu. Ancak şu an bu NTVMSNBC, o NTVMSNBC değil!
Biz Facebook’taki grubumuza üye olduğunuz ve blog kazanına bıraktığınız yorumlardan dolayı bizi takip ettiğinizi biliyoruz. Peki takip ettiğiniz diğer Türkçe bloglar neler?
FeedReader’la çok sayıda ‘blog’u takip ediyorum. İsim vermek gerekirse (hepsi blog kategorisine girmese de) Buram Buram Silikon Vadisi, Anafikir, Bildirgeç, Burak Dayıoğlu, Pardus projesi lideri Erkan Tekman’ın ‘et’s R’n'R gumbo’su, Fazla Mesai, Mehmet Nuri Çankaya, Mürekkep, Nahnu, Pardus Dünyası, Linux Gezegeni, Pinguar, Çağlayan Arkan bloglarını sayabilirim. Diğer yandan, Oyyla, Tusul, Yumile, Bağcık, Linkibol, Reddit gibi sosyal imleme siteleriyle ulaştığım kaynaklar daha geniş bir yelpaze oluşturuyor. Son olarak eklemeliyim ki, takip ettiklerim burada saydıklarımla sınırlı değil!
8 konuşkan
Ahmet
30 October 2007 at 4:50 am
1Mükemmel bir röportaj olmuş,
Bilim ve Teknoloji Seven bir kişi olarak Melih abiyi Yeni Safak Gazetesinde bende günlük takip ediyorum.
Bu kadar hızlı, güncel Teknoloji ve Bilişim Haberleri inanin başka internet gazetelerinde bulamiyorsunuz. Kendisinin bu konu üzerindeki çalısmalarını kutluyorum, daim olmasini temmeni ediyorum.
Bizlere Melih Bayram abimizi yakından tanımamıza vesile olduğunuz için sizlerede çok teşekkür ederim
Yeni çalışmalarinizi sabırsızlıkla bekliyorum….
Kolay Gelsin
Emre
30 October 2007 at 7:04 am
2Güzel bir röportaj olmuş. Özellikle internet gazetelerin blog hizmeti hakkındaki yorumlarını sevdim
kubio
30 October 2007 at 6:20 pm
3burası harika gerçekten okumaktan zevk alıyorum.Görünüm her şeyiyle dört dörtlük.
hakan
31 October 2007 at 1:17 am
4Çok teşekkürler röportaj için. Çok kaliteli ve nitelikli bir röportajdı.
oky
31 October 2007 at 9:52 am
5çok yerinde tespitler. daha önce bloglarla ilgili böylesine yerinde analizlere denk gelmemiştim. tebrikler.
Ramazan SEYDAOĞLU
31 October 2007 at 9:57 pm
6Son dönemlerde blogların sayıca artması beraberinde bu blogları denetleme, kişisel haklara saldırı ve yasal bazı yasaklara ters düşen blogların oluşmasına engel olma gibi bir durum da getirdi..
Sahip olduğum http://www.ramazanbey.wordpress.com adresindeki blogum, wordpress’de yayınlanan başka bir blogdaki yasal olmayan ifadeler veya resimler (tam ne olduğunu anlayamadık gerçi ) “T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.” ibaresi ile kapatılması, uzun süredir günlük tuttuğum ve yazılarımı yayınladığım blogumu da etkilemesi bence adilane değil…
Bloglar hakkında bir yasak getirilecekse, suç teşkil eden adres için getirilmesi bence daha uygun olur… Wordpress’teki tüm blogları etkilemesi bence yanlış.. Bunun düzeltilmesi için neler yaplması gerekir, nu da bilmiyorum doğrusu…
potkal.org » » blog dünyası
12 November 2007 at 6:41 pm
7[...] Kayıhan Turgutoğlu‘nun yaptığı ve bloglar dünyasını oldukça ilgilendiren şahane bir röportaj. 05 Kasım 2007 ⇔ ateh etiketler: blog blog dünyası editör gazateci internet teknoloji [...]
ferahi
15 August 2009 at 1:48 pm
8Gerçekten güzel ve faydalı bir röportaj olmuş.Blog dünyasında didinenler olarak hepimize Allah kolaylık versin
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin
Kazan Seni Çağırıyo!
Kayıt olun
Blog gerçekleri
Hintli blogcuların %90'ının blog yazmak ve okumak için haftada en az 5 saatlerini bu işe ayırdığını biliyor muydunuz?Departmanlar
En çok ne yazmışız
Alexa Arama Motoru Optimizasyonu Arda Kutsal Blog Blogcular İçin Araçlar Blogdan Para Kazanmak Blogger Blog Kazanı Blogküre Blograzzi Blog Sahibi Olmak Blog Yazmak Dergi Yayıncılığı E-Kitap Google Google AdSense Hasan Karaboğa Nokta İnternet Teknolojileri Osman Börütecene Pazarlama Blogları Pilli Network Popüler Kültür Röportaj Sansür SEO Serdar Kaya Sinema Blogları Sosyal Medya Spam Bloglar Technorati Teknoloji Blogları Türk Blogküresi Türk Blog Yazarları Türkçe Blog Yazmak Video İzle Webrazzi Wolkanca Wordpress Wordpress Eklentileri Wordpress Haberleri Wordpress Temaları Yarışma Ödüllü Yarışma İnternet Gazeteciliği İnternetten Para KazanmakKulp (Rasgele 50 :)
Blog Kazanı RSS Aboneliği
en son ne konuştuk
en son kimler konuştu
en çok ne konuşuldu
Üyelik Sözleşmesi ve Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim | Blog Kazanı © 2007 - 2009
A design creation of Design Disease Wordpress