Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Yazar, halkla ilişkiler ve iletişim uzmanı Ali Saydam’ın Akşam Gazetesi’ndeki köşesinde yer alan Benim ‘blog’um da yok Facebook üyeliğim de! başlıklı yazısına blogküreden cevap geldi.

    Osman Seyit Börütecene: Ali Saydam’dan sürpriz bir internet yaklaşımı
    Flynxs: Yoksa Siz De Blogların İletişimdeki Önemine İnanmayanlardan Mısınız?
    Wolkanca: Ali Saydam’a cevaben

Saydam’ın yazısı hazır üstünkörü bir Facebook çözümlemesi yapmışken aradan blogları da çıkarayım mantığıyla yazılmış bir yazı hissi veriyor. Yoksa Ali Saydam gibi bir iletişim ustasının en azından blogların iPod’un satış rakamına yaptığı katkıyı bilmemesi mümkün mü?

Blog Kazanında yayınlanan tüm yazıları ücretsiz ve hızlı bir şekilde takip etmek için RSS beslememize abone olun.

Türk blogları gündemin nabzını tutmaya devam ediyor. Millet olarak hepimizin canını acıtan terör olayları üzerine bir sınır ötesi operasyon bekleniyor, malumunuz. Bu konu hakkında Türk bloglarında farklı sesler yükseliyor.

    Osman Seyit Börütecene - Teröre verilen tepkiler üzerine
    Çağatayca - Allah Aşkına Durun Artık!

Konu hakkında yazmış olduğunuz veya denk geldiğiniz bir blog yazısı varsa lütfen yorum olarak ekleyin.

Oldukça sıcak bir yaz dönemini geride bıraktık. Hem zihnimizi tazelemek için hem Blog Kazanını yeni keşfedenler için hem de kendini yazın rehavetine kaptırıp Blog Kazanını takip etmeyi ihmal edenler için geride bıraktığımız 3 aylık dönemin özet geçelim istedik.

Haziran’ın ayının başlarında blog yazarlarının kaynaşmasını amaçlayan Blograzzi Beta yayına başlamış. Daha sonrasında biz Blograzzi ile bir röportaj yapmışız (Bölüm 1, 2, 3). Blograzzi ilerleyen günlerde Blog Kazanı’nın gündeminde sık sık yer almış (Blograzzi’ye spam blog saldırıları, Blograzzi araçları yayınlandı, Blog yazarları Blograzzi’deki kirlenmeden rahatsız).

Haziran ayında yaklaşan seçimlerin gazıyla olsa gerek blog yazarı ilk başbakan adayımız belli olmuş. Yine aynı ay içinde seçimlere ithafen webthese, Blogcular ülkeniz için oy kullanın, kullandırın! başlıklı bir yazı yazmış.

Sanal alemin Pierre Loti’si, Türk Hava Yolları’ndan seyir defteri, Emre Sokullu ile Buram Buram Silikon Vadisi, Kaçakçılık Blog’u Kaçak İstihbarat, Şiirin Kız Kardeşi Öykü Haziran ayında ilgimizi çeken bloglar arasında yer almış.

Mynet’in telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle blog yazarları tarafından tepki toplayan blog serviside Haziran ayında hizmete girmiş.

Haziran ayında yaşadığımız en önemli gelişmelerden biri de Türk Blog Yazarları’nın daha sonra gelenekselleşecek olan ilk toplantısının yapılmış olmasıydı.

Bu ay içinde Blog Kazanı’nda daha çok bloglamaya yeni başlayanlara hitap eden Blog açmak isteyenlere öneriler, Blogunuzu kopyalayanlara savaş açın!, BuzzFeed ile “tıkanma ?nın önüne geçin Bloglar ve standartizasyon, Yeni bir blog açanların istedikleri, Blog evlerde kavga nedeni mi ? başlıklı birkaç eğitici yazı da yer almış.

Temmuz ayının başlarında Wolkanca dünya evine girmiş kendisine bir kez daha mutluluklar diliyoruz. Yine bu ay içinde Türkiye’nin en eski blog servislerinden olan Blogcu yarım milyon abone sayısına ulaşmış.

