Blog Kazanı

| bloglardan, blog yazarlarından ve blog okurlarından haberler

Yazın sonlarına geldiğimiz şu günlerde, bazı bloglar yeni tasarımlarına geçerek yayınlarına devam ediyor. Blog dünyasında uzun süredir aynı tasarımla var olan eski blogların tasarımlarını yenilemelerinin özellikle devamlı ziyaretçilerini memnun ettiğini söyleyebiliriz. İşte, son günlerde tasarımını yenileyen bloglardan dikkatimizi çekenler:

En eski ve çok takip edilen Türk blog yazarlarından biri olan Ferruh Mavituna, 3 senedir kullandığı tasarım yerine mavi ağırlıklı, çok daha farklı bir tasarıma geçmiş. Değişim hakkında Zoque Forum’da da bir başlık var.

9 yılı aşkın süredir yazılım mühendisliği yapan, yaklaşık 2.5 senedir de yazılım mühendisliği ve Microsoft teknolojileri hakkında oldukça başarılı yazılar yazan Gürkan Yeniçeri de hem blogunun hem de site ana sayfasının tasarımını değiştirmiş. İngilizce yayın yapan blogu da olan Gürkan Yeniçeri, bir süre önce amacı “yazılım firmaları ve projelerine yol gösterecek bir standartlaşma çabası” olan Vezir Projesi isimli wiki projesini başlatmıştı.

Blogunu son zamanlarda kapalı olarak gördüğümüz Fatih Turan da, tasarımını yenileyerek “Herkese Merhaba!” demiş. Web ve Grafik Tasarım Dünyası hakkında yazılar yazan Fatih Turan’ın geri dönüşü sevindirici olmuş. Fatih Turan’dan öğrendiğimize göre, bir zamanlar “Tasarım, Reklam Dünyası ve Web üzerine” Monofactor.com isimli blogunda yazan, Mart 2006′dan beri bloguna yeni bir yazı eklemeyen Onur Öztaşkıran da önümüzdeki günlerde bir dizi değişiklik yapıp bloguna devam edecekmiş.

Son olarak, “Bilgisayar dünyasında sade bir anlatım” sloganıyla Açık Bilgi isimli blogunda az ama öz yazan blog yazarlarımızdan olan Onur Küçüktunç, eski tasarımının yapısını genel olarak koruyarak yine sade ve hoş bir tasarıma imza atmış. Yazarın tasarım değişikliğini bildirdiği “AçıkBilgi.com v2 ve Web Tasarımı Üzerine” yazısında aynı zamanda tasarım aşamalarını da anlatmasının faydalı olduğunu söylemek mümkün.

Burada aktardığımız ve aktarmadığımız, yeni tasarıma geçen tüm bloglara yeni tasarımınızla güle güle bloglayın diyelim. :)

WordPress.com sansürünün üzerinden 13 gün geçmesine rağmen WordPress.com bloglarının açılacağına dair henüz bir umut ışığı yok. WordPress.com yönetiminden sansürün kaldırılmasına ilişkin bir talep gelmediği için daha uzun bir süre WordPress.com blogları sessiz kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

İster wordpress.com bloglarını kullanalım ister kullanmayalım blogları aracılığıyla kendini, düşüncelerini en iyi şekilde ifade edebilen bir kitle olan biz blogcuların iş bilmez kişiler tarafından uygulanan sansüre karşı yapabileceği hiçbir şey yok mu?

En azından bu konuda yetkili kişileri uyarmak ve yapılan hatanın düzeltilmesini sağlamak için sadece 2-3 dakikamızı ayırarak onlara bir e-posta mesajı gönderebilir, okurlarımızdan da bu metni ilgili kuruma göndermelerini isteyebiliriz.

Hasan, söz konusu dava hakkında ve site engelinin kaldırılması için ne yapılabileceğini öğrenmek için İstanbul Barosu Bilgi Edinme Birimi’ne başvurmuştu. Gelen cevapta konuyla ilgili olarak Telekomünikasyon Kurumu‘na başvurulabileceği aktarılmış.

