15 May
abacus yazmış ve blog, blog kazanı, blogcu, Internet, komünite, Okan Vardarova, röportaj ile etiketlemiş
.
Bloglar için bir tartışma-yardımlaşma platformu olan Komünite neden kapandı? Sonrasında keşke kapatmasaydım diye hayıflandığın oldu mu?
.
Komünite tamamen benim tembelliÄŸimden kapandı. Blogger.com ile içli dışlı olduÄŸum ve az buçuk da iÅŸin tekniÄŸinden anladığım için benden yardım isteyenlere ayrı ayrı yardım etmek yerine bir kere anlatıp bundan herkesin faydalanmasını saÄŸlamak için kurduÄŸum, forum yapısını kullanmasına raÄŸmen kiÅŸisel bir siteydi. Etkili olduÄŸunu düşünüyorum. Pek çok yeni baÅŸlayan için kılavuz görevi gördüğünü de biliyorum ama üye sayısı 1000′e yaklaşıp da iÅŸ benim boyumu aÅŸmaya baÅŸlayınca yetiÅŸemedim. Tembellik dedim çünkü kendime yol arkadaÅŸları bulup yükümü hafifletebilirdim. Åžimdi keÅŸke bunu yapsaydım diyorum, evet. Eski Komünite veritabanını ben saklıyorum, kolları sıvayabilirim tekrar :)
.
Komünite gibi bir platform hala gerekiyor mu?
.
Kesinlikle! Baktığında bu açığı kapatan Türkçe bir site hala yok. Çünkü hem internet hem de insanlar sürekli yenileniyor. “Tamam artık bu konuda herkes bilgili, kimsenin kimseye yardım etmesine gerek kalmadı” asla denilmez, denilmeyecek. Bloglar hakkındaki son söz’ün sırası hiçbir zaman gelmeyecek. ÖrneÄŸin, dünyada cep telefonu olmayan insan kalmadığı halde Nokia nasıl hala para kazanabiliyor? Tabii eski Komünite ÅŸu günün ihtiyaçlarını belki karşılamaz ama Komünite kapanmasaydı o da kendini yenileyecekti. İhtiyaçlar doÄŸa doÄŸa bitmiyor, bunların karşılanması gerekir.
Komünite zamanında Blogcu.com servisini kullanan Komünite üyeleri ile sık sık tartışmalar yaÅŸanıyordu, o zamanlarda diÄŸer servisleri kullanan Komünite üyelerinin de Blogcu’daki blog yazarlarını pek sevmediÄŸini biliyoruz. Sen bu kavganın neresindesin? Blogcu’dan takip ettiÄŸin blog yazarları var mı?
Eminim Blogger’ın ilk zamanları Blogcu’nun da gerisindeydi. Zaten insanlar olarak internete chat yaparak baÅŸlamadık mı? Bir yapı inÅŸa edildiÄŸi zaman temelin zemine iyice oturması beklenir. Blogcu bana kalırsa o tartışmalar esnasında bu sancılı süreçten geçiyordu. Açıkçası ben bu kavganın Blogger tarafında yer aldım. Sonuçta blog dediÄŸimiz tabiri caizse bir gavur icadı :) ve Türkiye’ye ithali esas olarak Blogcu ile oldu. Yani Komünite zamanlarındaki Blogcu internete chat yaparak baÅŸlayan bir liseli görünümündeydi. Blogger kullanıcıları olarak bizler bu aÅŸamayı atlatmıştık.
Åžimdiki Blogcu ile o Blogcu arasında büyük farklar var. Benim takip ettiÄŸim Blogcu yazarı yok ama bu asla Blogcu’da takip edilecek kalitede blog olmadığı anlamına gelmez.
Blog yazarlarının bloglarında kendi fotoÄŸraflarını yayınlamasını “underground”luÄŸa vurulmuÅŸ bir darbe olarak düşünenler var. Sen hem kendi fotoÄŸraf ve videolarını yayınlıyorsun hem de arkadaÅŸlarının. Ayrıca blog yazarları biraz da esrarlı olmalı deÄŸil midir?
Ben çok beÄŸendiÄŸim bir blogun sahibini görebilmek için ÅŸahsen taklalar atıyorum :) KiÅŸisel bir tercih. Radyocuları da hep merak ederim. Åžimdi Ceyhun Yılmaz örneÄŸinden yola çıkarak “radyolcular televizyona taşınmasın lütfen” dersek Beyazıt Öztürk’e veya Okan Bayülgen’e haksızlık etmiÅŸ olmaz mıyız? Şöyle bir iddiam var; bloglarımı uzun süredir takip edenler beni gerçekteki arkadaÅŸlarımdan daha iyi tanıyorlar. Yeri geliyor sırrını açıklıyorsun, iç dünyanı döküyorsun. Buna karşılık bir fotoÄŸrafını esirgiyorsun. ÇeliÅŸkili.. Maksat esrarlı olmaksa bunu kendini göstererek de yaparsın zaten. Düzenli olarak günlük blogu tutan biri eÄŸer fotoÄŸrafını saklıyorsa ben bunu burnunun yamuk olmasına baÄŸlarım arkadaÅŸ :)
Youtube’dan kopyala-yapıştır deÄŸil de, kendi ürettikleri videolar ile blog yapanlara Türkiye’de sık rastlamıyoruz. BeÅŸ-on çok okunan blog yazarı video blog yapmaya baÅŸlarsa, en azından kategori olarak video blog’a yer verirse, diÄŸerleri de akın akın gelir mi?
Anadilimiz Türkçe olduÄŸu için internet akımlarını da hep bir adım geriden takip etmek durumunda kalıyoruz ama mutlaka ediyoruz! Türk bloglarının geleceÄŸini görmek isteyenler yabancı bloglara bakabilir. Zaman makinası gibi.. Bunda her ÅŸeye temkinli yaklaÅŸmamızın ve güven eksikliÄŸimizin de payı var. Ben deneyimli bir internet kullanıcısı olduÄŸumu düşünüyorum ama yakın zamana kadar çektiÄŸim bir videoyu Youtube’a yüklemeye cesaret edemiyordum. Örnekler insanı rahatlatıyor ve güven saÄŸlıyor. Topluluk psikolojisi belki.. Video bloglarsa kaçınılmaz. Benim de aklımda bazı fikirler var bu doÄŸrultuda.
Kendi gazetelerimizi oluşturduk, radyolarımızı kurduk sıra televizyonlarımız da. Herkesin cebinde video çeken bir cep telefonu var, Youtube ücretsiz, ekmek elden su gölden, daha ne olsun!
Üçüncü ve son bölümü yarın yayınlanacak röportajın ilk bölümünü Komünite geri mi dönüyor: Tekmetokatın yazarı Oky ile sille tokat muhabbet (1) başlığı ile okuyabilirsiniz. .
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz bu yazıya sitenizden link vererek hem bu yazıyı hem de okurlarınızı ödüllendirebilirsiniz.
Bunun için aşağıdaki kutucukta yer alan kodu kopyalayıp kendi sayfanıza yerleştirin (kopyalamak için Ctrl+C)
Bu yazıya link verdiğinizde linkiniz şöyle görünecek: Komünite geri mi dönüyor: Tekmetokatın yazarı Oky ile sille tokat muhabbet (2)
1 konuÅŸkan
yasin
15 May 2007 at 12:13
1Evet, itiraf ediyorum: burnum yamuk! :D
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin