Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Şöyle bir ekip olsa da şöyle şöyle bir web işi yapsak dediği bir proje var mı ?
.

Birçok web girişimi ekip olarak disiplinli çalışma sonucu başarılı oluyor. Ben de ekip işinin önemine inanan biriyim. Bir işi tek başına yapmaktansa “Birlikte yaptık! demek çok daha büyük bir keyif veriyor bana. Ve şu da var, başarılı bir ekiple yapılan işler daha tutarlı oluyor; sonuçta bizim hata yaptığımız bir noktada diğer arkadaşımız hatayı düzeltebilir veya bizim eksik olduğumuz bir yerde ekip arkadaşlarımız işi halledebilir.

Şu an için başlamayı kesin olarak düşündüğüm bir web işi yok, (varsa da gizlidir :) ) ama bir projeyi işini seven, uyumlu, disiplinli, iş bölümünü iyi bir şekilde uygulayabilen, sadece maddiyatı değil esas olarak insanların yararını düşünen bir ekiple birlikte gerçekleştirmek isterim.

Hayalinde Türkçe yapılmış bir projeyi başka dillere çevirmek var mı?
.

Benim yaptığım çeviriler biraz hobi sayılabilir belki, Türkçe olmayan ve faydalı bulduğum bir siteyi/sistemi Türkçeleştirmek istiyorum hemen.

Türkçe yapılmış bir siteyi İngilizce’ye çevirdim aslında, Gaxxi’yi. Gaxxi, iki kardeşin, Umut ve Şafak Akyol’un başarılı bir projesi, blog servisi. Böyle güzel bir servisin İngilizce olarak da yayında olmasını düşünmüşler ve bana iletmişlerdi. Ben de severek İngilizce’ye çevirdim. Fakat İngilizce kısmı –son zamanlarda bir artış olsa da- çok yoğun olarak kullanılmıyor. Bunun sebebi, Umut ve Şafak Akyol’un diğer projeleri Fotoyolla, Neobu gibi servislere yoğunlaşması olabilir belki de. Fakat şunu söyleyebilirim, Gaxxi, asıl patlamasını WordPress gibi kurulabilir hali olması düşünülen Gaxxi Movi ile yapacak bence.

Türkçe olup da başka dillere çevrilen projelerin olması insanı mutlu ediyor. Son zamanlarda bu tür sitelere rastlamak mümkün. Ahmet Alp Balkan’ın başlattığı mySchoolog projesi de bunlardan biri.

Hasan Karaboğa’ya göre blog

Seyir defteri; bilgi birikimizi ve araştırmalarımızı paylaşmanın en keyifli yolu. Önümüzdeki yıllarda blogların değerleri daha iyi anlaşılacak ve kaliteleri de artacak.

Kullandığı blog yazılımı ve onu tercih etme nedeni

WordPress kullanıyorum. Kurulumu kolay, bazı sorunları olsa her geçen gün daha da iyiye gidiyor, sade, kullanımı zor değil ve Türkçe :)

Bize bloglarla ilgili bilmediğimiz bir şey söyleyin

Bloglarımızda sevdiğimiz diğer bloglara verdiğimiz bağlantılara verilen isim olan blogroll kelimesinin kökeni için farklı yorumlar var. İngilizce’de “politikada karşılıklı yardım yolu ile iki kişinin birbirini tutması ? anlamına gelen “logroll ? kelimesinden türediği öne sürülüyor; bir diğer görüş ise iki kelimenin yani blog ve roll’un birleşmesiyle türediği yönünde.

Beğendiği bloglar ve blog yazarları?

Zor bir soru; çünkü takip ettiğim tüm blogları beğendiğim için takip ediyorum, hepsini şimdi aktarmam zor. Fakat illa da isim istiyorsanız, Okan gibi Bloglama.org şehir blogları yazarlarının hepsi diye bir cevap verebilirim; ek olarak Hamdi Yaman, Mehmet Doğan, Tunç Kılınç gibi birçok blog yazarının üslubu hoşuma gidiyor. Zaten Tekno Seyir’de takip ettiğim, hoşuma giden blogların bir kısmını şurada listeliyorum.

Hasan Karaboğa ile gerçekleştirdiğimiz Tekno Seyir’in öyküsü başlıklı röportajın diğer bölümlerine Tekno Seyir’in öyküsü (1) ve Tekno Seyir’in öyküsü (2) başlıklarından ulaşabilirsiniz.

Daha çok Tekno Seyir’den tanısakda yeni bir WordPress sürümü çıkar çıkmaz ertesi gün Türkçe sürümünü WordPress Türkiye kullanıcılarına yetiştiren isimlerden biri Hasan Karaboğa. Sadece WordPress sürümlerinin değil bbPress, activeCollab, Pageflakes gibi bazı sistem/sitelerin Türkçeleştirilmesinde de onun adı var. Geçtiğimiz Mayıs ayında Tekno Seyir adlı blogu 1 yaşını doldurdu. Hem Tekno Seyir’deki yazılarıyla hem de yaptığı çevirilerle takdir topladı. Feedburner istatistiğine Tekno Seyir 508 aboneye ulaşmış, Blograzzi’nin ilk 20’sindeyse üçüncü sırada.

