Blog yazılarınızı görsellerle zenginleştirmeye ne dersiniz? Creative Commons lisanslı ücretsiz görsellerle yazılarınızı daha etkileyici bir şekilde sunabilirsiniz
Binlerce blogcunun para kazandığı Google Adsense reklam programına katıldığınızda dikkat etmeniz gerekenler
Gelirleriyle yüzlerce internet kullanıcısına para kazandıran Pilli Network'ün sahibi Hasan Yalçınkaya sorularımızı yanıtladı
Özene bezene hazırladığınız blog yazınızı yayımlamadan önce bu listeye bir göz atın
23 May
abacus yazmış ve , Acemi Blogcu, Blogküre, Spam Bloglar, Splog ile etiketlemiş
Evet neredeyse sonuna geldik. Ancak bu işin bir de google tarafı var ki Türkiye’de en çok tercih edilen arama motorunun google olduğunu kabul edersek google’ın bu tür çalıntı içeriğe karşı nasıl davrandığı çok daha önemli bir hal alıyor.
Peki google çalıntı bir içerikle karşılaştığında neler oluyor, bu durumun farkına varabiliyor mu, yazılarınızı çalan siteyi şikayet etmeniz bir işe yarıyor mu? Geçende bir zincir e-posta görüşmesinde Acemi Blogcu başından geçenleri anlattı. Yazdıklarının sadece zincir postaya dahil olan kişiler arasında kalmasını istemediğimden Acemi Blogcu‘nun izniyle yazdıklarını buraya alıntılıyorum.
Herkese merhaba,
Ben bu tür kopyala yapıştır blogları pek takmıyordum açıkcası, geleceklerinin olmadığını düşünüyordum. Fakat geçenlerde rastladığım birisi beni hayrete düşürdü; eleman tasarımı ve içeriği (yorumlar vs de dahil) aynen kopyalamış
Hadi bu akıllı bunu yapmış, peki Google’ın tepkisi ne olmuş duruma karşı?
Tabii ki elemanın tüm içeriğini indeksleyip koymuş arayanların ulaşması için
Bundan sonra inancımı yitirdim Google’ın kopya içerik ayıklama yeteneklerine. Neyse, kısa tutayım, ne yaptım? Elemanın benim reklamlar yerine yerleştirdiği AdSense reklamlarındaki bir link aracılığı ile AdSense’e şikayet ettim (bir yerlerde bu şekilde şikayet etmenin daha etkin olduğunu okumuştum). Sonra bununla da yetinmedim, girdim Google Sitemaps hesabıma elemanı bir de orada “kopya içerik” diye gösterip spam olarak ihbar ettim, ayrıca elemanın bunu çıkar amaçlı yaptığını vurguladım ve Publisher ID’sini burada da verdim.
Sonuç; eleman 3-4 gün sonra siteyi park etti
Kullandığım yöntemlerden hangisi işe yaradı derseniz, kesinlikle hiçbirisi! Çünkü elemanın sitesi hala indeks’te; bkz.
http://www.google.com/search?source=…
Zaten büyük ihtimalle amacı da buydu. Yani, Google’a olabildiğince link gömerek sonra oluşturacağı trafiği diğer projeleri için kullanmayı amaçlıyordu ve bunu başardı. Bugün neredeyse sadece Google trafiğinin para kazandırdığı (hem AdSense gibi reklamlara tıklama oranları diğer trafik kaynaklarına oranla daha yüksek, hem de çoğu park programı, söz konusu binbir türlü hileye başvuran Türkler olduğunda, sadece arama motorlarından gelen trafiği dikkate alıyor) düşünülürse, akıllıca da bir hareket yapmış, tebrik ediyorum.
AdSense’e şikayet etmenin çalışmadığını nasıl biliyorum? Benim şikayet ettiğim dönemde kullandığı Publisher ID’si (pub-5904344363350396) ile reklamlar gösterilmeye devam ediyor (bkz. Google Cache). Eleman’ın yeni bir Publisher ID (pub-4629503510264083) kullanmaya başladığını da düşünecek olursak, AdSense’in sadece domaini yasaklamış olma ihtimalini düşük görüyorum. Belki sadece bir uyarı aldı ve kapatılır korkusu ile yeni bir hesap açarak devam etti, belki de
pis işler ile uğraştığı için zaten birkaç hesabı vardı, bilemiyorum
Önerim; boşuna uğraşmayın. Belki nofollow ile işaret edilerek rezil etme yöntemi denenebilir ama o da ne kadar etkilidir, tartışılır. Ben Google’ın (ikametgahları ABD olan insanoğullarının ifadesi ile) “Uluslar Arası” olarak tabir edilen içerik söz konusu olduğunda İngilizce’de olduğu kadar başarılı olamadığını düşünüyorum. İngilizce içerik üzerinden yaptığınız aramalar her zaman spam içerikten çok daha arındırılmış ve her zaman neredeyse kusursuz SERP’ler (arama motoru sonuç sayfası) ile geri dönerken, uluslar arası içerik çoğu kez basit oyunlar ile yanıltılmış sonuçlar ile canınızı sıkıyor. Bu sadece Google Search için geçerli bir durum değil, Google tarafından sunulan hemen her servisin İngilizce dışındaki versiyonları kullananlara aynı keyfi vermiyor. Bu yüzden Google ile arama yapacaksam her zaman lokalizasyonu İngilizce’ye ayarlanmış google.com/ig üzerinden aramalarımı gerçekleştiriyorum ve bu durum Türkçe bir içeriğe ulaşmak istediğimde de değişmiyor (com.tr ve com/ig üzerinden karşılaştırmalı arama yapmanızı şiddetle öneririm).