Blog Kazanı Temmuz ayı içinde önce Bloglar Alemi’nden daha sonrada Blogcu’dan destek görmüş.

Temmuz ayı içerisinde fikir blogu olan Derin Sular ile bir röportaj gerçekleştirmişiz. Reşat Çalışlar ve Osman S Börütecene de temmuz ayı içerisinde sorularımıza verdikleri cevaplarla Blog Kazanı’nda yer almışlar.

Şu günlerde üçüncü reklam verenini ağırlayan Bloglama Reklam Ağı da temmuz ayı içerisinde açılmış.

Adım adım kaldırım maceraları, Pastacı tam 2 yaşında, Damdaki Mizahçı şimdi de blog yazıyor, Reklam fikirleriniz ziyan olmasın, Kentucky’den Fenerbahçe blogu başlıklı yazılar ilgi çekenler kategorisi altında yer alırken Blogunuza reklam alırken okurlarınıza karşı dürüst olun, Şeker hastalığı yıllık 40 bin dolar kazandırdı, Türk blog dünyasında ellenmemiş konular başlıklı yazılar yeni başlayanlar için ipuçları içeren yazılar olmuş.

Ağustos ayının en çok konuşulan konusu şüphesiz Wordpress sansürüydü. Sansüre karşı bir şeyler yapmak istedik ancak e-posta kutumuza düşen bir cevaptan fazlasını elde edemedik.

Ağustos ayını röportajsız kapamak üzereydik ki Hasan son bir hamleyle Habari geliştiricileri ile yaptığı röportajı yayınladı. Satır aralarında Habari geliştiricilerinin Wordpress’i eleştiren cümlelerini okuyup vay be diyebileceğiniz röportaj, Türkçeleştirme için sizlerden destek bekliyor.

Can ve yorum güvenliği, Türk olmakla blogger olmak arasındaki ince çizgi, Blograzzi’ye çamur atma vaktidir çok tartışılan yazılar arasında yer alırken Hackerlar blogluyor, Aynı gün, aynı konu, binlerce ses, Fethi’nin Robdöşambrı, 1.Türk Yemek Blogları Pikniği başlıklı yazılar ilgi çekenler arasına girmiş.

Yazıyı daha fazla uzatarak sıkıcı bir hal almasını istemem geçen üç ayda yukarıda alıntıladığım yazılardan çok daha fazlası arşiv sayfalarında sizi bekliyor. Zaman zaman Blog Kazanı’nda geriye gitmenin bellekleri tazelemek açısından faydalı olacağını düşünüyorum.

Hep geçmişten bahsettik biraz gelecekten bahsedelim. Önümüzdeki dönemde Blog Kazanı Nahnu’nun maharetli elleriyle yepyeni bir görünüme kavuşacak. Ben, siz bu yazıyı okurken çok uzaklarda olacağımdan eskisi kadar Blog Kazanı’na zaman ayıramayacağım belki ama ufak bir kaç düzenlemeden sonra hazır olacak Melih Bayram Dede ve henüz röportaj için söz aldığım Erman Haskan, Cem Başpınar röportajlarıyla Blog Kazanı’na destek vermeye çalışacağım. İlerleyen zamanda blogların yükselişini sürdüreceğine şüphe yok. Kendinize ve blogunuza iyi bakın ;)

TEKeTEK’in ilk konukları sözlüklerin ve bilmum sosyalleşme ortamlarının flash ismi Reşat Çalışlar ile Memleket meseleleri üzerine aykırı fikirleri ile tanıdığınız Osman S Börütecene. tamamını oku »

Geçenlerde Osman Börütecene’nin yazdığı Türk blog dünyasında ellenmemiş konular başlıklı yazıya eklenmesi gereken bir diğer blog teması da sağlık blogları olabilirdi. Zaman zaman içeriğini ansiklopedilerden kopyalanıp yapıştırılmış izlenimi uyandıran Türkçe içerikli sağlık bloglarına rastlasam da sağlık konusunda belirli konulara değinen kaliteli blogların sayısı bir elin parmağını geçmiyor.