Biz de Telekomünikasyon Kurumu’na durumu ve tepkimizi dile getirmek üzere başvurduk. Şimdi onlardan gelecek cevabı bekliyoruz. Diğer blog yazarı ve okuru arkadaşlarımızın desteklerini esirgemeyeceklerini düşünerek hazırladığımız e-posta metnini ve Telekomünikasyon Kurumu’nun iletişim adreslerini veriyoruz. Bu konuda ne kadar çok blog yazarı ilgi gösterir ve tepkilerini bu yolla dile getirirse, o kadar kısa sürede sonuç alacağımızı düşünüyoruz. Desteğiniz için şimdiden teşekkürler.

Telekomünikasyon Kurumuna gönderilebilecek metin:

    Sayın yetkili, Türkiye’den binlerce kullanıcısı olan WordPress.com sitesine erişim T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereğince engellenmiş bulunuyor. WordPress.com ücretsiz bir blog servisi ve isteyen herkes bu ücretsiz servisi kullanarak blog açabiliyor. Adı geçen blog servisinden ücretsiz olarak açılan blogların bir kısmı aleyhine davacı kişi (Adnan Oktar) mahkemeye başvurmuş ve mahkeme kararıyla tüm siteye erişim kapatılmıştır.

    Fakat WordPress.com isimli ücretsiz blog açma servisinden 1.400.000′e yakın kişi faydalanıyor. Teknik olarak, sadece davalı alt alan adlarının erişime kapatılması mümkünken tüm servisin kapatılmasını anlayabilmek imkansız.Yani Türk Telekom sadece bahsi geçen davalı alt siteleri kapatsaydı şimdiki gibi insanlar mağdur olmazdı. WordPress.com servisinden alınan tüm bloglara erişim engellendiği için şu an için binlerce blog yazarı mağdur ve blogların okurlarının iletişim özgürlüğü ellerinden alınmış durumda. Yurt içinde ve dışındaki yerli yabancı birçok sitede karar tepkiyle karşılanıyor ve insanlar mağduriyetlerini dile getiriyorlar.Türkiye’nin dünyadaki imajının daha fazla zedelenmemesi ve Türk internet kullanıcılarının daha fazla mağdur edilmemesi için durumun bir an önce düzeltilmesinin gerektiğine inanıyorum.

    Saygılarımla.

Bu e-posta metnini gönderebileceğiniz iletişim adresleri ise şu şekilde:
Telekomünikasyon Kurumu e-posta adresi: btm_tuketici_sikayet@tk.gov.tr

Telekomünikasyon Kurumu şikayet formu: www.tk.gov.tr/Tuketici/Sikayetler_ve_Oneriler/sikayet22.htm

Ayrıca bu metni yine Ulaştırma Bakanlığı’na şu adreste bulunan form aracılığıyla iletebilirsiniz.

Can ve yorum güvenliği

Blogların günümüzde sayısının artması ile normal şartlarda bloglarla ilgilenmeyen kişiler dahi popülariteden uzak kalmamak adına kendilerine blog açmışlardır ve bunun neticesinde 90 lı yılların sonları, şimdiki yüzyılın ilk yıllarında mirc üzerinde oluşan sanal klavye delikanlılarının yaptığı gibi kişileri tehdit edip kendilerince delikanlılıklarını ispat etmeye çalışmakta iken artık bu davranış bozukluğu bloglara sıçramış durumda.Geçen cuma günü liberalofis.orgtaki arkadaşlarla düzenlediğimiz mutat toplantılarımızda aramıza yeni katılmak için gelmiş bir kişinin diğer bir arkadaşımızla tartışmasındaki yegane sebep bir tarafın liberalofis.orgtaki yazısına olumsuz yorum bırakmasından kaynaklandığını söylemesidir.

