Blog yazılarınızı görsellerle zenginleştirmeye ne dersiniz? Creative Commons lisanslı ücretsiz görsellerle yazılarınızı daha etkileyici bir şekilde sunabilirsiniz
Marie France Gilles, altı yıldır Türkiye’de yaşayan bir Fransız. Gilles’in Türkiye'yi anlattığı bir de blogu var.
Özene bezene hazırladığınız blog yazınızı yayımlamadan önce bu listeye bir göz atın
Medya ahlakını tartıştığımız şu günlerde blogcuların uyması gereken temel kuralları biliyor musunuz?
30 Oct
abacus yazmış ve Bilişim Editörü | Bilişim Muhabirleri Derneği | Dergi Yayıncılığı | GazetePort | Haber Türk | İnternet Gazeteciliği | Kitle Kültürü | Melih Bayram Dede | NTVMSNBC | Popüler Kültür | Röportaj | Teknoloji Blogları | Teknoloji Editörü | Türk Blogküresi | Yeni Şafak Gazetesi ile etiketlemiş
Uzun zamandır ara verdiğimiz röportajlarımıza Yeni Şafak Gazetesi teknoloji editörü Melih Bayram Dede ile devam ediyoruz. Sorularımıza az ama öz cevaplar veren Dede ile gerçekleştirdiğimiz röportajın satır aralarında geleneksel medyanın bloglara bakış açısından blogların geleceğine kadar birçok detay gizli.
Bir gazeteci olarak blogları diğer meslektaşlarınızdan daha iyi tanıyorsunuz. Peki bilgisayar ve internet teknolojileriyle arası bozuk olan meslektaşlarınızın ‘blog’lara bakış açısını gözlemleme şansınız oldu mu?
‘Blog’ların geleneksel yapıdaki (kâğıda iman eden) gazeteciler tarafından ciddiye alındığını söyleyemem. ‘Blog’ların geçici bir heves olduğu yönünde bir yaklaşım var. Onlar için internet, arama motorlarından bilgi arayabilecekleri bir mecra. Bu aramalarda talihine bir ‘blog’ çıkarsa ne âlâ. FeedReader’la ‘blog’ları izleyen gazeteci bulmak (en azından benim çevremde) çok zor.
Bu noktada gazete yönetiminin çalışanını eğitmediği için suçu yok mu sizce? Sonuçta RSS ile bilgi akışını farklı kaynaklardan takip etmek bir gazeteciye hız ve farklı bakış açıları kazandırabilir.
Bu ‘her şeyi devletten beklemek’ gibi bir şey olur her halde. En doğrusu, gazetecilerin kendilerini geliştirmelerini beklemek olmalı. Bu da biraz teknolojiyle haşır neşir olmakla sağlanabilecek bir şey. Siz bloglara odaklandığınız için, geneli kaçırıyor gibisiniz. Aslında ‘blog’ odaklı bir eğitim yerine ‘teknolojinin mesleki amaçlarla verimli kullanımı’ gibi bir kurum içi eğitim daha yerinde olur. Çünkü hâlâ teknolojiyi verimli kullanmaktan aciz bir çok gazeteci var!
Bir teknoloji editörü olarak Türk blogküresindeki teknoloji bloglarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Örneğin teknoloji haberleri veren siteler kadar yetkinler mi?
Birçok olayı ‘blog’lardan öğrendiğimi itiraf etmeliyim. ‘Blog’lar daha dinamik. Haber yayma, tepki verme hızları çok iyi. Ancak hız, bazen kazaları da beraberinde getirebilir. Yanlış bilgileri doğru sanıp yaymak iyi sonuçlar doğurmayabilir. Bu nedenle, sadece aktarıcı olmak yerine, araştırıp yazmayı daha olumlu buluyorum.
.
Teknoloji ‘blog’larının haberi verme hızı Türk blogküresi için geçerli mi?
.
Hız konusunda, Türkçe ‘blog’lar da oldukça hızlı. Zaten daha çok Türkçe ‘blog’ları izlemeyi yeğliyorum. Neye nasıl tepki verildiği, nasıl yorumlandığı, olayın kendisini doğru değerlendirmek için çok önemli. Habere yapılan bir yorum, orada geçen küçük bir ipucu, olayı algılama ve analiz etme biçiminizi değiştirebilir.
Bilişim Muhabirleri Derneği’ne kayıtlı muhabirlere baktığımızda bu muhabirler arasında blog sahipliği oranının düşük olduğunu görüyoruz. Bu bir tezat değil mi?
Bilişim Muhabirleri Derneği özelinde cevap vermem doğru olmaz. İnsanların ‘blog’ açıp açmamasını, nasıl değerlendirmeli bilmiyorum. ‘Blog’ açana kafadan artı bir verebilirsiniz ama, açmayanın da bu kendi tercihi.