Sağlık bloglarına başarılı bir yabancı örnek Search Engine Journal’da rastladığım Battle Diabetes verilebilir. Hikayesi bundan bir kaç yıl önce blog yazarına şeker hastalığı teşhisi konmasıyla başlayan Battle Diabetes bugün hastalık hakkında çeşitli bilgiler içeren bir blog haline gelmiş. Battle Diabetes yazarı Ken, şeker hastası olduğunu öğrendikten sonra hastalığı hakkında daha çok araştırma yapmış ve araştırmalarını blogu üzerinden diğer hastalarla paylaşmış.

Blog yazıları çoğaldıkça ve Ken’in ünü yayıldıkça artan ziyaretçi sayısı ve sayfa gösterimleri sonucu Ken bloguna üç farklı reklam programı eklemiş. Ken’in bu programlardan elde ettiği yıllık gelirse 40 bin dolara yaklaşmış.

Eğer takip edebildiyseniz Hürriyet gazetesinin internet sitesinde bundan böyle çıplak kadın fotoğraflarına yer vermeyeceğini Fatih Çekirge’nin yazısıyla öğrenmişsinizdir. Kadın teşhirinin rekabetini reddediyoruz gibi nereden tutsanız elde kalan bir başlıkla ve içerikle yayınlanan yazı blog dünyasının yazarlarının dikkatinden kaçmadı. Örneğin çok okunmakla övünen Wolkanca, Hürriyet gazetesinden cesur karar başlığını kullanarak bir yazı yayınladı. Henüz küçük yaşına rağmen zaman zaman oldukça güzel yazılar yazan Erman ise Hürriyet Pornografik Yayın Yapmayı Bıraktı başlığını kullanarak olayı aktardı.

Wolkanca şakşakcılık yapıp bravo (Hürriye’tin senin takdirine çok ihtiyacı var!) dedikten sonra genelde yaptığı gibi c&p ile yazıyı tamamlamış. Erman ise “Yıllarca yaptıkları terbiyesizlikleri açıklamışlar ve kendilerini azarlamışlar. Dahası bunun üstünden prim toplamaya çalışıyorlar” diyerek eleştirel bir bakış açısı yakalayabilmiş. Ancak ne Wolkanca ne de Erman Hürriyet’in neden böyle bir karar aldığının farkına varamamış.

Oysa Hürriyet’i böyle bir karar almaya iten neden gayet basitti. Bu kararın arkasındaki neden internet filtrelerinin şirketlerde daha yoğun kullanımı sonucu bir çok şirket filtresinin Hürriyet Online’ı adult site kategorisine sokup Hürriyet’in hitlerini ve bunun doğal sonucu olarak reklam giderlerini düşürmesiydi. Hiç bir blog yazarının bunun farkına varamamış olması bir blog okuru olarak aklıma acaba neden blog okuyorum sorusunu getirdi!

Not: Bu konuda nispeten muhalif tutumlarıyla yazılar yazan Osman Börütecene ve Barış Atasoy‘un bloglarında herhangi bir yazının olmaması açıkcası beni şaşırttı.

Çok okunan, çok konuşulan ve blog adresi akıllarda tutulan bir blog yazarı olmak çok zor değil. Bu tür yüzlerce yabancı blog var. Peki adı sanı bilinen bir blogcu olmak için neler yapabiliriz?

Bu sorunun cevabını önce Osman Börütecene’den (Adresi Akıllarda Tutulan Bir Blog Yazarı Olmak 2 3) daha sonra ise Çember’den ( Üşengeç Blogcunun Ünlü Olma Rehberi 1 2 3 4) alıyoruz.

Büyük bir internet kullanıcı kitlesi tarafından beğeniyle takip edilen bildirgec.org‘da yer alan Blog kazanı yayına başladı başlıklı bildiriye bir çok yorum geldi.

Olumlu eleştiriler kadar olumsuz olarak dahi nitelenemeyecek; blog kavramını tam olarak anlayamamış, üye olduğu networkün bir blog site olduğunun dahi farkında olmayan üyelerin, daha önce bildirgeç yönetimiyle husumete düşenlerin, ellere var da bize yok mu matığıyla hareket ederek kişisel hesaplaşmalarını genele dökenlerin, yorum alanını ağlama duvarı sanarak yazıyı adeta şenlik alanına çevirdiği yorumlar da geldi.

