Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Bu yazının çeviri masrafları Blog Kazanı gelirlerinden karşılanmıştır. Bloglarla ilgili Türkçe içeriğin gelişmesine katkıda bulunmak isterseniz sponsor olabilirsiniz.

Bir blogcu olarak, bir çok yazı yazıyorsunuz ve çoğu zaman bunları yayınladıktan sonra tekrar düzenliyorsunuz. En azından ben yapıyorum. Bazen en önemli şeyleri unutuyor ve geri gidip tekrar düzenliyorsunuz. Öyleyse işte sizi kurtaracak bir liste:

1 İki kere okuyun. Eğer düşünürseniz daha iyi yazabilirsiniz, düşünün. Karıştırdınız mı? Sonraya bırakın. İstenmeyenleri kısa kesin.

2 İmlayı denetleyin.

3 Yazınızda bulunan linklerin çalıştığını görmek için iki kere kontrol edin. Eğer bir okur makalenizi anlamak için gerekli bir linke tıkladığında 404 sayfasını görüyorsa, bu gerçekten kötü bir şeydir.

4 Eğer imajlar eklediyseniz bu imajların yazınız için gerekli olup olmadığını kendinize sorun. Eğer gerekli değilse kaldırın. Eğer hiç imaj eklemediyseniz yazınızın imaja ihtiyacı olup olmadığını sorgulayın.

5 İmajlarınıza ALT ve TITLE etiketlerini eklediğinizden emin olun.

6 Yazınızı etiketlediğinizden/kategorilendirdiğinizden emin olun. Kategorinin yazınız için en uygun kategori olup olmadığını kendinize sorun.

7 Eğer UTW (Ultimate Tag Warrior) ya da diğer meta açıklama eklentileriniz varsa, ilgili anahtar kelimelerle doldurun. Ayrıca yazı başlığı iyi anahtar kelimelerle doldurulmuş mu?

8 Sayfa gösterimini arttırmak için teaserı sadece yazı özetlerinde kullanmayı unutmayın. Düzenleme: Bu aynı zamanda çoklu kopya içerik penaltısını azaltmakta yardımcı olabilir. Artı, bu okuyucularınıza uzun yazıların blog anasayfasına yüklenmesini beklemektense yazıyı kendi tercihlerine göre seçme sanşını da verir.

9 Eğer yazı linkini modifike ediyorsanız, uygun bir kaç anahtar kelime ekleyin. Alakasız şeyler eklemeyin.

10 Bir haber üzerine fikrinizi mi yazıyorsunuz? Eğer varsa kaynaktan bahsetmeyi unutmayın.

11 Bir başka ipucu: Eğer yazınızla alakalıysa eski bir yazınıza link verin. Bir çok blogcu bunu yapmaz. Ancak kendi yazılarınıza (derin) linkleme yapmak blogunuz için iyidir.

Benden bu kadar. Peki ya sizinkiler?

Çeviren: Fethi Duyar
Yazının Orjinal Adresi: Blogging: 11 things to do before you hit the Publish button

Blog Kazanında yayınlanan tüm yazıları ücretsiz ve hızlı bir şekilde takip etmek için RSS beslememize abone olun.

Bu yazının çeviri masrafları Blog Kazanı gelirlerinden karşılanmıştır. Türkçe içeriğin gelişmesine katkıda bulunmak isterseniz bize sponsor olabilirsiniz.

Bazı blog sahipleri şu günlerde blogların takip etmesi gereken ahlak kurallarının, varsa, neler olduğunu tartışıyor. Blog sahipleri, gazete yazarı olmadıkları ve blog daha az resmi bir form olduğu için, kendilerinden gazete yazarlarının ahlak kurallarının uygulanmasının beklenmemesi gerektiğini düşünüyorlar. Ancak sorumluluk sahibi blog yazarları, sözlerinin kamuya açık olduğunun ve bu nedenle okurlarına, haklarında yazdıkları insanlara ve genel olarak topluma karşı uygulamak mecburiyetinde oldukları ahlaki zorunluluklar bulunduğunun farkında olmalıdırlar.