Bunun en büyük nedeni de bence lokal Google ofisleri (ya da lokalizasyon ile sorumlu “Uluslar Arası” personel). Örnek vermek gerekirse; Google AdSense ile işe ilk başladığım zamanlarda, güya hedeflenmiş reklamlar vaad eden programın, hiç de gösterildiği gibi başarılı olmadığını farkettim. Alakasız reklamları filitrelemekten sıkıldığım bir gün AdSense desteği ile iletişime geçtim. Uzun süren yazışma maratonlarımız sonunda derdimi Türk personele anlatamayacığımı farkettim ve doğrudan İngilizce karşılık almayı umduğum bir AdSense destek epostasına İngilizce olarak yazdım ve beni Türk yetkililere havale etmemelerini istediğimi özellikle vurguladım. Ne oldu? Tek yazışma sonu sitemin reklam önbelleğini temizlediler ve herşey yoluna girdi
Gerçi bu durum kısa sürdü ve yineledi (iş bilmez Türk AdWords kullanıcıları!), fakat yine de bir çözüme ulaşmış oldum.
Demek istediğim şu ki, bu işin en büyük suçlusu İngilizce dışındaki içeriği ciddiye almadığını düşündüğüm Google’dır. Belirttiğim yöntemler ile insanların amaçlarına ulaşabildiklerini ve kopya içerik konusunda Google’ı harekete geçirebildiklerini İngilizce bloglardan okuyoruz, hatta Matt Cutts kendi blogunda Sitemaps yönetimini öneriyor. Bizde aynı yolla sonuç ne oluyor? Hiç.
Üzücü, ama gerçek.
Sploglar bir çok blog yazarının yazma hevesini kırsa da onlara karşı alınabilecek yüzde yüz etkili bir formül malesef yok. Zaman ne getirir kestirmek güç ancak sploglara karşı en etkili yöntemin splog bildiriminde bulunduğumuz indexlerle arama motorlarının organize çalışması gibi görünüyor.
Bu yazı dizisininde bulunan diğer başlıklar:Blogküreyi “splog ?lar bastı (Bölüm 1), Blogküreyi “splog ?lar bastı (Bölüm 2)
9 konuşkan
wolkanca
23 May 2007 at 1:01 am
1Google çalışıyor
(bu istanbul belediyesi çalışıyor giib oldu)
bir eyler düşünüyordur google bu konuda.
Selçuk Hoca
23 May 2007 at 5:49 am
2Bu arada yeri gelmişken şunu da sormadan edemeyeceğim. Bu sitenin Blog Kazanı ile ilgsi var mıdır? xxxx… blogkureyi-%e2%80%9csplog%e2%80%9dlar-basti-bolum-3/ (editör: yoktur!)
canlı tv
23 May 2007 at 2:47 pm
3izlenen yol yanlış olmuş. çalıntı içerik ya da telif hakları ile google değil DMCA ilgilenir, muhattabınız odur!
mesela
24 May 2007 at 7:43 pm
4DMCA da zaten Türkçe bir blogun içeriği çalınsın da girişeyim diye beklemedeydi.
Wrzl
26 May 2007 at 5:10 pm
5Mail olsun, yazı olsun hatta fikir kopyalaması olsun bundan şu an için kaçış yok. Google bile elindeki imkanlarla bunu ayırdedebilecek bir sistem kuramıyorsa kesinlikle çaresi yok.
Ama birileri kopyalayacak diye üretmeye son vermek en büyük hata olacaktır. Ben yıllardır takip ederim % çoğunlukla copy/paste içerik üreten bir üre sonra bıkıyorlar. Bu çok ilginç bir şey ki adamlar CTRL-C ve CTRL-V yapmaktan bıkabiliyorlar. Tabii yenileri çıkıyor. Çünkü bu işi zevkle değil hırsla yapıyorlar. İçerik üretenler hırsla değil zevk alarak yapıyor işlerini. Aradaki bu farka güvenin efem.
soalone
26 May 2007 at 8:51 pm
6Peki bu sorunu telif ile çözebilirmiyiz.İnternet ve tasarım üzerine çalışan siteler genelde bir haberi alıntılayıp detayları hakkında bilgi veriyor.Fakat edebiyat ve mizah siteleri genelde daha özgün içerikler üretiyor.Bu işi amatör olarak,zevk olsun diye yapanlar için belki sorun yok (Gerçi onlarda yazılarının çalınmasından rahatsız olur) Ama profesyonle yazarlar için bu ciddi bir problem. (örneğin ben televizyon ve radyoda metin yazarlığı yapıyorum.bazı yazıları hedef kitlenin reaksiyonunu ölçmek ve ona göre medya sunumlarına taşımak için yayınlıyorum.Ve metinlerimin kaynak belirtilmeden forumlarda ve bazı bloglarda dolaşmasından rahatsızım.Ancak kimi yazıların telifi olsa da blogda açık şekilde yayınlayan benim ve bunu engellemek için yapabilecek hiç bir şeyim yok.Sadece girdi yapabildiğim bazı yerlerde daha sonradan girip kaynak belirtebiliyorum.)
