Marie France Gilles, altı yıldır Türkiye’de yaşayan bir Fransız. Gilles’in Türkiye'yi anlattığı bir de blogu var.
Gelirleriyle yüzlerce internet kullanıcısına para kazandıran Pilli Network'ün sahibi Hasan Yalçınkaya sorularımızı yanıtladı
Medya ahlakını tartıştığımız şu günlerde blogcuların uyması gereken temel kuralları biliyor musunuz?
Binlerce blogcunun para kazandığı Google Adsense reklam programına katıldığınızda dikkat etmeniz gerekenler
14 May
abacus yazmış ve , Okan Vardarova, Röportaj, Tekmetokat ile etiketlemiş
Karablok, Tekmetokat. Bilemediyseniz iPhone, Komünite. Okan Vardarova’dan bahsediyorum. Blogküre’yi takip ediyorsanız mutlaka bir şekilde kulağınıza çalınmıştır ismi. Yıllardan beri yazıyor, blog hazırlıyor, tasarım yapıyor. Şimdi eskisi gibi yazmasa da bloglarla olan bağını kopartmıyor; Tekmetokat eğlenceli bir şekilde devam ediyor. Uzun süredir blogla, bloglamayla haşır neşir olan Okan’a ne olacak bu blogların hali diye sorduk. Karşılığında çok güzel cevaplar aldık.
.
Önce light bir tasarım ardından gelen light yazılar. Neler oluyor?
.
Estetik kaygısı artık bende bir saplantı haline gelmişti. Bugüne kadar tuttuğum her blogta, başta tipografi olmak üzere pek çok görsel konuda kendimi sınırlandırdım. Bu da içeriğin doğal akışını sekteye uğratıyor, tasarıma göre şekillenmesine sebep oluyordu. Mesela bahsetmek istediğim kısa bir şeyi, blogum uzun yazılardan oluşuyor diye, bir başka uzun yazının içine bir şekilde sıkıştırırım düşüncesiyle içime atıyordum ya da sırf onu diyebilmek için, zengin göstersin diye alakasız bir resim iliştiriyordum. Böyle böyle şeyler… Bu beni çok sıkıntıya sokmaya başlamıştı, özgür olamıyordum. Hem bu saplantımı yenmek hem de içten içe özendiğim günlük bloglarının tadına bakmak için bu yolu denedim. Hoş, bu defa da konseptsizliği konsept belledim
.
Hangisi daha çok ilgi görüyor?
.
Önce istatistiksel konuşalım. Light ile birlikte bloguma uğrayan her 3 ziyaretçiden 2’si artık uğramıyor. Tabii bunda eski içeriğin yok olmasıyla Google potansiyelinin kaybolmasının da payı var ancak beni okumayı bırakanların çok olduğunu biliyorum. Ne var ki, bunun yokluğunu hiç hissetmiyorum. Çünkü eski ziyaretçi, bir dergi okur gibi blogu okuyup gidiyordu. Şimdiyse karşılıklı bir etkileşim var. Bu yorumlara da yansıdı. Hangisinin doğru olduğunu söylemek zor, buna bu röportajı okuyanlar karar versin ancak şunu söylemeliyim ki 6 senedir ilk defa blog tuttuğumu fark ettim. Egom biraz olsun tatmin oldu!
.
Peki bir süre sonra hep aynı insanların yazılarına yorum bırakmasından sıkılmayacak mısın?
.
Ben yorumları çok sevdiğim için, hep aynı kişiler yorum yapsa da bundan sıkılacağımı pek sanmıyorum. Uykucu bir kişi olarak her gece uyumaktan sıkılmadığım gibi. Yorumlar insana internette yer kapladığını ve hatta var olduğunu hissettiriyor. Blogcu ile normal bir internet kullanıcısının farkını sorsanız mesela, blogcunun e-posta kutusundan evvel bloguna gelen yorumları kontrol ettiğini söylerdim. Bunun yanı sıra kadrolu yorumculara sürekli yenilerinin eklenmesi zaten kaçınılmaz. Tabi onun heyecanı da ayrı…
.
Blogunu bir dergi edasıyla okuyup gidenlere haksızlık ettiğini düşünmüyor musun?
.