CyberJournalist.net Profesyonel Gazeteciler Cemiyeti’nin Ahlak Kurallarını uyarlayarak blog toplulukları için örnek bir model yarattı. Bu kurallar sadece birer yönergedir ve sonuçta kendisi için en iyi uygulamayı seçmek blog sahibine kalmıştır. CyberJournalist.net de bu yönetmeliği takip etmekte ve diğer blogları da bu veya benzer kuralları benimsemeye teşvik etmektedir.

Doğruluk, güvenilirliğin köşe taşıdır. Bu ilke ve standartları uygulayan blog sahipleri hem ahlaklı yayımcılığı hayata geçirmiş, hem de okurlarına güvenilir olduklarını ifade etmiş olacaklardır.

Blogcu’nun Ahlak Kuralları

Dürüst ve Adil Ol
Blog yazarları bilgileri toplar, bildirir ve yorumlarken dürüst ve adil olmalıdırlar.
Blog yazarları:
• Asla intihal etmemelidirler.
• Uygunsa kaynakları belirtmeli ve link olarak vermelidirler. Kitleler kaynakların gerçekliği bağlamında mümkün mertebe bilgilendirilme hakkına sahiptir.
• Blog girdilerini, alıntılarını, başlıklarını, fotoğraflarını ve tüm diğer içeriği bilerek yanlış sunmamalıdırlar. Bağlam dışı şeyleri basite indirgememeli ya da abartılı bir biçimde vurgulamamalıdırlar.
• Kullanılan fotoğrafların içeriğini neyin değiştirildiğini belirtmeden bozmamalıdırlar. Görüntü geliştirme ancak teknik netlik için kabul edilebilir bir durumdur. Montajları ve fotoğraf illüstrasyonlarını yazıyla belirtmelidir.
• Asla doğru olmayan bilgileri yayımlamamalı, varsa şüpheli olduğunu belirtmelidirler.
• Gerçek bilgi, yorum ve taraf tutma ayrımını yapmalıdırlar. Taraflı yazılar ve yorumlar da gerçeği ve bağlamı çarpıtmamalıdır.
•Gerçeklere dayanan bilgileri ve yorumlamaları reklamdan ayırt etmeli ve bu iki olgu arasındaki çizgiyi birleştirmekten ya da bulanıklaştırmaktan kaçınmalıdırlar.

Zararı En Aza İndirin
Ahlaklı blog yazarları kaynaklara ve temalara saygı hak eden bireyler olarak yaklaşmalıdırlar.
Blog yazarları:
• Blog içeriğinden olumsuz etkilenmiş kimselere anlayış göstermelidirler. Çocuklarla ve deneyim sahibi olmayan kaynak ya da öznelerle iletişim kurarken özel hassasiyet göstermelidirler.
• Trajik ve acı olaylardan muzdarip kimselerin fotoğraflarını yahut röportajlarını araştırıp kullanırken hassas davranmalıdırlar.
• Bilgi toplamanın ve yayımlamanın zarara ya da rahatsızlığa yol açabileceğini dikkate almalıdırlar. Bilgi araştırmak küstahlığın bahanesi olmamalıdır.
• Özel kimselerin kendileri hakkındaki bilgiyi denetleme konusunda güç ve imtiyaz sahibi olan kamu görevlilerinden daha fazla hakka sahip olduklarını dikkate almalıdırlar.Yalnızca kaçınılmaz bir kamusal gereksinim kişinin mahremiyetine müdahaleyi haklı kılabilir.
• İyi bir his bırakmalıdırlar. Fazlaca merakı teşvik etmekten kaçınmalıdırlar.
Henüz hüküm almamış çocuk şüphelileri, cinsel suç kurbanlarını ve kriminal şüphelileri belirtirken tedbirli davranmalıdırlar.
Sorumlu Olun
Blog sahipleri:
• Hataları kabul etmeli ve onları bir an önce düzeltmelidir.
• Her blog’un misyonunu açıklamalı, kitlenin memnuniyeti ve blog sahibinin idaresi hakkında diyaloga davet etmelidirler.
• Kazanç, aidiyet, etkinlik ve kişisel gündem çatışmalarını ifşa etmelidirler.
• Kişisel kazanç kaynağını ve reklam verenlerin iltimas istemini geri çevirmeli ve bu tip baskıların içeriği etkilemesine direnç gösterilmelidirler.
• Çıkar amaçlı bilgi sunan kaynaklara karşı dikkatli olmalıdırlar. Bu tür bilgilendirmeyi kabul ettiklerinde, çıkarları açıklamalıdırlar.
•Diğer blog yazarlarının ahlak dışı davranışlarını açıklamalıdırlar.
• Başkalarına uyguladıkları standartlara riayet etmelidirler.

