Gelirleriyle yüzlerce internet kullanıcısına para kazandıran Pilli Network'ün sahibi Hasan Yalçınkaya sorularımızı yanıtladı
Marie France Gilles, altı yıldır Türkiye’de yaşayan bir Fransız. Gilles’in Türkiye'yi anlattığı bir de blogu var.
Blog yazılarınızı görsellerle zenginleştirmeye ne dersiniz? Creative Commons lisanslı ücretsiz görsellerle yazılarınızı daha etkileyici bir şekilde sunabilirsiniz
Binlerce blogcunun para kazandığı Google Adsense reklam programına katıldığınızda dikkat etmeniz gerekenler
15 May
abacus yazmış ve , Hamdi Yaman, Özgür Alaz, Utku Tönel, Volkan Yılmaz ile etiketlemiş
Blogculara, Blogunuzda hakkında sayfanız var mı? diye sorduk muhteşem cevaplar aldık.
İşte soruyu yönelttiğimiz blogcular ve cevapları:
Hoplayan manda: Var. Çünkü insanlar sitenin neye hizmet ettiğini hatta nasıl olup da açıldığını veya kimin açtığını merak edebilir. Biz de merakta bırakmak istemeyiz.
kahpecüce : Var çünkü, yazar ile yazı arasında bir bağ vardır ve yazar, okuyucunun kendisini tanımasıyla anlaşıldığı kadar, yazarın da okuyucu tarafından tanınmasıyla anlaşılır.
Özgür Alaz: Blog kişiseldir. Blog bence yeni cvdir. “Ben kimim”i, “Ben ne yaparim”i anlatmanin en iyi yoludur. Ayrica bloglarin gucu bloglarin guvenilir olmasindan kaynaklanir. Ama guvendigimiz kisi ya da sey, bloglar veya blogda yazilanlar degil, blog sahibinin kendisidir, onun samimiyeti ve onun uzmanligidir. Her blogda “blog hakkinda” ya da “yazar hakkinda” kismi olmali bence. Hatta mumkunse ve blogunuzun formatina uyuyorsa, blogunuza linkedin profilinizi, sosyomat profilinizi, flickr profilinizi ekleyin. Unutmayin ki blogda güvenin kaynaği sizsiniz.
H-yaman: Var. Çünkü ben birinin bloguna girdiğim zaman merak ettiğim ilk şey blog sahibidir. Adı nedir, kaç yaşındadır, ne iş yapar, nelerden anlar, çevresinde kimler vardır ve buna benzer sorular aklıma gelir. Girdiğim her blogda ilk okuduğum bölüm hakkımda bölümüdür. Diğer insanlar da mutlaka benim düşündüğüm gibi düşünebilir. Onun içindir ki bir “hakkımda” sayfasına sahibim.
KudRa: Yok çünkü, blogu sosyalleşme amaçlı kullanmıyorum.
kingfisher: Var. Sevenlerimi üzmemek içün.
Volkan: Hakında sayfalarını okumayı çok severim ama yazmasını pek beceremiyorum. Hakkında sayfaları bazı bloglarda sadece yazar hakkında bilgilere, bazen cv tarzında bile olabiliyor. Bazende blog hakkında bilgiler olabiliyor. Benim blogumda hakkında sayfam var ama hiç bir zaman gerçekten hakkında olamadı o sayfa bir türlü oturup adam akıllı düşünüp yazamadım. hakkında hakkındalar hakkındasın hakkı
17 konuşkan
Volkan Özçelik
16 May 2007 at 7:44 am
1önemli olduğuna inanıyorum.
Ayrıca hakkında sayfalarımda ortak bir mesaj vermeye ve okuyucularımın beni tanımasını sağlamaya, blogumu neden ve hangi amaçla açtığıma, blogumda kendilerine yönelik neler bulabileceklerini anlatmaya dikkat ediyorum.
Hakkımda sayfasının iki işlevi olmalı:
1. Blogcuyu en berrak haliyle tanıtmak,
2. Blogu tonunu ve yönünü yeni gelen okuyucuya anlatmak.
Hakkında sayfası ayrı düşmüş (disconnected) bir ortam (medium) olan blogunuzda, okuyucu-yazar bağlantısını sağlamak için mutlaka vakit ayırıp hazırlanması gereken bir adım.
kingfisher
16 May 2007 at 6:25 pm
2sanki bir hizmet sunuluyormuş edasıyla bunu anlatmak komik.
acaba “neden yazıyorsun” sorusunun çok asil bir cevabı mı olduğuna inanmak istiyoruz?
kıçıkırık bir blog sayfasına “hakkında” bölümünün eklemenin, bir pazarlama stratejisi, bir marketing dehası olarak tanıtılmasına karşıyım.
blog tonu, blog yönü terimlerine ben de blog tınısı eklemek istiyorum, ancak bu tını daha çok boru sesi yönünde.