Eğer dünyada tek özenli blog tutan ben olsaydım, belki.. O kadar güzel bloglar var ki, eminim eksikliğim hissedilmiyordur. Gerçi bu konuda çok geri bildirimler aldım. MSN’den olsun, mail yoluyla olsun, bu Light’ın ne zaman sona ereceğini soruyorlar. “Hadi saçmalama da dön artık” diyenler oldu. Light modunun geçici olduğunu düşünüyolar. Çok da haksız sayılmazlar, bir gün bundan da sıkılacağım. Bloglama işini en nihayetinde zevk için yapıyoruz. Yeniliklere açık olmak lazım. Daha doğrusu bloglar henüz bir gazetenin köşe yazısı ciddiyetinde değil. Blogger olarak aklımıza estiğini yapmak gibi bir özgürlüğümüz var. Mesleğim blogculuk olsaydı, daha farklı düşünebilirdim. Dediğim gibi; Light mod da geçici, bir nefes alma dinlenme evresi pozisyonunda, eski okurların anlayışla karşılayacaklarını umuyorum.
Tekmetokat’ın konseptini değiştirmek yerine başka bir domain altında şuanki konseptle devam edebilirdin. Bu aynı zamanda yazmayı bıraktığın anlamına mı geliyor?
Güzel bir soru. Çok uzun zamandan beri aralıksız yazıyorum. Hikayelerden tut alternatif günlüklere, mizahtan tut şiirlere kadar her konuda yazdım ve bu yazdıklarımı başkalarına ulaştırmak için tek aracım blog oldu. Bu açıdan internete ve getirdiklerine minnetarım. Ancak bir yerden sonra insan yerinde saydığını fark ediyor. Yazmak bir zorunluluk haline geliyor. Bugün ne yediğimi her akşam yazabilirim ama hergün hayatı sorgulayamam veya iyi bir konuya değinemem. Şarjım bitti diyelim. Kendimi nadasa bıraktım. Blog mantığı ise buna pek müsade etmeyen bir yapıda. İstikrar gerekiyor. Beni okuyan kimse babamın oğlu değil, yarın öbürgün unutup gitmeyeceği ne malum. Kopmak istemedim. Adres değişikliği, farklı bloglar gibi okurun aklını karıştıran şeylerden uzak durmaya çalıştım. Light dedim, bitti gitti
.
Son zamanlarda Mustafa Sandal şarkılarına atıfta bulunan klipler görüyoruz. Oky sektör mü değiştiriyor?
.
Çok iddialı bir müzik dinleyicisiyim. Bu konuda birikimli olduğumu düşünüyorum ve kısa bir süre önce artık sadece dinlemekle yetinemeyeceğime karar verdim. Zaten ezelden beri, gün geldiğinde her şeyi bir kenara bırakıp hayatımı tamamen müzik üzerine inşa etmek gibi hayallerim vardı. Bu hayallere ulaşmak için çalışmalara başladım
Mustafa Sandal klipleri elbette işin şakası ama müziğe yoğunlaşıyor olduğumun da açık bir göstergesi. Tabii bu çok uzun bir süreç, kısa vadede bloga yansıyacağını sanmıyorum. Aslında bu konudaki gelişimimi gözlemleyebileceğim ayrı bir müzik blogu açmayı da planlamıştım. Plan çok da zaman yok! Yalnız yakında Tekmetokat’ta da müzikal anlamda bazı sürprizlerim olacağını söyleyeyim…
Röportajın ikinci bölümünü yarın blog kazanında okuyabilirsiniz.
Blog Kazanında yayınlanan tüm yazıları ücretsiz ve hızlı bir şekilde takip etmek için RSS beslememize abone olun.
13 konuşkan
azer
14 May 2007 at 2:28 pm
1baslikla ilgili bolumu sanirim yarin yayinlayacaksiniz.
oky
14 May 2007 at 6:08 pm
2bu güzel söyleşi için başta abacus olmak üzere tüm blog kazanı ekibine bir ingiliz edasıyla bir kez daha teşekkür ediyorum. bu ingilizler dünyaya teşekkür etmek için doğmuş.
aylak adam
14 May 2007 at 6:12 pm
3ben de artık oky’e uğramayanlardanım. Eski yazılarının tadına doyum olmuyordu. Yeni yazılarını artık arada sırada okuyorum. İnsan artık neyini okuyacağını iyi seçiyor ve bu noktada ben böyle yazılara zaman ayırmak istemiyorum. İnsanın günlük hayatını anlatırken bile edebi bir dili olabilir ki b dil oky’de olmasına rağmen kullanmıyor. Bu durumun değişeceğini okumak sevindirdi beni.
okysever
15 May 2007 at 1:08 am
4light olunca girmeyenler sepetine benden bir oy daha.
benden başka güzel blog tutan olmasaydı bıdı bıdı demişsin. e benim sevdiğim yoktu !
sen gittin gideli, herşeyde biraz sen varsın oky.
viskili tiramisu tadındaki canım blogu, külahta dondurmaya çevirdin. tamam olabilir. ama artık akmadan yalayıver diyorum.
tacizlerimiz devam edecek.