Siz ne düşünüyorsunuz? Eklemek ya da değiştirmek istediğiniz herhangi bir madde var mı? Yorumlarınızı yazın.

Çeviren: Emek Demirtaş
Yazının Orjinal Adresi: http://www.cyberjournalist.net/news/000215.php

Hakkını helal etmeyen blog yazarı haberi ile hemen hemen aynı günlerde İzlenimler ve Derin Sular‘da “bloglara destek olmak” üzerine bir kaç yazı yayınlandığını farkettik, okunmaya değer;

Her girişte reklamlara tıklıyorum” diyenler, diğer ziyaretçileri reklamlar konusunda (alakasız yazıların altına mesaj bırakarak) uyaranlar, destek olmak için reklam vermek isteyenler, vesaire.

Blog sahibi ziyaretçi ve takipçileri sıkmadan, siteye destek olmak isteyenler için nasıl bir çözüm geliştirmeli? Yabancı bloglarda gördüğümüz “Donate” tuşu gibi bir bağış tuşu bizim bloglar için kullanılışlı olabilir mi? Kottke’nin bir zamanlar yaptığı gibi bir minipatron‘luk uygulanabilir mi?

Bu konular ve alakalı olarak ekleyeceğiniz diğer sorular etrafında konuşmak istiyoruz, yorumlarınızı ve fikirlerinizi paylaşırsanız memnun oluruz.

Arda Kutsal Webrazzi’nin 1000 RSS abonesini geçtiğini duyurmuş. Bu 1023 RSS abonesi, Türkçe yazıp çizilen bloglar içinde bildiğim en yüksek rakam.

Her zaman yapılagelen “en iyi” blog tartışmalarında kriter olarak technorati değerleri, google backlinkleri, pagerank ve alexa değerleri alınıyor. Nitekim Blograzzi‘de listesi için sıralama yaparken algoritmasında bu bilinen unsurlara yüksek katsayı veriyor.

Peki, RSS abone sayısı da bu sırlamada bir kriter olarak kullanılamaz mı? Kimin kaç abonesi var nasıl tesbit edilecek?

İlk soru için cevabım kesinlikle kullanılabilir, hatta kullanılmalı da. Ama ikinci sorunun cevabını bilmiyorum.

Bazı blogların okurları ile paylaştıkları RSS abone sayıları şöyle:

Webrazzi - 1023
Ferruh Mavituna - 901
Nahnu - 631
Acemi Blogcu - 469
Anafikir - 461
Blog Kazani - 382
Yakuter - 249
Livetr- 237
Potkal - 73
Sesebian - 42
Ali Sarı - 1