Ayrıca cisday.org krallığı üzerinde hüküm süren e.cisday.org , bir fanzin denemesi , adresindeki bir yazıya yaptığım bir yorum üzerine terörist kişiler çeşitli yorumlar yapmışlar, bunun üzerine pagan şu maili bana atmıştı;

    “amarat, merhaba

    yorumlarınla ilgili olarak siteye şahsınla ilgili olarak tehdit ve küfür içeren 2 yorum bırakılmış. bunları sildim. genelde siteye daha sık aralıklarla bakıyoruz, bugün tara’nın ve benim yoğunluğum nedeniyle ancak bakabildik. arada geçen zamanda görüntülendikleri için e.cisday adına senden özür dilerim. bu kadar yıldır ilk kez böyle bir şey oluyor, sanal alem ortamı işte, yan etkileri.gerekli olur diye, bahsi geçen yorumların ip’leri bende mevcut,farklı fikirlerde olmamızın hiç önemi olmadığını belirtmek isterim, katılımın için de ayrıca teşekkürler. umarız devamı gelir.

    “nameste”

    pagan.”

Bu bloglar aleminin can güvenliğimiz için çokta güvenilir bir alan olmadığını gösterdikten sonra ikinci konumuz olan yorum güvenliğidir, zira bu yazı dahil yazılmış bir çok blog yazısına karşın yorum kısmına herhangi bir isim girip , misal nahnu , mail kısmınada patron {at} nahnu org yazsa ve belirli küfürler ve hakaretler içeren bir yorum bıraksa biz her ne kadar Nahnu Bey’e ait bir yorum olmadığını bilsek dahi genede bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.Kimi blogcular yorumlarda spamı önlemek adına 2+2 kaç gibi sorular sorarken bu tarz bir işlemi yapmak niyetinde olan art niyetli kişiler muhakkak ki2+2 nin kaç olduğunu bilebilecek ilkokul 1 zekasına sahip insanlardır diye düşünürken birden Türk blog camiası başta olmak üzere dünya bloggerlarına faideli eklentiler yazan bir çok yazılımcı arkadaşımız aklıma geldi , bkz:mengus, dmry , bu arkadaşlar veyahut bir başka eklenti geliştirici arkadaşın yorum güvenirliliğini sağlamak adına yorum bırakan kişinin yorumunun blog sahibi kişinin onayından ziyade yorumu bırakan kişinin mail adresinden doğrulanmasını isteyebilir, kaldı ki burada mail yanlış verilmiş olsa da burada her blog sahibinin bloglarında mail adreslerini yazmasıyla bu mailin gerçekten bu kişiden gelip gelmediğini öğrenebiliriz.

İyi bloglamalar.

Türk internet tarihinde kara bir sayfa açan Wordpress sansürüyle ilgili Türk Internet com Wordpress’in başındaki isimlerden Matthew Mullenweg ile bir söyleşi gerçekleştirmiş. Matthew’ın  söylediklerine bakılırsa Wordpress.com Türkiye’den en uzun süreyle engellenen site ünvanını alacak.

Daha çok yorum bloglarını ilgilendiren yeni bir mim dalgasıyla karşı karşıyayız. Pakvizyon’da başlayan, Düşünceler.org’da devam eden paslaşmada pası alan blog yazarı, blog yazarları ve okurları arasından seçtiği kişileri cumhurbaşkanı, başbakan ve kabine üyeleri olarak belirliyor ve seçtikleri kişiler hakkında yorum yapıyor.

Her ne kadar oluşturulan kabineler “hayali” olsa da; bu mim, yazılar ve yazılara yapılan yorumlar ilginç ve eğlenceli olmuş.

Hackerlar blogluyor

Microsoft’un kurumiçi bloglarının yer aldığı blogs.msdn.com adresinde Microsoft çalışanları tarafından yazılan birçok farklı blogla karşılaşmak mümkün. 3 gün önce welcome to a different kind of blog from microsoft başlığıyla blogs.msdn ailesine katılan hackers @ microsoft adlı blog sık sık gündeme gelen Microsoft açıkları göz önüne alındığında belkide bu blogların içinde en çok ilgi çekecek bloglardan biri olacak.


Habari Project is a new blogging platform, it’s a free software released under Apache License 2.0. The name of the project, “habari” is a Swahili word; the meaning of that word is “News”. Habari Project started with the slogan “Spread the News”, and its aim is to represent a fresh start to the idea of blogging.

