Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Türk blogküresi için daha önce bir kaç kez denense de bir türlü gerçekleştirilmesi mümkün olmayan blog reklam ağına yeni bir oyuncu katıldı.

BloggerV adıyla katılan bu yeni oyuncu kısaca blog sahiplerinin reklam almasını, reklamverenlerin ise kendisi için uygun bloglara reklam vermesine aracılık ediyor.

bloggerv BloggerV internet reklamcılığından umduğunu bulamayan Türk blogküresine derman olacak mı?

Blog yazarlığından yeterli geliri elde edemediği için blog yazmayı bir süre sonra bırakan çok fazla yazarın olduğu Türk blogküresinde BloggerV şimdiye kadar bu konudaki en somut adımı atan girişim olarak beklentileri de arttırıyor.

BloggerV’nin adımlarını zaman içinde takip ediyor olacağız, bu süre içerisinde servise kayıt yaptırmak isterseniz Blog Kazanı okurları için sağladıkları 100 davetiyeden birini kullanarak servise kayıt olabilirsiniz.
http://www.bloggerv.com/blogkazani/

Belçika savunma bakanı Pieter De Crem’in Amerika ziyareti sırasında gittiği bir Belçika barında geçirdiği gece barda çalışan Nathalie Lubbe adlı blogcu tarafından yazılınca ortalık karıştı. Bar çalışanı Nathalie Lubbe kovuldu, bakan abuk subuk açıklamalar yaptı, Belçikalı blogcular yaşananlara kızgın.

dangerous bloggers Bakanın bar ziyareti ortalığı karıştırdı
Fotoğraf: Bart

Belçikalı blogcu Nathalie Lubbe Pieter pazartesi akşamı New York City’de bartender olarak çalıştığı bara gelen savunma bakanı De Crem’in çok sarhoş olduğunu ve kendisini rahatsız edici hareketlerde bulunduğunu yazdı. Nathalie Lubbe bir kaç gün sonra patronuna gelen bir telefon sonrasında işten çıkarıldı. Savunma Bakanı Pieter De Crem ise Nathalie’nin kovulmasıyla ilgisi olmadığını savundu.

Nathalie’nin yazısının önce bloglar daha sonrada ana akım medyaya sıçramasıyla ortaya çıkan olay sonunda bakan De Crem Belçika Parlamentosu’nda kendini savunmak zorunda kaldı. Bar sahibiyle yapılan telefon görüşmesini doğrulayan bakan konuşmada Nathalie’nin kovulmasıyla ilgili bir konuşma geçmediğini savundu. Savunmasında bloglamanın tehlikeli bir fenomen olduğunu söyleyen bakan Belçikalı blogcuları kızdırdı. When Everyone Is A Blogger, Nothing You Say Is Off The Record başlığıyla habere yer veren TechCrunch’ın bazı okurları ise Nathalie’nin müşteri gizliliğini hiçe saymasından ötürü böyle bir yaptırımla karşılaşmasının normal olduğunu savunuyor.

Amerika’da blog okurları arasında yapılan bir araştırma blogların alışveriş öncesinde bilgi edinmek isteyen tüketiciler için yararlı olduklarını ortaya koydu. Blogların tüketicinin satın alma sürecindeki etkilerine odaklanan araştırmanın dikkat çekici sonuçları ise şöyle;

  • Bloglar tüketicinin satın alma sürecindeki kararında  %21 oranında etkili oluyor
  • Bloglar tüketicinin satın alma sürecinde %19 oranında destek sağlıyor
  • Bloglar tüketicinin yeni ürün ve servisleri keşfetmesinde %17 oranında etkili oluyor
  • Bloglar tüketici üzerinde %14 oranında ikna gücüne sahip
  • Blogların tüketiciyi bir satın almaya teşvik etme oranı %13

Araştırma sonucunda bloglardan etkilenen tüketici sayısının giderek artacağı da belirtiliyor.

Kaynaşmak için pek sıcak bir ortam sağlayan Friendfeed‘de Alemşah‘ın sorusu üzerine çıkarılan bir liste var. Listede Türkiye’deki kadın blogcuların blog adresleri ve isimleri yer alıyor.