Can ve yorum güvenliği

sansur Can ve yorum güvenliğiBlogların günümüzde sayısının artması ile normal şartlarda bloglarla ilgilenmeyen kişiler dahi popülariteden uzak kalmamak adına kendilerine blog açmışlardır ve bunun neticesinde 90 lı yılların sonları, şimdiki yüzyılın ilk yıllarında mirc üzerinde oluşan sanal klavye delikanlılarının yaptığı gibi kişileri tehdit edip kendilerince delikanlılıklarını ispat etmeye çalışmakta iken artık bu davranış bozukluğu bloglara sıçramış durumda.Geçen cuma günü liberalofis.orgtaki arkadaşlarla düzenlediğimiz mutat toplantılarımızda aramıza yeni katılmak için gelmiş bir kişinin diğer bir arkadaşımızla tartışmasındaki yegane sebep bir tarafın liberalofis.orgtaki yazısına olumsuz yorum bırakmasından kaynaklandığını söylemesidir.

Ayrıca cisday.org krallığı üzerinde hüküm süren e.cisday.org , bir fanzin denemesi , adresindeki bir yazıya yaptığım bir yorum üzerine terörist kişiler çeşitli yorumlar yapmışlar, bunun üzerine pagan şu maili bana atmıştı;

    “amarat, merhaba

    yorumlarınla ilgili olarak siteye şahsınla ilgili olarak tehdit ve küfür içeren 2 yorum bırakılmış. bunları sildim. genelde siteye daha sık aralıklarla bakıyoruz, bugün tara’nın ve benim yoğunluğum nedeniyle ancak bakabildik. arada geçen zamanda görüntülendikleri için e.cisday adına senden özür dilerim. bu kadar yıldır ilk kez böyle bir şey oluyor, sanal alem ortamı işte, yan etkileri.gerekli olur diye, bahsi geçen yorumların ip’leri bende mevcut,farklı fikirlerde olmamızın hiç önemi olmadığını belirtmek isterim, katılımın için de ayrıca teşekkürler. umarız devamı gelir.

    “nameste”

    pagan.”

Bu bloglar aleminin can güvenliğimiz için çokta güvenilir bir alan olmadığını gösterdikten sonra ikinci konumuz olan yorum güvenliğidir, zira bu yazı dahil yazılmış bir çok blog yazısına karşın yorum kısmına herhangi bir isim girip , misal nahnu , mail kısmınada patron {at} nahnu org yazsa ve belirli küfürler ve hakaretler içeren bir yorum bıraksa biz her ne kadar Nahnu Bey’e ait bir yorum olmadığını bilsek dahi genede bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.Kimi blogcular yorumlarda spamı önlemek adına 2+2 kaç gibi sorular sorarken bu tarz bir işlemi yapmak niyetinde olan art niyetli kişiler muhakkak ki2+2 nin kaç olduğunu bilebilecek ilkokul 1 zekasına sahip insanlardır diye düşünürken birden Türk blog camiası başta olmak üzere dünya bloggerlarına faideli eklentiler yazan bir çok yazılımcı arkadaşımız aklıma geldi , bkz:mengus, dmry , bu arkadaşlar veyahut bir başka eklenti geliştirici arkadaşın yorum güvenirliliğini sağlamak adına yorum bırakan kişinin yorumunun blog sahibi kişinin onayından ziyade yorumu bırakan kişinin mail adresinden doğrulanmasını isteyebilir, kaldı ki burada mail yanlış verilmiş olsa da burada her blog sahibinin bloglarında mail adreslerini yazmasıyla bu mailin gerçekten bu kişiden gelip gelmediğini öğrenebiliriz.

İyi bloglamalar.

Mürekkep.org’dan Fatih, blogcuların domain uzantısı tercihlerini araştırmış: Blogküre’ye sorduk: com, org, net… Domain tercihinde hangisini neden seçiyorsunuz ?

Blog sahipleri genelde .com uzantılı domainleri, eğer .com daha önceden alınmışsa .org uzantılı domainleri tercih ediyorlarmış.