Yeni internet yasasının detaylarını henüz incelemedim.Ama telif yasası internet bakımından yeterli değil.-ki telif hakları yasası internet dışında da problemli.bir kaç cümle bile değiştirerek teliften kaçılabiliyor-
Fakat hatırladığım bir dava var.Bir sitede yayınlanan Türkiye haritasının çizeri açtığı telif hakkı davasını kazanmıştı.Telifi alınan bloglarda bu tarz bir işlem yapılabilabilir mi? Ne dersiniz?
mesela
28 May 2007 at 1:09 am
7İşin enteresan tarafı şu ki, internet hukuku, diğer hukuk dallarından ayrı olsun, istediğimizi yazabilelim, istediğimizi söyleyebilelim, adımızı kimse bilmesin vs. istiyoruz ama iş yazdıklarımız birileri tarafından aparılınca cayırtıyı koparıyoruz.
Yazdığınız bir yazı, sitenizden copy pastela alındıysa, sonra da yazıda sitenizin adı bile geçmediyse ve hatta bir de google onu sizden üst sıralarda gösteriyorsa, en sakin adamın bile tepesi atabiliyor!
Yazdıklarımız aşırılamamalı, ama hem internette özgürlük sınırsız olsun, hem de benim yazılarımı kimse almasın arzumuz karşılıksız kalacak gibi görünüyor.
Haftanın çetelesi | BLOG KAZANI
03 June 2007 at 11:56 pm
8[...] Blogküreyi âsplogâ?lar bastı (Bölüm 3) [...]
salocan
30 June 2007 at 10:13 am
9Öncelikle çok güzel ve bilgilendirici bir yazı dizisi hazırlamışsınız, teşekkürler. Bence blog aleminde bazı standartlar oluşturulmalı. wordpress gibi çok kullanılan komiteler bu işe önayak olabilirler. Bir kişi hazırladığı özgün bir içeriğin kopyalanıp yayınlanmasını istiyorsa bununla ilgili “kopyaya müsait” gibi bir modül hazırlanabilir. Aksi halde bir yerde yayınlanmış bir yazıyı olduğu gibi kopyalayıp yayınlamak hangi ahlaka, hangi mantığa uygundur? RSS niye var? Saatlerce uğraşıp tercüme ettiğiniz bir yazıyı uyanığın teki kopyalayıp kendi sitesinde yayınlayıp google da daha üst sıralarda indeksleniyorsa bu adalet midir? Geçenlerde yine blogkazanı nda blogcu bir arkadaşın yazısının kopyalanıp yayınlanmasını konusunda haklı sitemini okuyup takip etmedik mi? Hatta bu yorumu yaptığım sıralarda ilgili konu en çok ne konuşuldu kısmında hâlâ en üst sıradaydı. Birkaç kollektif blogda yazar olan, kendi bloguna sahip olan bir kişi olarak söylüyorum. Blog alemi bu konu hakkında radikal kararlar almazsa gittikçe daha da çirkefleşen bu hareketlere karşı pekçok dürüst, samimi, ahlaklı blogcu bu işi bırakacaktır. Başta ben…
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin
Kazan Seni Çağırıyo!
Kayıt olun
Blog gerçekleri
Milyonlarca blogcunun tercihi Wordpress'in ilk sürümünün 2003 yılında çıktığını biliyor musunuz?Departmanlar
En çok ne yazmışız
Alexa Arama Motoru Optimizasyonu Arda Kutsal Blog Blogcular İçin Araçlar Blogdan Para Kazanmak Blogger Blog Kazanı Blogküre Blograzzi Blog Sahibi Olmak Blog Yazmak Dergi Yayıncılığı E-Kitap Google Google AdSense Hasan Karaboğa Nokta İnternet Teknolojileri Osman Börütecene Pazarlama Blogları Pilli Network Popüler Kültür Röportaj Sansür SEO Serdar Kaya Sinema Blogları Sosyal Medya Spam Bloglar Technorati Teknoloji Blogları Türk Blogküresi Türk Blog Yazarları Türkçe Blog Yazmak Video İzle Webrazzi Wolkanca Wordpress Wordpress Eklentileri Wordpress Haberleri Wordpress Temaları Yarışma Ödüllü Yarışma İnternet Gazeteciliği İnternetten Para KazanmakKulp (Rasgele 50 :)
Blog Kazanı RSS Aboneliği
en son ne konuştuk
en son kimler konuştu
en çok ne konuşuldu
Üyelik Sözleşmesi ve Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim | Blog Kazanı © 2007 - 2009
A design creation of Design Disease Wordpress