Listede yer alan blogların iki özelliği dikkat çekiyor. Kadın blogcular genelde Blogger sunucularını tercih ediyor ve bloglarında büyük bir kısım ya yemek tarifi yazıyor ya da kendi kişisel mevzularına yer veriyor.

Kısa bir süre önce digg tarzı bir yapıya kavuşan Buzla amacı haber olabilecek kadar iyi içerik üreten blogları keşfetmek olan bir yarışma düzenliyor. Buzla ekibi yarışma sonucunda birinciye bir adet iPhone 3G, 2. 3. ve 4üncüye iPod Nano hediye edecek.

17 Kasım’da başlayacak yarışmaya katılmak için buradan kayıt yaptırmak gerekiyor. Gelişmeleri takip etmek isteyenler için bir de blog sayfaları var.

Blogger sansürü sona erdi

Cuma günü Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla sansürlenen Google’ın blog servisi Blogger bugün itibariyle (28 Ekim 2008 Salı) tekrar açılmış. NTV’nin haberine göre sansür kararının, “eksik olan delil”lerin ulaşmasına kadar kaldırıldığı belirtiliyor. Yani Blogger eksik olan delillerin ulaşmasından sonra tekrar kapanabilir.

Ama hemen sevinmeyin Blogger tekrar kapanmazsa bunun Facebook’u var Friendfeed‘i var Google’ı var.

Uzun zamandır arkadaş sohbetlerinde geyik konusu olan blogger sansürü sonunda Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararıyla gerçek oldu.

Blogger’a www.blogger.com adresinden girdiğinizde herhangi bir mahkeme kararı görmüyorsunuz(bu nedenle ben ilk başta Blogger’ın Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca re’sen sansürlendiğini düşündüm). Blogspot uzantısına sahip benbugunbunuogrendim.blogspot.com gibi bir adresten girdiğinizde ise mahkeme kararını görebiliyorsunuz. Blogger sansürünün arkasında yer alan şikayete dair herhangi bir ipucu yok. Osman Börütücene, Adnan Oktar’dan şüphelendiğini belirtmiş ancak kararı veren mahkemenin Diyarbakır’da olması Blogger sansürünün arkasında genellikle İstanbul mahkemelerini tercih eden Adnan Oktar’ın olamayacağına işaret ediyor. Düğümküme ise Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi Çığırdan Çıktı başlıklı bir yazı yazarak bu durumu şikayet edebileceğiniz telefon ve e-posta listesine yer vermiş(kimi kime şikayet edeceğimizse ayrı bir konu).

Türk blogküresinin Blogger sansürüne verdiği tepki Wordpress, Dailymotion gibi sitelerin sansürlenmesine verilen tepkiden bir hayli fazla. Bu tepkide AdSense Blogger entegrasyonunun -yani Blogger üzerinde Adsense yayınlayan blog yazarlarının sayısının- bir hayli fazla olmasının etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum.

Hazır yeri gelmişken Nisan 2007′de Avukat Gökhan Ahi ile yaptığım “Site kapatmalar anayasaya aykırı” başlıklı röportajı okuyabilirsiniz. Ayrıca buradaki Yahoyt haberine ve Webrazzi’deki okuyucu yorumlarına da bakabilirsiniz.

A. Selim Tuncer için bir kampanya başlatılmış. Şöyle açıklanmış kampanya;

“Merhaba değerli Selim Abi okurları;

A. Selim Tuncer ‘in, nam-ı diyar Selim Abi ‘nin bloğunu ziyaret etmeyeniniz yoktur. Reklam sektörü ve pazarlama üzerine yazdığı yazıları sektörden olmayanlara okutmayı başarmış olması yazılarının kalitesinin ne derece yüksek olduğunu göstermekte. Bloğunda yer alan yazılar pazarlama dünyasına yeni atılmış genç arkadaşlar için bulunmaz kaynak. (genç arkadaşlar diyerek Selim Abi ‘ye haksızlık ettiğimin farkındayım). Biz istiyoruz ki Selim Abi bu güzel ve değerli yazılarını, kütüphanelerimizin raflarına kadar taşısın. Kısacası Selim Abi bize kitap yazsın istiyoruz. Aranızda bizim gibi düşünenler olduğundan da eminiz (Saklanmayın). Bu nedenle Selim Abi ‘yi ikna etmek için bir imza kampanyası başlattık. Tek yapmanız gereken Ad, Soyad ve mesleğinizi (Varsa blog) yazarak selimtuncerbizekitapyazsin@gmail.com adresine göndermeniz…”