[echo] tiiiiiiii [echo]
Volkan Özçelik
17 May 2007 at 7:22 am
3> kıçıkırık bir blog sayfasına âhakkındaâ? bölümünün eklemenin,
Takip ettiÄim ve “hakkında” sayfası olan blogların hiç birini “kıçıkırık” sıfatıyla deÄerlendiremiyorum. Hepsi kendine özel ve özgün içerikleri olan bloglar. Ãzgün bir eserin, bakıŠaçısını okuyucusuna tanıtmasından daha doÄal ne olabilir ki.
ha kedi bloglarından bahsediyorsan, doÄrudur
>bir pazarlama stratejisi, bir marketing dehası olarak tanıtılmasına karÅıyım.
Marketing dehası deÄil, marketing “gerekliliÄi” diyelim. Ufak bir deÄiÅimle blogunuz Åahlanmaz. Ama ufak birkaç deÄiÅimin toplamı, bu deÄiÅikliklerin ayrı ayrı yapılmasından çok daha güçlü bir etki oluÅturur.
Sevgiler.
kingfisher
17 May 2007 at 4:47 pm
4bir şeyin eser haline gelmesi için, belirli kriterleri doldurması gerekir. yoksa her gün tuvalete bıraktıklarınızı da eser olarak sergileyebilirsiniz, bunun için internet bağlantısına sahip olmanız da gerekmez.
“ha kedi bloglarından bahsediyorsan, doğrudur”daki typo’nu “acemi katır kapı önünde yük indirir” ile açıklamak mümkünken, işi kişiselleştirmene, “kişisel blog’ları marketing ürünü gibi görmeyi komik bulduğum” gibi tamamen beni bağlayacak bir yorumu üzerine alınıp, “bugün cuma enseyi kapa” terbiyesizliğinde bir cevap vermene ket vurmak daha hayırlı olacak.
blog’ların sizin amerikan kültürü dolu kazanma hırsınıza çok uyacak “başarı”sının altında, samimi olmaları yatıyor. “sitemi birkaç ufak değişiklikle şahlandırabilirim, hem de bu değişiklikleri tek tek yapmaktan da fazlası” düşüncesi en fazla “10 adımda nasıl zengin olursunuz” kitabı yazmaya benziyor. bu da komik. zira, bu kitabın türkiye’de de örneği çıktı, ece vahapoğlu yazdı, zengin değildi, olamadı. bunu kâbe’si marketing olan başka arkadaşlar izleyecek, çalışın, siz de bir gün olabilirsiniz.
Erdem
17 May 2007 at 7:36 pm
5Sahibi (yazarı) için değil ama blogun kendisi için hakkında sayfası yapılmalı. Nedir? Neden bahseder? Bir maksadı var mı? Bu tür sorulara cevap veren bir “hakkında” sayfası benim işimi (takip eder miyim etmez miyim gibin) kolaylaştırır, ama yazanın hobileri yaşı gibi detaylar fi tarihindeki “hompeycleri” anımsatır biraz. (geocities bunlarla dolup taşardı hehe)
Volkan Özçelik
17 May 2007 at 9:26 pm
6@kingfisher.
Typo konusunda:
Hepimiz tabiri caizse çala klavye yazıyoruz. Ve hepimizin zamanı kısıtlı.
…
Eklediğin yorum, görüş açından bir miktar sapan düşüncelere gösterdiğin toleransı ve erdemi çok güzel açıklamış.
Diğer yorumun ve paylaşımın için teşekkür ediyorum.
Volkan Özçelik
17 May 2007 at 10:20 pm
7@kingfisher
Haa bu arada “kendi blogun” değil, “kedi blogu” (linkteki yazıyı okusaydın fark ederdin)
yani ortada bir typo yok.
Üzerine de alınmana gerek yok.
Web’in süreksizliğinden kaynaklanan bir yanlış anlaşılma olmuş.
Germeyelim birbirimizi.
Tekrar iliştiriyorum buraya ilgili makaleyi:
http://cember.sarmal.com/blog/.....blm-4.html
alıntı:
”
Blog Çeşitleri
Bence üç tür blog var.
Birincisini “kedi blogu” diye adlandıracağım:
Kedi Blogu
* kedinizin en son geçirdiği kısırlık operasyonu,
* sevgilinizle yaptığınız nefis piknik,
* patronunuzun ensenizde devamlı soluması…
… kısacası halka açık bir günlükte paylaşmak istediğiniz her şeyi içeren bir blogdur.
