26 Apr
abacus yazmış ve blog, blogcu, blogküre, bloglama, chat kapı, chatkapi, hafif, hafif uyku, hasan yalçınkaya, pilli, pilli network, röportaj, wordpress, wp, yazar ile etiketlemiş
Google’ın henüz icad edilmediÄŸi, içeriÄŸin hele hele Türkçe içeriÄŸin samanlıkta iÄŸne aramaya benzediÄŸi yıllardı. O zaman için internet sitelerinde “ArkadaÅŸlar, Destekleyenler” gibi ifadeler altında yer alan baÄŸlantılar gerçekten de yeni bir siteyi keÅŸfetmenin hemen hemen tek yoluydu. İşte bu ifadeler altında chatkapi.com baÄŸlantısına tıklayarak sürekli takipçisi olduÄŸum chat kapı, farklı bir içeriÄŸe sahip; içerikteki farklılığını tasarımına da yansıtan bir siteydi. Chat kapi daha sonra hafif.org‘un doÄŸuÅŸuna zemin hazırladı. Chatkapi’dan doÄŸan hafif.org ÅŸimdilerde pilli network’ün başı çeken sitelerinden birisi.
Chat kapı, hafif.org ve pilli network’ün arkasındaki isimse aynı zamanda Türkçe içerikli ilk blog sahibi olarak bilinen Hasan Yalçınkaya nam-ı diğer hafif uyku. Ancak Hasan Yalçınkaya sadece Türkçe içerikli ilk blog sahibi değil; Türkçe içeriğin gelişmesine önemli katkıları olan, öğrenmekten ve öğrendiklerini paylaşmaktan zevk alan biri.
Dolayısıyla blog kazanında yer alan ilk röportajın Hasan Yalçınkaya ile yapılması bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı. Kaseti başa sararak başladığımız röportajda Türk blogküresinden, içerik hırsızı bloglara ve Türkçe içerikli bloglar ağı pilli network’e kadar bir çok soru sorduk.
Chatkapi fikri nasıl ortaya çıkmıştı ve neler oldu da chat kapı yerini hafif.org’a bıraktı.
.
.
Chatkapi, YeniYüzyıl gazetesinde yazdığım internet köşesinin adı idi. chatkapi.com da bu köşenin sitesi olarak başladı. Amacı hem yazılardaki linklere kolay ulaşılmasını sağlamak, hem de domain almaktan itibaren bir site nasıl yapılır anlatmak idi. O zamanlar ben de site yapmayı yeni öğreniyor ve öğrendiklerimi gazetede anlatıyordum.
Sonra YeniYüzyıl kapanınca ben de yenilmiş sayıldım, başka işlere girdim. Ama her gün yazmaya çok alışmıştım, yazdıklarımı biraz daha kısaltarak siteden yayına devam ettim.
Ağustos 1999’da blogger.com diye birşey çıktı. Her gün elle yaptığım işi çok kolaylaştırıyordu, hemen kucakladım. Bu sayede başka insanlara da sitede yazma hakkı verebildim, yaklaşık 30 kişilik bir grup olduk.
Sonra neden bilmiyorum, ixir chat sitesine chatkapi adını verdi. Ardından chatkafe’ye çevirdiler, ama iş işten geçmiş idi, çünkü bir sürü insan chat yapmak üzere bizim sitemize gelmeye başlamıştı. Günde bir kaç tane “CHAT NERDE ULAN!!!� konulu mail almaktan yoruldum. (nerden bileyim trafiğin iyi birşey olduğunu) Hem de biraz php öğrendim. Phpfirstpost isimli scoop clone’u minik bir scripti değiştirerek hafif.org’a geçtik.
Hafif.org’u acarak cok sayıda internet kullanıcısına tonla yazı yazdırmayı o kadar insanı bir araya toplamayı nasıl başardınız?
.
.
Hahaha, bilmiyorum. Meraklı insanlar, paylaşmayı seviyorlar.
Bloggerların ustası olarak Türkçe içerikli bloglarla yabancı bloglar arasında içerik açısından bir fark görüyor musunuz?
.
.
Kişisel bloglarda pek bir fark göremiyorum. Yabancı tematik blogların iyilerinde bir fark var, o da bol bol para kazanmaları dolayısıyla konularına çok ciddi bir şekilde eğilebilme imkanına sahip olmaları. Mesela blogları sayesinde işlerini bırakabiliyorlar. Bu henüz bizde mümkün değil. Türkiye’de en baba blogun bile alexa’sının sürünüyor olması, blogları sadece diğer blogcuların okuduğu hissini veriyor bana.
Bu hissin Türkçe içerikli blogların özgün içerik probleminden kaynaklandığını söyleyebilir miyiz?
.
.
Özgün içerik, teması olan bütün blogların problemi. Dünya’da bir iki site muhakkak konunun başını tutmuş oluyor. O konuyu o kadar iyi takip ediyorlar ki, geriye kalan insanlara onlardan alıntı yapmaktan başka çare kalmıyor. Yani bence bu Türkiye’ye özgü bir problem değil. Temasının bir numarası olmayan bütün bloglar bu durumdan muzdarip.