İnternet gazeteleri de okurlarına ‘blog’ servisi sunmaya başladı. Gazetelerin ‘blog’ servisi açmasını ‘blog’ pastasından pay kapmak için mi, yoksa gerçekten samimi bir girişim olarak mı değerlendiriyorsunuz?
‘Blog’ servisi açan gazetenin bunu hayrına yaptığını, bir düşünce paylaşımı, beyin fırtınası olmasını arzu ettiği için bu hizmeti sunduğunu düşünmüyorum. Onlar için ‘blog’, güzel kadınların arzı endam ettiği foto galerilere ‘ileri ileri’ diye tıklayarak kendilerine daha fazla sayfa gösterimi kazandıran kitleye yeni kitleler eklemek için kullandıkları, site hareketliliğini artıran bir unsur bence.
Bloglar halen (gazete/dergi/kitap vs) yazarlar tarafından keşfedilmiş değil, bunda teknoloji ve internet kullanımının düşüklüğü dışında başka bir faktör olduğunu düşünüyor musunuz? Okuyucuların aktifliği onları frenleyen etken olabilir mi?
Kimse iktidarını paylaşmak istemez. Gazete yazarları (burada daha çok gündemle ilgili yazanları kastediyorum) tek taraflı (etkileşimsiz) bir yayın tarzını sürdürüyor. İstediğini yazıyorsun ve birine haksızlık etsen bile mahkeme seni haksız bulmadıkça düzeltme yayınlamamak gibi bir ‘güc’ün var. (Bunu olumlu bir davranış olarak söylemiyorum) Hâl böyle olunca, bu kişi dokunulmaz oluyor. ‘Blog’lar onun alanına girer, onun iktidarına ortak olur mu? Şimdilik hayır! ‘Blog’ların kendine has bir evreni var. Türkiye’nin ‘amiral gemisi’nde yazan adama göre, ‘blog’lar ne yazsa boş. Belki de ‘çocuklar eğleniyor’ diye düşünüyor olabilir, kim bilir?
İnternet kullanımının düşük oluşunu ‘blog’ların fazla yayılmamış olmasında bir ilgisi yok. En azından Türkiye’deki 16 milyon internet kullanıcısının hepsinin gündemine girebilmiş değil ‘blog’lar. Gazetelerde bazen haftasonu eklerinde magazin unsuru olarak kullanılan ‘blog’çularla yapılmış röportajlar görüyoruz ama, hepsi bu kadar.
.
Okuyucuyla yüzleşmekten mi korkuyorlar?
.
Sitelerinde yorum yazma imkânı sunan gazetelerin, yazarlarının yazılarına yorum yazılmasına izin vermediğini görüyoruz. Bu belki size bir ipucu verebilir. Birçok köşe yazarı da, köşelerinde e-posta adreslerini çıkardı. Bunu iki şekilde yorumlamak mümkün.
Birincisi, köşe yazılarının altına yorum ekletmek yazarın dokunulmaz saydığı alanına müdahale gibi algılanıyor olabilir. ‘Bu kadar mücadele verdim köşe yazarı oldum, kendime lâf söyletmem’ diyor olabilirler mi?
İkincisi, internet kullanıcılarının hepsi sizin gibi ‘okumuş çocuk’ değil. Gelen yorumları görseniz, mideniz bulanır. Küfürlerden psikolojiniz bozulur. Bu nedenle ‘etkileşim’ konusunda tutucu olunduğu da düşünülebilir. Köşe yazarlarının e-posta adreslerini siteden çıkarması da bundan.
Peki ne olacak? Ben, herkesin yazdığı satırdan, söylediği sözden doğacak sonuçlara katlanmasından yanayım!
.
Peki bloglar gelecekte medyanın ulaştığı güce ulaşıp gündem yaratabilirler mi?
.
Gündem yaratabilirler, evet. ‘Blog’lar yoluyla çok önemli bir bilgi yayılabilir ve sözkonusu ‘blog’ bomba bir haberin kaynağı olabilir. Ancak birçok kişi gibi ‘bloglar medyanın yerini alacak, gazeteleri silip süpürecek’ gibi savlara inanmıyorum. Böylesine iddialı bir düşünceye kapılırken, gazeteleri kurumsal manada tanımakta yarar var. Bugün ‘internet haber siteleri gazeteleri bitirecek’e çıkan birçok söylev dinliyor, okuyoruz. Oysa internet haber sitelerine alıcı gözüyle baktığımızda, içeriklerinin çoğunun gazetelerden aşırma olduğunu, geri kalanının ise ‘işlenmemiş ajans metinleri’ olduğunu görürüz. Örneğin, gazeteciliğin en önemli unsurlarından biri röportajdır. Gazetelerin yerine talip olanların bundan haberi yok. Şu an siz bile bu röportajla ‘internet gazetesi’ geçinenleri ‘gazetecilik anlamında’ ezmiş bulunuyorsunuz. Bugün kendi muhabirleriyle olayları yerinde izleyen, gerçek manada gazetecilik yapan, basın toplantılarına muhabir gönderen, araştıran, röportaj yapan internet haber sitesi hemen hemen yok gibi. Haber Türk, ‘internetin Hürriyet’iyiz’ diye geçiniyor ama, şu an internette gazete gibi çalışan, istihbarat, ekonomi, politika, dış haberler servislerini kuran ve bu servislerde ‘gazeteci’ istihdam eden ilk site GazetePort’tur. Bu deneyimi o anlamda önemsiyor ve takip ediyorum. Bir ara, NTVMSNBC, ‘gazetecilik’ yapıyor, muhabirleriyle olayları izliyordu. Ancak şu an bu NTVMSNBC, o NTVMSNBC değil!