”
Umarım salt bir yanlış anlaşılmadan ibarettir her şey.
Sevgilerle,
Volkan.
cem
17 May 2007 at 11:07 pm
8“bir şeyin eser haline gelmesi için, belirli kriterleri doldurması gerekir.”
neymiş bu dolması gereken kriterler? aydınlatın bizi.
kingfisher
18 May 2007 at 7:27 am
9volkan bey yanlış anlamışım kedi / kendi kısmını, linki şimdi gördüm. ortamı germek gibi bir zevkim bulunmuyor, karşılaştığım düşünceler sapma noktasından öteyse hiddetlenen birisi de değilim, ancak eninde sonunda, kurumsal da olsa, blog blog’dur. kedi blog’u dediğiniz şey ile türkiye’de okuyucusu bulunmayan, -”heyo! şirketimizin blog’u var”- yarı resmi blogların, “patlama” yapabilmesine çalışmanın iq düzleminde pek farkı olduğunu düşünmüyorum. bunun “kim zengin olmak ister” kitabı yazmaktan bir farkı var mı gerçekten?
derhal yüksek kurula kitap okuyarak zengin olacağına inananlar için ayrı bir alan adı uzantısı oluşturulmasını, internetin bu ve benzeri içeriğinin oraya konulmasını öneriyorum.
cem bey, sadece blog girdilerini değil, alelâde bir “şey”i eser hâline getiren kriterlerle aydınlanabilmek için “sanat tarihi’ne giriş” benzeri kitapları okuyabilirsiniz. kitaplar kalın gelirse, john berger gibi sanat eleştirmenlerinin de bu konuda fikren olmasa da, kalıptan ince kitapları mevcut.
Volkan Özçelik
18 May 2007 at 7:56 am
10@kingfisher
> ortamı germek gibi bir zevkim bulunmuyor, karşılaştığım düşünceler sapma noktasından öteyse hiddetlenen birisi de değilim, ancak eninde sonunda, kurumsal da olsa, blog blog’dur.
Önemli değil, web ortamında oluyor arada böyle şeyler.
Pazarlama konusunda ukâlâlık yapıyor gib algılanmak istemem.
Profesyonel olarak bakarsak, pazarlamacı’dan ziyade bir “yazılım uzmanı” ve “ürün geliştirici”siyim.
Bununla beraber kendimi geliştirmeme yetecek bir süre “iş yönetimi yüksek lisansı” yaptım. Bitirme tezim için bir tam senem, kısmen “sosyal ağlar”ı kısmense “viral pazarlama”yı incelemeke, bu işi doğrusuyla yanlışıyla özümsemekle geçti — hâlâ da geçiyor.
Kısacası pazarlama “bilim”ini seviyorum ve kendine “pazarlamacı” etiketini koyan çoğu kişiden daha fazla ilgiliyim bu konuyla.
…
”
Eklediğin yorum, görüş açından bir miktar sapan düşüncelere gösterdiğin toleransı ve erdemi çok güzel açıklamış.
”
Yorumum için özür dilerim. Egoma hakim olamadım.
…
> heyo! şirketimizin blog’u var
Sana katılıyorum. “şirketimizin blogu var!” diyerek bir “patron blogu”na ya da “viral” bir bloga sahip olamazsınız.
Bu, biraz “trendi yakalamak”, (tırnak içinde) “cool görünmek”, modern bir şirket(miş gibi) izlenimi vermek için yapılan bir çaba.
Aslına bakarsan, hiç yoktan da iyidir. İleride şirket blogunu farklı bir noktaya çekecek vizyon sahibi bir patron çıkabilir ortaya.
…
Kısa sürede zengin olmak, köşeyi dönmek son zamanlarda (X-star, y-ler yarışıyor, gelin z’nizi seçin… programları sağolsun) ülkemizde yükselen bir trend.
Konuyla ilgili bir de şöyle bir blog var. Biraz unlanmak isterseniz
Sevgiler
cem
18 May 2007 at 2:58 pm
11Sevgili kingfisher, kitap tavsiyesi istemedim ki sizden. İyi bir manevra ama yemedim malesef. Böyle girişimleri zekama hakaret olarak kabul ediyorum. Haydi yazınız kuzum, merak ettim şu kriterleri.
