| Blog Kazanı

Blog Kazanı

| bloglardan, blog yazarlarından ve blog okurlarından haberler

Fenerbahçe hayranı bir Amerikalı. Türkçe bilmiyor, Fenerbahçe’yi de tesadüfen duymuÅŸ ama sonunda sıkı bir Fenerbahçe taraftarı olmuÅŸ. Ülkemize gelmiÅŸ, Kadıköy’de Fenerbahçe’nin maçını izlemiÅŸ. Fenerbahçe hayranlığından bir türlü vazgeçememiÅŸ. TutmuÅŸ Fenerbahçe üzerine bir de blog açmış. 2006 dan beri blogunda sürekli Fenerbahçe ile ilgili yazılar yazıyormuÅŸ. Az önce gezdim baktım ama İngilizceyi pek bilmediÄŸimden (aslında hiç) biÅŸey anlamadım açıkcası. Ne garip bir dünyada yaşıyoruz dedim kendi kendime. Bu arada ben Fenerbahçe taraftarı deÄŸilim.

Bu Amerikalı ile yapılan röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Blog yazarı olarak para kazanabilmek için yazdığınız konuda özelleşmek önemli. Ancak bir çok blog yazarının rahat rekabet edecek bir alan bulamadığı gözlemlerim arasında. Bu nedenle üzerine çok düşülmemiş konularsan önrekler vermenin doğru olacağını düşündüm.

Bunlardan biri çiçek bakımı. Çiçekler hakkında ve evde çiçek yetiştirmek hakkında bilgi içeren, sürekli güncellenen, yani blog türünde olan bir web sitesi neredeyse yok gibi. Birileri bu konuda kararlılıkla iki üç günde bir güncellenen aydınlatıcı şeyler yazsa çok tutar.

Üzerine çok düşülmeyen bir başka konu yelpazesi de çocukları ilgilendirecek bloglar. Blog dünyasına şöyle bir baktığımda 12 yaş ve altını ilgilendirebilecek; masal, çizgi-film, oyuncak türü konulara eğilen bir blog göremiyorum. Bu hedef kitlesi için eğitici bloglar da yayına sokulabilir.

Bunlar ilk planda aklıma gelen konular. Kısa vadede olmasa bile orta vadede bu tür özel konularda blog açan arkadaşların Google Adsense programında ve bağımsız olarak reklam alma yönteminde aradıkları çıkışı bulabileceklerine inanıyorum. Üstelik Türk Adwords kullanıcıları yani Türk reklamverenler açısından da bu sektörlerde faaliyet gösterenler için reklam verecek nadide bloglardan olursanız reklam fiyatları da buna uygun biçimde yüksek olacaktır.

Kendime, fantastik kurgu, gotik ve bilim kurgu meraklısı Utku Tönel’in hazırladığı bir edebiyat blogu. Adıyla aynı kaderi paylaÅŸan Kendime, yazarıyla olmayan okuyucusunun inatlaÅŸmasının ürünü. Blogunu çoÄŸu zaman kendisinin yazıp kendisinin okuduÄŸu hissine kapılan yazar, Türkiye’de fantastik kurgu yazarı olma hayalinin fazla pembe olduÄŸuna kanaat getirse de bu türle uÄŸraÅŸmaktan vazgeçmiyor.

Blog üzerinde, fantastik kurgu alanındaki Türkçe içeriÄŸe kaynak saÄŸlamak için çok sayıda çeviri bulunuyor. ÖrneÄŸin Philip K. Dick’in My Definition of Science Fiction baÅŸlıklı yazısı, H.G. Wells’in Ütopyalar‘ı, Angela Carter’ın Kurtadam‘ı, HP Lovecraft’ın Notes on Writing Weird Fiction baÅŸlıklı yazısı Türkçe’ye çevrilmiÅŸ.

Çevirinin yanında kendi yazdığı Fantezi, Daha üretken olmak için, RYO için yönetici paneli yapımı, Dünyaya orman denir gibi çeÅŸitli yazıları mevcut. Utku, Yepyeni bir dünya ve “ANABEL, AÅŸkım” adlı öykülerini de olmayan okuyucularına sunuyor.

Her ne kadar ilgisizlikten ÅŸikayet etse de Türkçe içeriÄŸe saÄŸladığı katkıdan ötürü takdir ettiÄŸimiz Utku’ya beklediÄŸi ilgiyi görebilmesi için fantastik kurgunun taÅŸlı, çakıllı yollarından vazgeçip Tuna Kiremitçi’yi örnek almasını öneriyoruz.

Türkçe RSS ve Blog Destek Merkezi adı altında çok güzel bir kaynak oluÅŸturulmuÅŸ.Türkçe RSS ve Blog Destek Merkezi’nde özellikle Blogger ile ilgili faydalı bilgiler bulunmakta.