Habari relies on PHP5 with PHP Data Objects (PDO); some servers does not still support PHP5, so before installing you should learn the PHP version of your server. And Habari works with various SQL databases (MySQL, PostgreSQL, SQLite). Habari is strongly object oriented, and implements the full suite of the Atom Publishing Protocol. Installing Habari on a server and using Habari is not difficult. The admin panel interface is very simple. Habari is still under development, the latest version is 0.2. (It can be downloaded from the project page) tamamını oku »

Biz Türklerin “garip alışkanlıkları” var.

Fakat bu alışkanlıklar adeta kültürümüzün bir parçası gibi bizi dünyaya tanıtmaya başlayalı çok oldu. Ama internet icat oldu ve bu süreci daha da hızlandı. Bu alışkanlık diye söylediğim şeyler her sabah spor yapmak, günde iki kez dişlerini fırçalamak ya da yatmadan evvel üç beş sayfa kitap okumak falan değil.

Adını koymaya çekiniyorum ama hafif tabirlerle şöyle diyeyim:

Biz müşkülpesent ama işgüzar, fingirdek ama muhafazakar, kurnaz ama saygıdeğer insanlar olmaya çalışıyoruz. İşte bu durumlar bizi dünyaya tanıtırken yaka silkilen insanlar diye göstermeye başladı bile.

Eskilerden bir tanıdığım avrupada uzun süre gezmiş tozmuş birisiydi. Uyuşturucu alıp sattığından avrupanın her ülkesini görmüş, her milletini tanımıştı. Bunu da geçin Afganistan, Suudi Arabistan gibi ülkeleri de çok iyi biliyordu. Ama hala sadece Türkçe konuşuyordu. Bunu ancak bir Türk başarabilir zaten.

Bir gün bana “Avrupa’da bir Türk’ü ve bir Portekizli’yi nasıl ayırt ediyorlar biliyor musun?” dedi. Haliyle bilmiyordum. “Eğer bir toplu taşıma aracındaysalar ellerinde okunacak bir şey olmayan iki millet bunlardır. Ya boş boş duruyor ya da muhabbet ediyorlardır. Bunu herkes bilir. Gidince görürsün” dedi.

Bir örnek daha. Amerika’da bir adam metroda jetonlu telefonla konuşurken durduk yere telefonu tekmelemeye başlıyor. Yanına hayırdır diye yardıma giden başka bir adam durumu öğreniyor ki telefondan adam jetonunu almaya çalışıyor. Neden sorusu ise konuşmam bitti telefonla jetonumu vermiyor oluyor. Evet bu ikiside Türk.

İşte eskiden dünya bizi bunlarla tanıyordu. Çok hızlı yayılmıyordu bazı konulardaki ünümüz.

Şimdi mi? İnternetten tanıyorlar. Hem de çok iyi tanıyorlar. Mesela Hollanda’da webcam chat sitesi yapıp ödül alan birisi ordan tanıştıklarından aldığı bilgiler ile PKK terörünün neden çözülemediği üzerine bana yorum yapabiliyor.

Yani internette kendimizi ister istemez tanıtıyoruz. İşte bu garip alışkanlıklarımızda bu tanıtımda önemli argümanlar oluyor. Bedava bir servis çıkıyor yurt dışında ve biz onu o kadar çok sömürüyoruz ki bir süre sonra Türk IP numaraları banlanıyor. Bir porno site çıkıyor ortaya bir bakıyoruz mahkemelerimizin yasakladığı gizli çekimler oralarda fink atıyor.

Bir reklam servisi çıkıyor ortaya o kadar çok sömürüp, hile hurdayla işe saldırıyoruz ki servis bize hizmet vermemeye başlıyor. Bir ödeme sistemi Avrupa’da peydah oluyor ve bir süre sonra hem bizim bankalarımızın hem o sistemin artık Türklerden illalah etmesinden Türkiye’ye sınırlı erişimler sunmaya başlıyor.

Sözü dönüp dolaştırıp getireceğim yer şurası; biz blog dünyasında da bu “garip alışkanlıkları” yeni kılıflarında sunmaya başladık.