Kitap tavsiyeleriniz için, yine de teşekkür ederim, belli ki paylaşımcı bir insansınız.
zafer
19 May 2007 at 10:47 pm
12ayrıca yazmadık, öyle kenarda üste bahsettik kısaca. Bİr zaman gizliydik ama nedeni yoktu. blog itirafkom tadında olmayacaksa, sen benli olma durumunda okuyucu bilmek ister tabi kimdir bu diye. Hakkıdır…
Hakkında sayfamızı düzenleyelim | BLOG KAZANI
27 May 2007 at 3:03 pm
13[...] blog, yazar ve blog hakkında genel bilgilerin verildiği bir “hakkında” sayfasına sahip. Çoğu ziyaretçi de bu sayfaları seviyor. Çünkü bu sayfadaki fonksiyonel linkler onlara [...]
sedef
28 May 2007 at 12:49 am
14Erythrai
ÃeÅmeânin 20 km kuzey doÄusunda yer alan Ildırı köyünün antik dönemdeki adı Erythraiâdir. Erythrai sözcüÄünün Yunancaâda âKırmızıâ? anlamına gelen Erythrosâtan türediÄi kent topraÄının kırmızı renginden dolayı Erythraiânin âKızıl Kentâ? anlamında kullanıldıÄı sanılmaktadır. Bir baÅka varsayıma göre ise kent adını ilk kurucusu Giritli Rhadamanthesâin oÄlu Erythroâtan almıÅtır.Åu anda erythrai oteliyle hizmet veren Åirin bir köydür orda bir köy var uzakta:)yolu düÅen herkezin görmesi gereken bir yer.
kısaca erythrai anlattıktan sonrada söz uçar yazı kalır sözüyle yola çıkarak mektubun yerini alan mail, akÅam gezmelerinin yerini alan telefon görüÅmeleri, markette bizzat yapılan alıÅveriÅin yerini alan internet marketçiliÄi deÄiÅen dünyanın farklılaÅan insanı. peki deÄiÅmeyen ne var, bence tek bir Åey o da yazı. iÅte burada da yazıyı paylaÅacaÄız..
ben blogumda hakkında bölümünde bloguma verdigim eritraydan bahsetmeyi tercih ettim:)yaÅım saçım Åehrim bence önemli degil bu benim Åahsi fikrim tabiki.
Volkan Özçelik
02 June 2007 at 2:10 pm
15Aslında kim olduğunuz hem önemlidir, hem de önemli değildir
Sevgiler.
Yusuf Ozan
08 June 2007 at 11:14 am
16Geç bir cevap geldi ama bence evet blogu takip edenleri kimin blogunu takip ettiklerini öğrendirler belki ‘hakkında’ sayfasını okuduktan sonra bir daha o blogu takip etmezler ya da benim ki gibi çok sevilir takip edilir
Yusuf Ozan’ ın Hakkında,
Türkiye’nin en tuhaf “hakkında” sayfası | BLOG KAZANI
04 July 2007 at 5:44 pm
17[...] çok enteresan işler de çıkmıyor değil. İşte geçenlerde gözüme çarpan bir “hakkında” sayfasından bir paragraf: Şimdi hedef kitlemizden tek bir kişi bile bu sitenin [...]
RSS · geri besleme URI
bu bildiri hakkında fikir beyan edin
Kazan Seni Çağırıyo!
Kayıt olun
Blog gerçekleri
Hintli blogcuların %90'ının blog yazmak ve okumak için haftada en az 5 saatlerini bu işe ayırdığını biliyor muydunuz?Departmanlar
En çok ne yazmışız
Alexa Arama Motoru Optimizasyonu Arda Kutsal Blog Blogcular İçin Araçlar Blogdan Para Kazanmak Blogger Blog Kazanı Blogküre Blograzzi Blog Sahibi Olmak Blog Yazmak Dergi Yayıncılığı E-Kitap Google Google AdSense Hasan Karaboğa Nokta İnternet Teknolojileri Osman Börütecene Pazarlama Blogları Pilli Network Popüler Kültür Röportaj Sansür SEO Serdar Kaya Sinema Blogları Sosyal Medya Spam Bloglar Technorati Teknoloji Blogları Türk Blogküresi Türk Blog Yazarları Türkçe Blog Yazmak Video İzle Webrazzi Wolkanca Wordpress Wordpress Eklentileri Wordpress Haberleri Wordpress Temaları Yarışma Ödüllü Yarışma İnternet Gazeteciliği İnternetten Para KazanmakKulp (Rasgele 50 :)
Blog Kazanı RSS Aboneliği
en son ne konuştuk
en son kimler konuştu
en çok ne konuşuldu
Üyelik Sözleşmesi ve Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim | Blog Kazanı © 2007 - 2009
A design creation of Design Disease Wordpress