Biz Facebook’taki grubumuza üye olduğunuz ve blog kazanına bıraktığınız yorumlardan dolayı bizi takip ettiğinizi biliyoruz. Peki takip ettiğiniz diğer Türkçe bloglar neler?
FeedReader’la çok sayıda ‘blog’u takip ediyorum. İsim vermek gerekirse (hepsi blog kategorisine girmese de) Buram Buram Silikon Vadisi, Anafikir, Bildirgeç, Burak Dayıoğlu, Pardus projesi lideri Erkan Tekman’ın ‘et’s R’n'R gumbo’su, Fazla Mesai, Mehmet Nuri Çankaya, Mürekkep, Nahnu, Pardus Dünyası, Linux Gezegeni, Pinguar, Çağlayan Arkan bloglarını sayabilirim. Diğer yandan, Oyyla, Tusul, Yumile, Bağcık, Linkibol, Reddit gibi sosyal imleme siteleriyle ulaştığım kaynaklar daha geniş bir yelpaze oluşturuyor. Son olarak eklemeliyim ki, takip ettiklerim burada saydıklarımla sınırlı değil!
16 Sep
abacus yazmış ve Blog Kazanı | Bloglar Alemi | Cem Başpınar | Derin Sular | Erman Haskan | Haftalık Özet | Melih Bayram Dede | MyNet | Osman Börütecene | Reşat Çalışlar | Türk Blog Yazarları | Wolkanca ile etiketlemiş
Oldukça sıcak bir yaz dönemini geride bıraktık. Hem zihnimizi tazelemek için hem Blog Kazanını yeni keşfedenler için hem de kendini yazın rehavetine kaptırıp Blog Kazanını takip etmeyi ihmal edenler için geride bıraktığımız 3 aylık dönemin özet geçelim istedik.
Haziran’ın ayının başlarında blog yazarlarının kaynaşmasını amaçlayan Blograzzi Beta yayına başlamış. Daha sonrasında biz Blograzzi ile bir röportaj yapmışız (Bölüm 1, 2, 3). Blograzzi ilerleyen günlerde Blog Kazanı’nın gündeminde sık sık yer almış (Blograzzi’ye spam blog saldırıları, Blograzzi araçları yayınlandı, Blog yazarları Blograzzi’deki kirlenmeden rahatsız).
Haziran ayında yaklaşan seçimlerin gazıyla olsa gerek blog yazarı ilk başbakan adayımız belli olmuş. Yine aynı ay içinde seçimlere ithafen webthese, Blogcular ülkeniz için oy kullanın, kullandırın! başlıklı bir yazı yazmış.
Sanal alemin Pierre Loti’si, Türk Hava Yolları’ndan seyir defteri, Emre Sokullu ile Buram Buram Silikon Vadisi, Kaçakçılık Blog’u Kaçak İstihbarat, Şiirin Kız Kardeşi Öykü Haziran ayında ilgimizi çeken bloglar arasında yer almış.
Mynet’in telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle blog yazarları tarafından tepki toplayan blog serviside Haziran ayında hizmete girmiş.
Haziran ayında yaşadığımız en önemli gelişmelerden biri de Türk Blog Yazarları’nın daha sonra gelenekselleşecek olan ilk toplantısının yapılmış olmasıydı.
Bu ay içinde Blog Kazanı’nda daha çok bloglamaya yeni başlayanlara hitap eden Blog açmak isteyenlere öneriler, Blogunuzu kopyalayanlara savaş açın!, BuzzFeed ile “tıkanma ?nın önüne geçin Bloglar ve standartizasyon, Yeni bir blog açanların istedikleri, Blog evlerde kavga nedeni mi ? başlıklı birkaç eğitici yazı da yer almış.
Temmuz ayının başlarında Wolkanca dünya evine girmiş kendisine bir kez daha mutluluklar diliyoruz. Yine bu ay içinde Türkiye’nin en eski blog servislerinden olan Blogcu yarım milyon abone sayısına ulaşmış.