Türk internetine uygulanan sansüre çok geç olmadan tepki göstermek isteyen blogcular kendi bloglarını kendileri kapatmaya başladı. Bir iki derken kampanyaya katılarak bloguna kilit vuranların sayısı 179′u buldu.


internetinkarariyor.com tanıtım filmi from Webiki.tv on Vimeo.

Elmaaltshift yazarı Fırat Yıldız’ın site indeksine koyduğu ve sansürlenen sitelerden aşina olduğumuz Bu siteye erişim mahkeme kararıyla kapatılmıştır ibaresi ile başlattığı bu viral sansür kampanyası daha sonra Anafikir yazarı Selim Yörük’ün hazırladığı bir kampanya sayfası ile yerini Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir ibaresine bıraktı ve bir çok blogcudan destek gördü.

Yaygın medyanında ilgisini çeken viral sansür kampanyası NtvMsnbc, Radikal, Medya Kronik, Hürriyet gibi internet sitelerinde haber oldu.

Şimdiye kadar 179 blogun destek verdiği kampanya 20 Ağustos tarihinde bitiyor. Kampanya bitiş tarihi ile ilgili olarak Selim Yörükle konuştuğumda kampanyanın amacının bir cümle kurup bu cümleyi medyaya aktarabilmek olduğunu ve bunu başardıkları için kampanya tarihini uzatmayı düşünmediklerini söyledi.

Türkçe yazan futbol blogları hakkında uzun zamandır hazırlamak istediğim bir liste vardı. Hala da var, zaman bulduğum bir anda bu futbol bloglarından öne çıkanları bir bir tanıtmayı istiyorum zira sayıları oldukça fazla ve içerikleri bir o kadar kaliteli bu bloglar sanki Türkiye’de her ağzı olanın futbol hakkında sadece konuşmadığının bir kanıtı.

Listeyi sonraya ertelesem de konu yine bu futbol bloglarından biri ve bu blogda yayınlanan bir yazının neredeyse olduğu gibi MyNet spor servisi tarafından kaynak gösterilmeden alınması. Aslında yazı MyNet’e geçirilirken başlık ve metinde değişiklikler yapılsada kimi cümleler orjinal haliyle bırakılmış. Karşılaştırma yapmak isterseniz bir spor muhabiri arkadaşımın “Türkçe spor bloglarının en iyilerinden biri olarak” bahsettiği Aceto Balsamico’da yayınlanan “El Değmemiş Bir Fikstür Lütfen” başlıklı yazı ile MyNet’te yayınlanan “Mynet uyarıyor: Temiz Bir Lig Lütfen” başlığı altındaki yazıyı okuyabilirsiniz.

Yazısının MyNet tarafından kullanıldığını gören blog yazarı MyNet’e ulaşarak rahatsızlığını bildiriyor. Blog yazarının en azından bir özür beklerlerken aldığı cevap ise bir hayli düşündürücü.

İşin daha da kötüsü bu tür olayların medya çalışanlarının interneti keşfetmesiyle giderek artması. Daha önce Çin Günlüğünde yayınlanan bir yazının bir gazetede aynen yayınlanması, benim İngilizce Wikipedi’de yer alan bir makaleyi bir gazetede sadece Türkçe’ye çevirilmesiyle haber olarak okumam ve daha gözden kaçan niceleri.

Yabancı basın, blogculardan alıntıladıkları yazı ve haberlerde bunu hiç gocunmadan belirtirken bizde bunu yapmak neden bu kadar zor anlamak güç! Son olarak blogcular arasında MyNet’e karşı genel bir hoşnutsuzluk olduğunu göz önünde bulundurarak burada sorgulanması gerekenin MyNet’ten çok Türkiye’de her geçen gün yozlaşan gazetecilik pratikleri olduğunu belirtmem gerek.

Toplam sayfa: 101234567»...En son »
Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!


en son kimler konuştu