Bildirgeç yönetiminin tepe noktasında yer alan aftermath‘in de belirttiği gibi nahnu‘nun gönderdiği yazının dilinde basın bildirisi veya reklam kokusu yok.

Bilakis biz böyle birşey yaptık nasıl olmuş diye ciddiye aldığı bildirgeç komünitesinin beğenisine sunuyor. İşte sanal dünyanın aslında ne kadar gerçekçi olduğu gerçeği de bu samimi usluptan sonra ortaya çıkıyor. Bildirgeç yönetimiyle kişisel hesaplaşmalarını yanlış yerde çözmeye çalışan kullanıcılar yüklendikçe yükleniyor.

İş bununla da kalmayıp nahnu’nun üyeliğinin silinmesini “talep etmeye” ve nahnu’nun daha önce arkadaşları ile yaptığı başka çalışmaları acımasızca ve nedensizce eleştirmeye kadar gidiyor.

Eğer bir blog komünitesi yönetiyorsanız birinci ağızdan yapılan açıklamaları ciddiye almak zorundasınız. İşte bildirgeç editörleri blog kazanı yazarlarından yani birinci ağızdan yapılan açıklamayı dikkate alarak nahnu’nun yazısını onaylamıştır. Olay bu kadar basittir. Bu kadar abartacak, haksız ithamlarda bulunacak bir olay değildir.

Blog Kazanı, blog yazar ve okurları ile maksimum etkileşimi hedefleyen, Türkçe içerikli bloglarda yer alan içeriği paylaşıma sokmayı hedefleyen, wordpress altyapısını kullanan bir blogdur. Kimseyi bir çatı altında toplamak, kimseyi aleme dahil etmek, kimseyi kimseye kardeş etmek gibi bir amacı veya derdi yoktur.

Bir iddiası varsa o da blogküre’deki gelişmeleri yakından takip etmeye çalışacak olmasıdır.

Öte yandan unutulan bir gerçekte şudur: Blog Kazanı nahnu’nun kişisel blogu veya tek başına yaptığı bir çalışma değildir. Nedir sayfasında nickleri yer alan her üç kişinin emeğinin olduğu, yazıları hazırlamak ve sunmak için çok ciddi bir mesainin harcandığı -şimdilik- bu üç kişinin yazacağı çok yazarlı bir blogdur.

Son olarak reklam yapıldığını iddia ederek, nahnu ve bildirgeç yönetimine haksız ithamlarda bulunan arkadaşlara bu hazımsızlıklarını gidermeleri için, alacağımız ilk adsense ödememizle birer sarıkız maden suyu ısmarlayacağımızın müjdesini veriyoruz.

Konu ile ilgili diğer bloglarda çıkan yazılar:

Osman Börütecene kişisel blogunda Türk Blog Dünyası Gözlemlerim başlığıyla Türk blogküresi açısından ilgi çekici ve tartışılması gereken bir konuya değinmiş. Kendini haber ajansı zanneden, kötü bir Türkçe ile yazan ve yabancı web sitelerinden içerik üreten bloglardan yakınan Börütecene’nin yazdıkları kadar yazıya yapılan yorumlar da yazıyı bir hayli zenginleştirmiş.

Aslında Osman Bey’in bahsettiği türde içerik üretimi sadece yurdum blogcusunun tercihi değil. Özensiz bir dil kullanımını bir kenara bırakırsak yabancı bir çok blogda bu tür örneklere rastlamak mümkün. Yine de yazı, bu konunun tartışılması gerektiği için iyi bir başlangıç noktası oluşturuyor. Belki de çözüm daha önce Türk blogcusu nasıl kurtulur? başlığıyla yazdığımız yazıda saklıdır.

Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!

Kazan Seni Çağırıyo!





    Kayıt olun

Blog gerçekleri

Hintli blogcuların %90'ının blog yazmak ve okumak için haftada en az 5 saatlerini bu işe ayırdığını biliyor muydunuz?



En çok ne yazmışız



en son kimler konuştu