Blograzzi diye bir şey çıktı hepimiz bloglarımızı tanıtalım diye saldırdık. Sonra tuttuldu oralarda tartışmalar çıkartıldı, ayrılıklar aldı başını gitti. Üyesi olmama rağmen ben de ısınabilmiş değilim sistemlerine.

Ama bu kavgalarda kavga eden taraflar bir birlerini asıl olarak şu noktada suçladı. ” Beni kullandın benden prim elde ettin page rank yükselttin, adsense kazandın ” falan filan dendi. Bu da işte tıpkı gurbette Türk’ten kazık yiyen Türk’ün haline benzemiyor mu?

Peki bloglarımızın kitsch içerikle dolu olması acaba Avrupa’da toplu taşıma araçlarında seyahat ederken birşeyler okumak yerine etrafı seyretmemizden olabilir mi?

Peki bir site dünyaca tanınmış bir ansiklopedi sitesine benzer domainini yönlendirip, bu siteden güya Page Rank değerini yükseltiyor. Ve sonra sitesini açıp üyelikler veriyor. Bu da tıpkı Amerika’da jetonla görüşürken jeton bitince telefona tekmeyi basıp yeni jeton almaya çalışan Türk’ün hali değil mi ? ( bu arada malum siteye link vermeyin, sandbox sisteminin hoşuna gitmeyecektir)

Az çok reklam alan, reklam veren, SEO, websitesi işlerinden anlayan birisi olarak söylemek isterim arkadaşlar: Blog yazarak para kazanamazsınız. En azından bir alanda gerçekten uzman değilseniz kazancınız uzun sürmeyecektir. O yüzden bu kavgaları, uyanıklıkları, “garip alışkanlıkları en azından internette artık bırakın.

Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez derler hani.

Haydi blog ola…

Blogger’ın bir süredir draft altında denediği video ekleme özelliği artık Blogger gönderi editörü altında yer alıyor. Blogger gönderi editöründe görünen butonuna tıklayarak artık 100 MB’a kadar olan video dosyalarınızı Blogger’a yükleyebiliyorsunuz.

Türk Blog Dünyasının ücretsiz blog servislerinden Bloggum.com‘un düzenlediği yarışma sonuçlandı. 2007 yılının en iyi blogunu seçmeye yönelik bu yarışma beklenenin aksine katılım az oldu. 26 blogun katıldığı yarışmayı Okan Yüksel‘in kişisel blogu kazandı.

Bloggum.com ise yarışmayı düzenlemekteki amaçlarının “Türkiye’de blog kültürünü geliştirmek, blog nedir diye merak edenlerin dikkatini bloglara çekip teşvik etmek, ülkemizde de insanların özgürce düşüncelerini yazabildiklerini göstermek” şeklinde açıklamışlar.

Yarışma tarafsız jurisinin değerlendirmedeki kıstasları Tasarım %20, Özgün İçerik %50, Etkileşim %30 şeklinde olmuş. Ödül alan bloglar ise bunlar;

  1. Okan Yüksel - (Laptop)
  2. Yavru Damacana (Bu şahıs ben oluyorum) - (Cep Telefonu)
  3. Rap Ankara TV - (Fotoğraf Makinesi)
  4. Pasaj - (Mustafa Sandal Konser Bileti)

5 ile 10′uncu sırayı paylaşan sırasıyla Foto Gürhan, Wampirsifen, Amator Yasamak, Hikayeci, Visal ve Elvis de Blogla Pazarlama kitabını kazandılar.

Bir müjdeli haber: Bloggum yönetimi gelecek yıl daha kapsamlı ve tüm blog servislerini kapsayan bir yarışma yapmayı planlıyormuş.

Sayfa (5): [1] 2 3 4 » ... Son »

Kazan Seni Çağırıyo!





    Kayıt olun

  • Register

Blog gerçekleri

Blogküreye günde 120 bin yeni blogun katıldığını biliyor musunuz?





dengeli beslenmek sağlık açısından faydalıdır. dengeli beslenmek istiyorsanız blog kazanına abone olun!

Blog Kazanı RSS Aboneliği


kazan postası
abone olmak için e-posta adresinizi girin:



web counter