Komünite geri mi dönüyor: Tekmetokatın yazarı Oky ile sille tokat muhabbet (2) | BLOG KAZANI
15 May 2007 at 1:13 am
5[...] ve son bölümü yarın yayınlanacak röportajın ilk bölümünü Komünite geri mi dönüyor: Tekmetokatın yazarı Oky ile sille tokat muhabbet (1) başlığı ile okuyabilirsiniz. [...]
Komünite geri mi dönüyor: Tekmetokatın yazarı Oky ile sille tokat muhabbet (3) | BLOG KAZANI
16 May 2007 at 1:10 am
6[...] Tekmetokatın yazarı Oky ile sille tokat muhabbet başlıklı röportajın ilk bölümüne buradan ikinci bölümüne ise buradan [...]
potkal.org » » tekme tokat
16 May 2007 at 1:42 am
7[...] yazarı oky ile sille tokat muhabbet: 1. 2. 3. blog kazanı sayfalarında. 16 Mayıs 2007 ⇔ 525 etiketler: blog blog dünyası blog [...]
İnternetizm | İnternet Magazini » Blog Archive » Kısa Kısa…
16 May 2007 at 11:58 am
8[...] Tekme Tokat‘tan bildiğimiz Oky ile 3 bölümlük harika bir röportajlar yapmışlar. 1 – 2 – [...]
Haftanın çetelesi | BLOG KAZANI
21 May 2007 at 12:20 am
9[...] bıraktığımız haftaya Okan Vardarova ile gerçekleştirdiğimiz röportajla başladık. Daha sonra e-anlat’ın da gelir paylaşımına başladığını ve Turkcell’in yeni [...]
emrex
29 May 2007 at 9:40 am
10gercekten güclü bir kalemi vardır..
Türk Blog Dünyasının Yan Sanayisi | Selçuk Hoca
10 June 2007 at 2:42 pm
11[...] Komünite’nin misyonunu tamamladığını ileri sürerek siteyi kapattı. Geçtiğimiz günlerde Blog Kazanı’ndaki röportajda yeniden açılabileceğine dair birkaç ipucu verdi. Şöyle bir mazi koridorunda yolculuğa [...]
KnbykL » Blog’un Geçmişi
28 September 2007 at 11:43 pm
12[...] Komünite’nin misyonunu tamamladığını ileri sürerek siteyi kapattı. Geçtiğimiz günlerde Blog Kazanı’ndaki röportajda yeniden açılabileceğine dair birkaç ipucu verdi. Şöyle bir mazi koridorunda yolculuğa [...]
Punkreas | Blog Kazanı
04 May 2008 at 10:34 pm
13[...] Tekmetokat yazarı Okan Vardarova‘dan müziğe duyarlı blog: Punkreas. Blogger üzerine master derecesi bulunan Okan, yine Blogger alt yapısını kullanarak güzelde bir tasarım çıkarmış. [...]
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin
Kazan Seni Çağırıyo!
Kayıt olun
Blog gerçekleri
Hindistan blogküresini oluşturan blogcuların %32'sinin 25 yaşın altında olduğunu biliyor musunuz?Departmanlar
En çok ne yazmışız
Alexa Arama Motoru Optimizasyonu Arda Kutsal Blog Blogcular İçin Araçlar Blogdan Para Kazanmak Blogger Blog Kazanı Blogküre Blograzzi Blog Sahibi Olmak Blog Yazmak Dergi Yayıncılığı E-Kitap Google Google AdSense Hasan Karaboğa Nokta İnternet Teknolojileri Osman Börütecene Pazarlama Blogları Pilli Network Popüler Kültür Röportaj Sansür SEO Serdar Kaya Sinema Blogları Sosyal Medya Spam Bloglar Technorati Teknoloji Blogları Türk Blogküresi Türk Blog Yazarları Türkçe Blog Yazmak Video İzle Webrazzi Wolkanca Wordpress Wordpress Eklentileri Wordpress Haberleri Wordpress Temaları Yarışma Ödüllü Yarışma İnternet Gazeteciliği İnternetten Para KazanmakKulp (Rasgele 50 :)
Blog Kazanı RSS Aboneliği
en son ne konuştuk
en son kimler konuştu
en çok ne konuşuldu
Üyelik Sözleşmesi ve Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim | Blog Kazanı © 2007 - 2009
A design creation of Design Disease Wordpress