Blog Kazanı Temmuz ayı içinde önce Bloglar Alemi’nden daha sonrada Blogcu’dan destek görmüş.
Temmuz ayı içerisinde fikir blogu olan Derin Sular ile bir röportaj gerçekleştirmişiz. Reşat Çalışlar ve Osman S Börütecene de temmuz ayı içerisinde sorularımıza verdikleri cevaplarla Blog Kazanı’nda yer almışlar.
Şu günlerde üçüncü reklam verenini ağırlayan Bloglama Reklam Ağı da temmuz ayı içerisinde açılmış.
Adım adım kaldırım maceraları, Pastacı tam 2 yaşında, Damdaki Mizahçı şimdi de blog yazıyor, Reklam fikirleriniz ziyan olmasın, Kentucky’den Fenerbahçe blogu başlıklı yazılar ilgi çekenler kategorisi altında yer alırken Blogunuza reklam alırken okurlarınıza karşı dürüst olun, Şeker hastalığı yıllık 40 bin dolar kazandırdı, Türk blog dünyasında ellenmemiş konular başlıklı yazılar yeni başlayanlar için ipuçları içeren yazılar olmuş.
Ağustos ayının en çok konuşulan konusu şüphesiz Wordpress sansürüydü. Sansüre karşı bir şeyler yapmak istedik ancak e-posta kutumuza düşen bir cevaptan fazlasını elde edemedik.
Ağustos ayını röportajsız kapamak üzereydik ki Hasan son bir hamleyle Habari geliştiricileri ile yaptığı röportajı yayınladı. Satır aralarında Habari geliştiricilerinin Wordpress’i eleştiren cümlelerini okuyup vay be diyebileceğiniz röportaj, Türkçeleştirme için sizlerden destek bekliyor.
Can ve yorum güvenliği, Türk olmakla blogger olmak arasındaki ince çizgi, Blograzzi’ye çamur atma vaktidir çok tartışılan yazılar arasında yer alırken Hackerlar blogluyor, Aynı gün, aynı konu, binlerce ses, Fethi’nin Robdöşambrı, 1.Türk Yemek Blogları Pikniği başlıklı yazılar ilgi çekenler arasına girmiş.
Yazıyı daha fazla uzatarak sıkıcı bir hal almasını istemem geçen üç ayda yukarıda alıntıladığım yazılardan çok daha fazlası arşiv sayfalarında sizi bekliyor. Zaman zaman Blog Kazanı’nda geriye gitmenin bellekleri tazelemek açısından faydalı olacağını düşünüyorum.
Hep geçmişten bahsettik biraz gelecekten bahsedelim. Önümüzdeki dönemde Blog Kazanı Nahnu’nun maharetli elleriyle yepyeni bir görünüme kavuşacak. Ben, siz bu yazıyı okurken çok uzaklarda olacağımdan eskisi kadar Blog Kazanı’na zaman ayıramayacağım belki ama ufak bir kaç düzenlemeden sonra hazır olacak Melih Bayram Dede ve henüz röportaj için söz aldığım Erman Haskan, Cem Başpınar röportajlarıyla Blog Kazanı’na destek vermeye çalışacağım. İlerleyen zamanda blogların yükselişini sürdüreceğine şüphe yok. Kendinize ve blogunuza iyi bakın
29 May
ELOY yazmış ve Blog Kazanı | İnternet Gazeteciliği | Melih Bayram Dede | TechnoLogic ile etiketlemiş
Sevgili Melih Bayram Dede Blog Kazanı’nı TecnoLogic‘te ağırladıktan sonra şimdi de Yeni Şafak gazetesinin bilişim sayfalarında Kazan’a yer vermiş. Böyle giderse kendisine daha çooook teşekkür etmemiz gerekecek. Teşekkürler
27 May
abacus yazmış ve Blog Kazanı | Melih Bayram Dede | TechnoLogic ile etiketlemiş
Blog kazanı, TV Net’te yayınlanan TechnoLogic adlı teknoloji programının 23. bölümüne konuk oldu. TechnoLogic yapımcısı Melih Bayram Dede’ye programında blog kazanına yer verdiği için teşekkür ediyoruz.
18 May
nahnu yazmış ve Fehmi Koru | Gazeteci | Melih Bayram Dede ile etiketlemiş
Gazeteci-Yazar Fehmi Koru da bloglamaya başlamış. Melih Bayram Dede‘nin dilinden aynen aktarıyoruz:
24 kanalında hazırladığı Acaba adlı program için “Acaba Günlüğü adlı bir ‘blog’ açan Koru, bu ‘blog’da ilk etapta program metinlerini ve gazete yazılarının bağlantılarını yayınlıyor. Koru’nun “Acaba Günlüğüne şuradan ulaşabilirsiniz: yazmaz 2007.