Blog yazarı olarak para kazanabilmek için yazdığınız konuda özelleşmek önemli. Ancak bir çok blog yazarının rahat rekabet edecek bir alan bulamadığı gözlemlerim arasında. Bu nedenle üzerine çok düşülmemiş konularsan önrekler vermenin doğru olacağını düşündüm.

Bunlardan biri çiçek bakımı. Çiçekler hakkında ve evde çiçek yetiştirmek hakkında bilgi içeren, sürekli güncellenen, yani blog türünde olan bir web sitesi neredeyse yok gibi. Birileri bu konuda kararlılıkla iki üç günde bir güncellenen aydınlatıcı şeyler yazsa çok tutar.

Üzerine çok düşülmeyen bir başka konu yelpazesi de çocukları ilgilendirecek bloglar. Blog dünyasına şöyle bir baktığımda 12 yaş ve altını ilgilendirebilecek; masal, çizgi-film, oyuncak türü konulara eğilen bir blog göremiyorum. Bu hedef kitlesi için eğitici bloglar da yayına sokulabilir.

Bunlar ilk planda aklıma gelen konular. Kısa vadede olmasa bile orta vadede bu tür özel konularda blog açan arkadaşların Google Adsense programında ve bağımsız olarak reklam alma yönteminde aradıkları çıkışı bulabileceklerine inanıyorum. Üstelik Türk Adwords kullanıcıları yani Türk reklamverenler açısından da bu sektörlerde faaliyet gösterenler için reklam verecek nadide bloglardan olursanız reklam fiyatları da buna uygun biçimde yüksek olacaktır.

Bloglamada İlk 7 Gün

İlginç bulduğu konuları İngilizce ve Almanca’dan Türkçe’ye çeviren Telif - Tercüme adlı blog’un yazarı bu kez de Neil Patel’in The First 7 Days of Blogging adlı makalesini Türkçe’ye çevirmiş: Bloglamada ilk 7 gün.

Yazıma geçmeden önce şunu söylemek isterim ki aktaracağım konularda uzman filan değilim. Sadece kısa zamanda edindiğim tecrübeleri yeni blog açmak isteyen insanlarla paylaşmak istedim. Uzun zamandır böyle bir yazı yazmak istiyordum kısmet bugüneymiş.

Evet çok merak ettiniz neymiş bu blog alemi, birde ben el atayım şu olaya dediniz ve blogger‘dan veya wordpress‘den bir blog açtınız. Tamam blog açtınız da konusu ne olacak ? İşin en önemli kısmı aslında burada başlıyor. Bana göre bu hususta belirli bir konu üstünde yoğunlaşmanız gerekiyor atıyorum teknoloji, müzik veya benim yaptığım gibi tasarım ama en önemlisi sizin de keyif alacağınız bir konu seçmeniz. Siz keyif almazsanız ziyaretçileriniz de keyif almaz.

Konumuzu seçtik sıra geldi tema seçimine. Ben kendi temamı kendim yaparım diyorsanız diyecek birşeyim yok :) (keşke ben de yapabilsem) ama yapamadığınızı varsayarak kafanıza yatan bir tema seçmenizi öneriyorum. Elbette ziyaretçilerinizin ve arkadaş çevrenizin görüşü de önemli ama en önemlisi sizin içinize sinmesi zira ben temamı seçene kadar oldukça zorlanmıştım.

Temayı da hallettik. Peki ziyaretçi nereden gelecek ve benim blogumu okuyacak diye sorabilirsiniz. İşte tam bu noktada canımız ciğerimiz blograzzi devreye giriyor ve bütün endişemizi alıp götürüyor  ama blograzzi‘den önce kayıt yaptırmamız gereken yerler var. Bunları madde madde sıralayacağım.

1.Google (kendi alan adı olanlar için)
Eğer alan adı alıp blogu oraya kurduysanız tavsiyem google webmaster aracını kullanarak Google’a kayıt olmanız.Unutmayın google bir günde sitenizi indekslemez belli bir süre beklemeniz gerekiyor.