Ersan Özer’in Blog Tantanası başlığıyla yayınlanan bir yazısı vardı. Bloglar medyaya alternatif olamaz çünkü medyadan besleniyorlar diyordu. Sizce de durum böyle mi?
.
.
Ya, anlamsız bir tartışma bu. Medya dediğimiz şey sonuçta insanların baktığı yer. İnsanlar bloglara bakıyorlarsa, ki dünyada bakıyorlar, blog da bir medya. Blogların farkı senin benim gibi gazetecilik, televizyonculuk okumamış insanlara ciddiye alınır bir yayın yapma imkanı sunması. Televizyon ve radyo nasıl gazeteleri bitirmediyse, bloglar da bitirmez.
Hem gazetede (bilmeyenler için hemen belirtelim: Hasan Yalçınkaya ilk olarak Yeni Yüzyıl gazetesinde başladığı chat kapı köşesine Vatan gazetesinde yine aynı adla devam ediyor ) hem webde yazılar yazan biri olarak, bu iki mecra arasında ne gibi farklar var?
.
Kitleler arasında büyük bir fark var. Gazete kitlesi için internet henüz hala gençlerin chatleştiği bir mekan. Internet kitlesi ise canavar gibi. Her şeyi biliyorlar. Yani eskisi gibi birşeyler öğretmeye kalksam, internettekiler dalga geçecek. Onların da bilmediği bir şeyler öğrenip anlatsam, bu sefer gazete kitlesi hiçbir şey anlayamayacak. Bu yüzden iki mecradaki yazılar farklı oluyor. Gazeteye yazarken annemi babamı karşıma alıp yazıyorum, internet’te yazarken bütün hafif.org ya da bildirgec.org ahalisini karşıma alıp yazıyorum.
Medyanın yanlılığı, manipülatif içerik üretimi sıkça tartışılan konular. Bloglar için de aynı şeyi söylemek mümkün mü?
.
.
Yine cevabım blogların diğer medyadan bir farkının olmaması üzerine. Şu anda herşey bağımsız görünüyor, ama işin içine büyük para ve pazarlama girdiğinde, bir çok blogcu da bir markayı ittirmeye, kamu oyu oluşturmaya ikna edilebilirler. Ki böyle şeyler şimdiden oluyor gibi geliyor bana. Misal: Techcrunch’ın sahibi Michael Arrington bu aralar her konuşmasına kıllandıracak düzeyde Adobe Apollo katıyor şu hale bak.
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz bu yazıya sitenizden link vererek hem bu yazıyı hem de okurlarınızı ödüllendirebilirsiniz.
Bunun için aşağıdaki kutucukta yer alan kodu kopyalayıp kendi sayfanıza yerleştirin (kopyalamak için Ctrl+C)
Bu yazıya link verdiğinizde linkiniz şöyle görünecek: Hasan Yalçınkaya: Bloglar medyadan farklı değil (1)
6 konuÅŸkan
potkal.org » » bloglar üzerine…
27 April 2007 at 00:57
1[…] yalçınkaya ile türk blogküresinden, içerik hırsızı bloglara ve pilli network’e kadar koyu bir sohbete dalmış. 525 etiketler: blog blog dünyası blog kazanı blogger chat kapı pillinetwork […]
Hasan Yalçınkaya: Bloglar medyadan farklı değil (2) | Blog Kazanı
27 April 2007 at 15:03
2[…] Hasan Yalçınkaya: Bloglar medyadan farklı deÄŸil (2) […]
İlk günün çetelesi | BLOG KAZANI
29 April 2007 at 00:29
3[…] de paylaÅŸalım istedik. Dünün en çok okunan yazısı Hasan Yalçınkaya ile yaptığımız röportaj oldu. İkinci sıradaysa blog kazanını anlattığımız Nedir baÅŸlıklı sayfa […]
oyun
23 August 2007 at 02:17
4guzel bir blog
melisa
14 November 2007 at 20:58
5ben bu siteyi çok beğen dim çetleşme olsa iyi olur ben bütün bloglara baktım tek bu blogu sevdim çetleşme olsa daha çok sevicem
berkay
07 December 2007 at 14:01
6bence çok güzel olmuş her konuya değinilmiş.
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin
Kazan Seni Çağırıyo!
Kayıt olun
Blog gerçekleri
Wordpress'in bir çok blogcunun tercihi olmasının altında yatan nedenlerden birinin Movable Type adlı blog yazılımının 2004 yılında ücretli olması olduğunu biliyor muydunuz?Departmanlar
Kulp (Rasgele 50 :)
Blog Kazanı RSS Aboneliği
en son ne konuÅŸtuk
en son kimler konuÅŸtu
en çok ne konuşuldu
Üyelik SözleÅŸmesi ve Kullanım Åžartları | Gizlilik Politikası | Lisans Bilgileri blogkazani.com © 2007
A design creation of Design Disease Wordpress