Hasan’la blog yazarlığı, WordPress Türkiye, Tekno Seyir, başlattığı Vikipedi kampanyası ve gelecek planları üzerine konuştuk.

Blog yazmaya başlamadan önce yaptığın çeviriler vardı. Blog yazmaya bu çevirileri duyurmak için mi başladın yani artık blog yazmak bir zorunluluk mu olmuştu?

Ufak tefek çeviriler yapıyordum ama bunları duyurmak için blog yazmayı düşünmedim hiç. Blog kavramını ilk duyduğum zamanlar birkaç deneme yapmıştım Blogger benzeri servislerde. En sonunda karaboga.com alan adını alarak WordPress kurdum ve Havadan Sudan ismiyle bloglamaya başladım. O zamanlar, kullandığım blog sistemi WordPress için yapılmış birkaç çeviri vardı, bu çevirilerde bazı eksikler gördüğüm için kendi çevirimi yapmaya karar verdim ve çeviriyi yapıp blogda paylaştım.

Blogları sevmemizin en büyük nedeni samimiyet

Türkçe içerikli bloglarla karşılaştırdığımızda hatrı sayılır bir okur kitlen var. Blogunu çok sık güncellemediğine göre bunun bir sihri olmalı.

Evet, benim de çözmeye çalıştığım bir konu bu. :) Çok sık güncelleyemiyorum Tekno Seyir’i ve uzmanı olmadığım konularda yazıyorum. Beni destekleyen ve blogu takip eden çok arkadaşın olması beni sevindiriyor. Şu an için RSS ile takip eden 500 civarında abone var, Tekno Seyir’de. Bence RSS kullanımını teşvik etmeliyiz Türk bloglarında. Türkiye’de halen yeterince bilinmediğini düşünüyorum RSS tekniğinin, halbuki hemen hemen tüm blogların RSS desteği var. RSS hakkında yazılar yazarak bu sistemi tanıtmaya çalıştım ve RSS ile blogu takip etmek isteyenler için bir abonelik sayfası açtım , okur kitlesinin artmasında bunların katkısının olduğunu düşünüyorum. Ortada bir sihir olduğu düşünülüyorsa bence bunun sebebini takipçiler daha iyi bilir, o yüzden daha fazla yorum yapmam doğru değil sanki. :)

Kimliğini saklamaman, uzmanı olmadığın konularda bir uzman edasıyla yazmaman yani samimiyetin olabilir mi bu sihrin iksiri?

Tekno Seyir ve ben gerçekten bloglardan ve blog yazarlarından beklenen samimiyeti sağlayabiliyor muyuz bilmiyorum, ama o şekilde düşündüğünüz için teşekkür ederim. Blogların geneline baktığımızda samimi bir havayı teneffüs ediyoruz; zaten blogları sevmemizin, benimsememizin en büyük nedeni de bu bence. Yani bizden biri olmasını istiyoruz blog yazarının, bilgili olmasını istiyoruz ama “uzman edasıyla ? yazmasını istemiyoruz, istediğimiz zaman yorumlarımızla bloga katkıda bulunmak, istediğimiz zaman yazarla iletişime geçmek, konuşmak istiyoruz…

Peki bu sihri Tekno Seyir’i kolektif bir bloga dönüştürmek için kullanacak mısın?
.

Herkesin kendi blogunu kısa bir sürede açabildiği günümüzde kolektif blog yapmak çok kolay bir iş değil aslında. Kolektif blogları başarılı bir şekilde yürütebilmek için iyi bir planlama yapmak gerek. Pilli şu an için bu işi Türkiye’de –eksikleri olsa da- iyi bir şekilde yürütüyor diye düşünüyorum. Tekno Seyir’de amacım sadece “teknolojik ? haberleri girmek değil; sitelerde yaygın olarak konuşulmayan konularda da yorumlarımla beraber farklı bir şeyler sunabilmek.

Şimdiye kadar benim dışımda Cem yazdı ve yazıyor ara sıra ve konuk yazar olarak da PCLabs’tan Özkan bey katkıda bulundular. Birkaç arkadaşın tavsiyesi üzerine bir yazımda konuk yazar olarak isteyen herkesin yazabileceğini belirttim; Tekno Seyir’in genel formatına uyan yazılar yazmak isteyen arkadaşlara her zaman kapımız açık ve memnun oluruz.

Tekno Seyir ileride kolektif bir bloga dönüşür mü bilmiyorum, bunu ziyaretçilerin ve devamlı takipçilerin belirlemesini isterim; yani o şekilde bir talep olursa ileride, neden olmasın?

.
Yazılar seyrekleşmeye başladı bunun nedeni nedir?
.

Yoğunluk diyeyim, bahane kabul ediyorsanız. :) Bahane kabul etmiyorsanız biraz açayım durumu. Kısa haber yazıları dışındaki birçok yazı uzun sayılabilecek araştırmaların sonucu yayınlanıyor. Yazıların Türkçe yazım kurallarına mümkün olduğunca uygun olarak yayınlamak istediğim için de birkaç kez kontrol ediyorum. Yani titizlik (siz uyuşukluk da diyebilirsiniz) ve işlerin yoğunluğu birleşince sık sık yazı ekleyememiş oluyorum. :)

Tekno Seyirin öyküsü yarın ikinci bölümüyle devam edecek.

Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!


en son kimler konuştu