Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Ücretsiz bilgisayar dergisi Pozitif PC ve Pozitif PC editör blogundan tanıdığımız Barış Atasoy Türk Blogküresi için Blogmani adlı bir sistem yapmaya karar vermiş. Sistemin alt yapısını Wordpress ile oluşturduğunu belirten Atasoy sistemi kısaca şöyle özetliyor:

    Blogmani’de insanlar girdi yazabilecek ve bloglarını tanıtabilecekler. Blog Kazanı ile Blograzzi’nin birleşimi gibi görebilirsiniz.

Daha önce Blograzzi’ye birçok olumlu eleştiri getiren Barış Atasoy’un çalışmasının beta sürümünün ocak ayının ortasına doğru açılması bekleniyor.

Blog Kazanında yayınlanan tüm yazıları ücretsiz ve hızlı bir şekilde takip etmek için RSS beslememize abone olun.

Cumartesi günü gerçekleşen Türk Blog Yazarları toplantısında da gündeme gelen Blograzzi‘yi kirleten bloglar konusunda blog yazarlarından eleştiriler geliyor. Örneğin Volkan Özçelik Blograzzi’de gerçekleşen bu durumu

    Sokakta kafamda onlarca düşünce ile yürürken, yabancı, hiç tanımadığım biri karşıma çıkıyor ve “öp beni diyor

diyerek özetlemiş. Blograzzi’de ilk günden öpüşmeye razı blog yazarları konusunda trapezunda ise şunları söylüyor:

    Fakat gelin görün ki Blograzzi kullanıcıları içerisinde, otomatiğe bağlanmış “hoşgeldiniz ? mesajlarıyla çalışanlardan tutun, eminim, sayfasına gitme zahmetinde bulunmadığı blogları dahi, favorilerine ekleyenler mevcut. Amaç; “Herkese yorum yap, oy ver ve favorilerine ekle ki onlar da sana geri dönsünler ?…

Bu konuda daha önce Barış Atasoy da Çöplog: Blograzzi, seçici olmalı ve Erkekler için örgü,takı ve biçki-dikiş dersleri başlıklı yazılarıyla Blograzzi‘yi kirletenleri eleştirmişti. Nasıl sistemleri insanlar geliştiriyorsa bu sistemlerin kalitesini de insanlar belirliyorlar bu nedenle bu konuda yazan blog yazarlarının sesine kulak vermek ve Blograzzi gibi Türk Blogküresine oldukça yararlı bir sistemin kalitesini sağlamak adına daha duyarlı olmak gerekiyor.

Güncelleme: Yorumlar bir yerden sonra kişisel atışmalara döndüğünden üzülerek bazı yorumları silmek ve bu yazının yorumlarını kapatmak zorunda kaldık. Lütfen yorumlarınızda olayı kişiselleştirmeden yalnızca yazı hakkında yorum yapın. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Eğer takip edebildiyseniz Hürriyet gazetesinin internet sitesinde bundan böyle çıplak kadın fotoğraflarına yer vermeyeceğini Fatih Çekirge’nin yazısıyla öğrenmişsinizdir. Kadın teşhirinin rekabetini reddediyoruz gibi nereden tutsanız elde kalan bir başlıkla ve içerikle yayınlanan yazı blog dünyasının yazarlarının dikkatinden kaçmadı. Örneğin çok okunmakla övünen Wolkanca, Hürriyet gazetesinden cesur karar başlığını kullanarak bir yazı yayınladı. Henüz küçük yaşına rağmen zaman zaman oldukça güzel yazılar yazan Erman ise Hürriyet Pornografik Yayın Yapmayı Bıraktı başlığını kullanarak olayı aktardı.

Wolkanca şakşakcılık yapıp bravo (Hürriye’tin senin takdirine çok ihtiyacı var!) dedikten sonra genelde yaptığı gibi c&p ile yazıyı tamamlamış. Erman ise “Yıllarca yaptıkları terbiyesizlikleri açıklamışlar ve kendilerini azarlamışlar. Dahası bunun üstünden prim toplamaya çalışıyorlar” diyerek eleştirel bir bakış açısı yakalayabilmiş. Ancak ne Wolkanca ne de Erman Hürriyet’in neden böyle bir karar aldığının farkına varamamış.

Oysa Hürriyet’i böyle bir karar almaya iten neden gayet basitti. Bu kararın arkasındaki neden internet filtrelerinin şirketlerde daha yoğun kullanımı sonucu bir çok şirket filtresinin Hürriyet Online’ı adult site kategorisine sokup Hürriyet’in hitlerini ve bunun doğal sonucu olarak reklam giderlerini düşürmesiydi. Hiç bir blog yazarının bunun farkına varamamış olması bir blog okuru olarak aklıma acaba neden blog okuyorum sorusunu getirdi!

Not: Bu konuda nispeten muhalif tutumlarıyla yazılar yazan Osman Börütecene ve Barış Atasoy‘un bloglarında herhangi bir yazının olmaması açıkcası beni şaşırttı.

Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!


en son kimler konuştu