Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Beyaz Tavşanı İzle

Devir başarı devri deniyor…

Herkes para, sevgi, mutluluk, iş, kariyer, huzur ve rahatlık peşinde. Bunlara ulaşmak için de kişisel gelişim diye bir şey çıktı ve kitlelere pompalanıp duruyor. Popüler olan her şey gibi talebin bu kadar arttığı piyasada artık neyin faydalı neyin boş olduğu da çok belli değil. Herkes dönüp dolaşıp aynı şeyleri farklı kelimelerle yazıyor yazıyor ve bütün bu keşmekeş içerisinde özgün ve faydalı bilgiye ulaşmak zor veya ücretli.

Beyaz Tavşan’ın çıkış sebebi bu. Amacım yıllardır okuduğum, düşündüğüm, tartıştığım ve özümseyerek uyguladığım bir çok konu hakkında paylaşımda bulunmak. Öncelikli hedef felsefe yapmak değil uygulama yapmak, elle tutulur ve işe yarar tecrübeleri paylaşmak.

Kendini keşfetmek ve geliştirmek için çıktığın yolculuğunda başarılar dilerim. Ama unutma “Başarı, cesaretin çocuğudur.”(B. Disraeli)

Cesur ol, Beyaz Tavşan’ı izle…

Blog Kazanında yayınlanan tüm yazıları ücretsiz ve hızlı bir şekilde takip etmek için RSS beslememize abone olun.

Tecrübe yazıyor

Yaşı kemale eripte yerinde duramayan blogculara bir diğer örnek Randall Butisingh. Şimdi 95 yaşında olan Randall Butisingh tarihten şiire, ekonomiden dine kadar bir çok değişik konuda yazılar yazıyor. Sekiz çocuk, 19 torun sahibi olan Butisingh 80 yaşındayken öğrendiği Arapça’nın yanına şu günlerde İspanyolca’yı ekliyor.

Bu blog her zaman duyduğumuz gördüğümüz olaylara, hiç bakılmamış açılardan yaklaşmayı hedef alan bir kullanıcının nacizane blogu. Tam olarak ne demek istediğimi aşağıda, blogdan seçtiğim ve beğenerek okuduğum bir yazıyı paylaşarak açıklamak istiyorum:

    Robert Bosch’u tanıyor musunuz? Tanıyamadıysanız bir ipucu veriyim “Bosch Dayanıklı Ev aletleri” desem…Alman bir sanayici ve “manyeto” denen zımbırtıyı bularak mucit ünvanına sahip olmuş önemli bir zat…

    Ben bugün bu zat-ı muhteremin o meşhur lafına farklı bir açıdan yaklaşmaya çalışıcam,Robert Bosch abime özel bir gıcıklığım yok,anti-cermen falan da değilim,ama o meşhur sözü pek bi garibime gitti…

    Meşhur sözü hatırlayalım; “İnsanların güvenini kaybetmektense,para kaybetmeyi tercih ederim” Açık söyliyim,sözü ilk duyduğumda bende de “vay anası ecnebi-mecnebi ama gururlu adammış,dürüst esnafmış,sağlam demiş,delikanlıymış” gibi bir izlenim,etkilenim olmuştu..Hatta hatırlarsanız bir ara “Bosch” un reklamlarının sonunda bu söz vurgulanıyordu…

    Şimdi bu meşhur sözü bir daha yazıyorum; “İnsanların güvenini kaybetmektense,para kaybetmeyi tercih ederim” ve şimdi benim savım olan cümleyi yazıyorum “İnsanların güvenini kaybetmektense,insanların güvenini kaybetmemeyi tercih ederim”

    Robert Bosch abimin bu meşhur cümledeki hataları neler peki? Öncelikle Robert abim güven ve para arasında bir seçim yapıyor gibi geliyor ve ahlaki olanı yapıyor gibi,ama hayır!Bakın,aslında işin özü şu, Robert abim belli ki bir bok yemiş,bu güven kaybettirecek bir bok, ne olduğunu bilmiyorum ama yemiş bu boku… Şimdi durumu kurtarmak, yani kaybettiği güveni kazanabilmek için parayı öne sürüyor.. Yani paramı veririm, güvenimi geri alırım düşüncesine sahip.. Yani,sanki “para” burda bir rüşvet gibi, paramı kaybederim,karşılığında güvenimi geri alırım durumu var.. Hiç böyle düşünmüş müydünüz?

    Bir de burda şöyle bir çarpıklık var: Robert Bosch abim diyor ki, parayı veririm, güveni alırım, bu durumda, parası olmayan napıcak Robert abim, olmadı bak.. parası olmayanları kapsayacak bir söz söyleseydin daha bir evrensel olucakmış bu söz…

    Benim savım neydi ; “İnsanların güvenini kaybetmektense,insanların güvenini kaybetmemeyi tercih ederim” daha bir basit,daha bir duru… Güven kaybetmek insanların seçimlerinin bir sonucu değil midir? Yaptığımız hareketler, söylediğimiz sözler sonucu güven kazanır ya da kaybetmez miyiz? Yani bu bir tercih meselesi.. Öyleyse,ben insanların güvenini kaybetmemeyi ve de kaybettiğim ya da ileride kaybedeceğim güveni parayla karşılaştırmamayı tercih ediyorum…

    Saygılar efenim : )

At Gözlüksüz ve Duru Zihinli Günler,Farklı Açılardan Bakalım,Saçmalasak Bile : )

______

Ayrıca,blogda ilgimi çeken diğer yazılar:

İlintisiz Konular, Aklıma Takılanlar

Fantezi Olsun Diye Öss Girişimi

Otobüs Kaptanları ve Sivil Pilotlar

Fethi’nin Robdöşambrı

İzlenimler.Net’te yazdığı politik yazıları ile tanıdığımız Fethi Sipahi Tan’ın, İzlenimler.Net yorumcularına ithaf ettiği bir blog: Fethi’nin Robdöşambrı.

Daha ziyade anılardan ve hayata dair uzun yazıların yer aldığı blogdaki yorumlar da takip edilmeyi hak ediyor. Fethi’nin Robdöşambrı, belki de, yorumcularının kendi arasında en koyu muhabbeti ettikleri blog olmaya doğru ilerliyor.

Kuponadam mı? Flashadam mı?

İnternette bulduklarını ve kişisel gözlemlerini yazan eğlenceli bir blog: Kuponadam.com.

Flash konusundaki çalışmaları ile “Kuponadam mı? Flashadam mı?” sorusunu akla getiren blog, memleketin “ilk ve tek blog reklam platformuBloglama.com için yapmış olduğu banner çalışmaları ile de beğeni topluyor.

Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!

Kazan Seni Çağırıyo!





    Kayıt olun

Blog gerçekleri

Türkçe içerikli ilk blog'un Chat Kapı olduğunu biliyor muydunuz?



En çok ne yazmışız



en son kimler konuştu