Evet neredeyse sonuna geldik. Ancak bu iÅŸin bir de google tarafı var ki Türkiye’de en çok tercih edilen arama motorunun google olduÄŸunu kabul edersek google’ın bu tür çalıntı içeriÄŸe karşı nasıl davrandığı çok daha önemli bir hal alıyor.

Peki google çalıntı bir içerikle karşılaÅŸtığında neler oluyor, bu durumun farkına varabiliyor mu, yazılarınızı çalan siteyi ÅŸikayet etmeniz bir iÅŸe yarıyor mu? Geçende bir zincir e-posta görüşmesinde Acemi Blogcu başından geçenleri anlattı. Yazdıklarının sadece zincir postaya dahil olan kiÅŸiler arasında kalmasını istemediÄŸimden Acemi Blogcu‘nun izniyle yazdıklarını buraya alıntılıyorum.

Herkese merhaba,

Ben bu tür kopyala yapıştır blogları pek takmıyordum açıkcası, geleceklerinin olmadığını düşünüyordum. Fakat geçenlerde rastladığım birisi beni hayrete düşürdü; eleman tasarımı ve içeriÄŸi (yorumlar vs de dahil) aynen kopyalamış :) Hadi bu akıllı bunu yapmış, peki Google’ın tepkisi ne olmuÅŸ duruma karşı?

Tabii ki elemanın tüm içeriÄŸini indeksleyip koymuÅŸ arayanların ulaÅŸması için :) Bundan sonra inancımı yitirdim Google’ın kopya içerik ayıklama yeteneklerine. Neyse, kısa tutayım, ne yaptım? Elemanın benim reklamlar yerine yerleÅŸtirdiÄŸi AdSense reklamlarındaki bir link aracılığı ile AdSense’e ÅŸikayet ettim (bir yerlerde bu ÅŸekilde ÅŸikayet etmenin daha etkin olduÄŸunu okumuÅŸtum). Sonra bununla da yetinmedim, girdim Google Sitemaps hesabıma elemanı bir de orada “kopya içerik” diye gösterip spam olarak ihbar ettim, ayrıca elemanın bunu çıkar amaçlı yaptığını vurguladım ve Publisher ID’sini burada da verdim.

Sonuç; eleman 3-4 gün sonra siteyi park etti :) Kullandığım yöntemlerden hangisi iÅŸe yaradı derseniz, kesinlikle hiçbirisi! Çünkü elemanın sitesi hala indeks’te; bkz.
http://www.google.com/search?source=…

Zaten büyük ihtimalle amacı da buydu. Yani, Google’a olabildiÄŸince link gömerek sonra oluÅŸturacağı trafiÄŸi diÄŸer projeleri için kullanmayı amaçlıyordu ve bunu baÅŸardı. Bugün neredeyse sadece Google trafiÄŸinin para kazandırdığı (hem AdSense gibi reklamlara tıklama oranları diÄŸer trafik kaynaklarına oranla daha yüksek, hem de çoÄŸu park programı, söz konusu binbir türlü hileye baÅŸvuran Türkler olduÄŸunda, sadece arama motorlarından gelen trafiÄŸi dikkate alıyor) düşünülürse, akıllıca da bir hareket yapmış, tebrik ediyorum.

AdSense’e ÅŸikayet etmenin çalışmadığını nasıl biliyorum? Benim ÅŸikayet ettiÄŸim dönemde kullandığı Publisher ID’si (pub-5904344363350396) ile reklamlar gösterilmeye devam ediyor (bkz. Google Cache). Eleman’ın yeni bir Publisher ID (pub-4629503510264083) kullanmaya baÅŸladığını da düşünecek olursak, AdSense’in sadece domaini yasaklamış olma ihtimalini düşük görüyorum. Belki sadece bir uyarı aldı ve kapatılır korkusu ile yeni bir hesap açarak devam etti, belki de
pis işler ile uğraştığı için zaten birkaç hesabı vardı, bilemiyorum :)