2.Alexa (kendi alan adı olanlar için)
Alexa’ya da kayıt yaptırmak çok önemlidir.sitenizin dünyadaki ve Türkiye’deki sıralamasını belirler aynı zamanda blograzzi’deki puanınızı arttırmanız açısından da önemlidir.

3.Technorati
Technorati’nin önemini vurgulamak için kendisine blog dünyasının google’ı diyebiliriz.Buraya da sitenizi kaydettirmenizi tavsiye ederim. Alexa ve Google da olduğu gibi Technorati de Blograzzi puanımızı etkileyen bir unsur.

4.Stumbleupon
Aslında stumbleupon inanılmaz trafik getirecek bir araç ama yazılarımız Türkçe olduğu için çok fazla nasibimizi alamıyoruz bu siteden aynı digg’de olduğu gibi ama yine de ben kullanın derim hem de İngilizceniz varsa yazdığınız konuda size kaynak oluşturabiliecek siteler bulabilirsiniz.

5.Sitezapla
Stumble’ın bir nevi Türk versiyonu diyebilirim. Günlük çok fazla bir trafik sağlamaz ama kötünün iyisi.

6.Blograzzi
Yukardaki sitelerin hepsine kaydımızı yaptıktan sonra sıra geldi Blograzzi’ye. Hemen girip blogumuzu kaydedip sahipleniyoruz böylece kayıt işlemlerimiz sonra ermiş oluyor.

Yazımı tamamlamadan önce vurgulamak istediğim bir nokta var o da sosyalleşmek. Sosyalleşmek derken kastettiğim Bildirgeç gibi sitelerde var olmanız ve yorum yapmanız. Yorum yapmadan önce tabii ki kendi blogumuzu tanıtan imzamızı da kullanıyoruz. Aynısı Blograzzi için de geçerli. Yalnız bu demek değildirki gidip bütün herşeye saçma sapan yorum yazayım. Zaten insanlar sizi yorumlarınızdan dolayı merak eder ve sitenize tıklar.Örnek verecek olursak blograzzi’de bu aralar aktif kullanıcı olabilmek için önüne gelene yorum yazan tipler var (kimse üstüne alınmasın herkes kendini biliyor). Sitede aktif olmak iyi birşey ama bu demek değildir ki önüme gelene yorum yazayım. Artık size kalmış birşey ne yaparsınız bilemem.

Bloglar ve standardizasyon

Standardizasyon hayatımızda önemli bir yere sahip. Biz fark etmesekte kullanmakta olduğumuz bir ürün veya bir hizmet, birbirine benzer. Hal böyle olunca bloglarda da insan, bir standart arar. Standartları şöyle ayırırsak iç ve dış standartlar diye konumuz daha açık olur.

İç standardizasyon blogunuzdaki kendi standartlarınızdır. Yani bir link verirken hep aynı stil vermek, madde koyarken hep aynı şekli kullanmak, resimlerde aynı boyutu korumak bu standartlara örnekler olabilir. Bu standartların yararı elbetteki lehinize olacaktır. Okur kitlenizi size alıştıracaktır. Bu standart tamamen size kalmıştır.

Dış standartlar ise iç standart gibi blog sahibinin belirleyeceği bir standart değildir. Oturup, konuşulup, tartışarak, yorum yaparak standartlar belirlenebilir. Blog kazanını kaynatıp, önerileri alalım.

Benden bir öneri, neredeyse her blogda olan link sayfasındaki linkler aynı sayfada açılsın. Tabi aksini düşünenlerde olacaktır. Yorum sizlerin.

Toplam sayfa: 3123»
Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!

Kazan Seni Çağırıyo!





    Kayıt olun

Blog gerçekleri

Blog kelimesinin web ve log kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu biliyor muydunuz?



En çok ne yazmışız



en son kimler konuştu