03 Jun
amarat yazmış ve öğrenci, firma, Internet, Kamil Koç, kültür, Metro, otobüs, seyahat, Türk Hava Yolları, thy, Ulusoy, şehir, şirket blogu ile etiketlemiş
Bloglar an itibari ile gençler arasında daha çok bilinen ve öğrenciler tarafından yaygın olarak kullanılan bir medya. Malumunuz öğrenci insanı uçak yerine otobüsü hatta gideceği yerden demir ağ geçiyorsa Doğu Ekspress’ini tercih eder. Aslında bu tercih edişten daha çok para meselesidir ama koltukların daha rahat olması, yolculuk esnasında sigara içilebiliyor olması bir tercih olduğu yanılsamasına sürükler bizi.
Otobüs şirketleri her gün yüzlerce öğrenciyi şehirden şehire taşırken herhangi bir otobüs şirketinin blog açmaması gerçekten tuhaf. Otobüs firmalarının bu eksikliğini gidermek amacıyla olmasa dahi kendi kurumsal şirket bütünlüğünü devam ettirmek ve piyasada piyasa yapıcı konumu ile piyasayı takip edilen konuma getirip edilgenlikten çıkarıp etken konuma getiren Türk Hava Yolları Yolcunun Seyir Defteri adlı bir blog açmış. Ülkemizde hala uçakla seyahat eden kişilerin az olması ve blogların ne demek olduğunun bilinmemesinden dolayı çok fazla bir girdi bulunmuyor.
İlerleyen yıllarda şirket bloglarının artması ve blog kültürünün ülkemizde yaygınlaşması sonucu bu tarz seyahat bloglarının daha da artacağı aşikar. Ayrıca bu tarz özelleştirilmiş yani daha küçük bir kitle için yapılmış blogların çoğalması ümidi ile bir de genel olarak dünya gezginlerinin blogu olan Seyahat Blogun var olduğunu hatırlattıktan sonra kendisine güvenen seyahat firmalarımızın ki kendileri müşteri memnuniyetini öne çıkarmayı hedefleyen büyük otobüs firmalarımızdır, metro , ulusoy , kamil koç gibi otobüs firmalarından blog girişimleri bekliyoruz.
”Doktorayı seçtim çünkü bilginin güç olduğunu gördüm. Bilgiyi elde etmenin, sürekli öğrenip kendini geliştirmenin, hiç bitmeyen bir eğitim serüveninde baş oyuncu olmanın çok para kazanmaktan çok daha önemli ve onurlu olduğunu gördüm. Para kazanma ve biriktirme hırsının sonunun olmadığını, ancak bu dünyadan göçtüğümüzde bizden geriye (çocuklarımız dışında) insanlığın bilgi denizine kattıklarımızdan başka hiç ama hiç bir şeyin kalmadığını gördüm” diyerekten bizi bizden alıp .
Chicago ve Istanbul şehirleri arasında gidip gelen, zamanının çoğu yollarda geçen bir maceraperest, bir çakıltaşı olarak kendisini betimleyen yazarımız Türkiye’de çok sık görmediğimiz şekilde ciddi ciddi kendi yaşadıklarını en usturuplu şekilde anlatan gurbetteki bir doktora öğrencisinin blogu için sizi gece yolculuğuna alalım.