Önerim; boÅŸuna uÄŸraÅŸmayın. Belki nofollow ile iÅŸaret edilerek rezil etme yöntemi denenebilir ama o da ne kadar etkilidir, tartışılır. Ben Google’ın (ikametgahları ABD olan insanoÄŸullarının ifadesi ile) “Uluslar Arası” olarak tabir edilen içerik söz konusu olduÄŸunda İngilizce’de olduÄŸu kadar baÅŸarılı olamadığını düşünüyorum. İngilizce içerik üzerinden yaptığınız aramalar her zaman spam içerikten çok daha arındırılmış ve her zaman neredeyse kusursuz SERP’ler (arama motoru sonuç sayfası) ile geri dönerken, uluslar arası içerik çoÄŸu kez basit oyunlar ile yanıltılmış sonuçlar ile canınızı sıkıyor. Bu sadece Google Search için geçerli bir durum deÄŸil, Google tarafından sunulan hemen her servisin İngilizce dışındaki versiyonları kullananlara aynı keyfi vermiyor. Bu yüzden Google ile arama yapacaksam her zaman lokalizasyonu İngilizce’ye ayarlanmış google.com/ig üzerinden aramalarımı gerçekleÅŸtiriyorum ve bu durum Türkçe bir içeriÄŸe ulaÅŸmak istediÄŸimde de deÄŸiÅŸmiyor (com.tr ve com/ig üzerinden karşılaÅŸtırmalı arama yapmanızı ÅŸiddetle öneririm).

Bunun en büyük nedeni de bence lokal Google ofisleri (ya da lokalizasyon ile sorumlu “Uluslar Arası” personel). Örnek vermek gerekirse; Google AdSense ile iÅŸe ilk baÅŸladığım zamanlarda, güya hedeflenmiÅŸ reklamlar vaad eden programın, hiç de gösterildiÄŸi gibi baÅŸarılı olmadığını farkettim. Alakasız reklamları filitrelemekten sıkıldığım bir gün AdSense desteÄŸi ile iletiÅŸime geçtim. Uzun süren yazışma maratonlarımız sonunda derdimi Türk personele anlatamayacığımı farkettim ve doÄŸrudan İngilizce karşılık almayı umduÄŸum bir AdSense destek epostasına İngilizce olarak yazdım ve beni Türk yetkililere havale etmemelerini istediÄŸimi özellikle vurguladım. Ne oldu? Tek yazışma sonu sitemin reklam önbelleÄŸini temizlediler ve herÅŸey yoluna girdi :) Gerçi bu durum kısa sürdü ve yineledi (iÅŸ bilmez Türk AdWords kullanıcıları!), fakat yine de bir çözüme ulaÅŸmış oldum.

Demek istediÄŸim ÅŸu ki, bu iÅŸin en büyük suçlusu İngilizce dışındaki içeriÄŸi ciddiye almadığını düşündüğüm Google’dır. BelirttiÄŸim yöntemler ile insanların amaçlarına ulaÅŸabildiklerini ve kopya içerik konusunda Google’ı harekete geçirebildiklerini İngilizce bloglardan okuyoruz, hatta Matt Cutts kendi blogunda Sitemaps yönetimini öneriyor. Bizde aynı yolla sonuç ne oluyor? Hiç.

Üzücü, ama gerçek.

Sploglar bir çok blog yazarının yazma hevesini kırsa da onlara karşı alınabilecek yüzde yüz etkili bir formül malesef yok. Zaman ne getirir kestirmek güç ancak sploglara karşı en etkili yöntemin splog bildiriminde bulunduğumuz indexlerle arama motorlarının organize çalışması gibi görünüyor.

Bu yazı dizisininde bulunan diğer başlıklar:Blogküreyi “splog�lar bastı (Bölüm 1), Blogküreyi “splog�lar bastı (Bölüm 2)

Sözlük ve internet dünyasının yeni akımcılarından Ali Biberon bir süre önce yazdığı “Günümüz Türk ErkeÄŸinin EÅŸcinsel Olma ÖzentiliÄŸi” baÅŸlıklı yazısına gelen seviyesiz yorumlardan öylesine bıkmış ve usanmış ki Türklük Sorgulaması baÅŸlıklı bir cevap yazmak zorunda kalmış.

Seviyesiz yorumculara gereken cevabın verildiÄŸi yazı “Ben, senin bilmediÄŸin kadar, sapına kadar TÜRKÜM VE SAPINA KADAR DA MÜSLÜMANIM.” diye bitiyor.

Evet-Ja

Blogger semalarında dolaşırken Evet-Ja adlı belgeselin bloguna denk geldim. İşin doÄŸrusu bu blog sayesinde böyle bir belgesel olduÄŸunu öğrendim. Hala daha çok tartışılan Türk-Alman evliliklerini konu alan belgesel blog üzerinden geliÅŸtirilen ilk film projesi Mahkum‘un yönetmeni Gökhan Yorgancıgil’e aitmiÅŸ.

Kazan Seni Çağırıyo!





    Kayıt olun

  • Register

Blog gerçekleri

Blog arama motoru Technorati her gün 30-40 bin arası yeni blog keşfediyor.





dengeli beslenmek sağlık açısından faydalıdır. dengeli beslenmek istiyorsanız blog kazanına abone olun!

Blog Kazanı RSS Aboneliği


kazan postası
abone olmak için e-posta adresinizi girin:



web counter