Blog Kazanı

Bloglardan ve blog yazarlarından haberler

Kim demiş çocuklar teknolojiden anlamaz diye! Yeni teknolojiler için bir an önce can atan isteyen küçükler değil mi? Teknoloji konusunda büyüklerden daha hevesli oldukları bir gerçek. Birçok zaman teknolojiyi oyuncak gibi kullandıklarını herkese kanıtlayabilirler. İşte bu yüzden çocuklar için teknoloji blogu var: Çocukça Teknoloji!

En son teknolojiyi çocuklar için durmadan takip eden bir blog sitesi var. Çocukların gelişen teknolojiden haberleri olmasını istiyor. Mesela yeni robotların tanınmasını istiyor. Robotların marifetlerini anlatmak için onlarla söyleşi bile yapıyor. (Bkz: Satranç oyun robotu ile röportaj)

Kullanımı her geçen gün artan Twitter, magazin haberi yapan gazetecilere de yeni bir haber kaynağı yarattı. Meraklısına twitlemeyi çok seven ünlüler üzerinden dönen haberlerin yer aldığı bir kaç Türkçe twitter haber sitesi: Twhaber, Tivitrazzi ve Twitter Magazin (kaynak).

Farklı Tarih

Son yıllarda yüksek bir gelişme ivmesi yakalayan tarih basınını web alemine taşımak isteyen, şimdilik 13 kişilik bir yazar kadrosuna sahip Farklı Tarih blogu, tarihin marjinal noktalarını okuyuculara aktarmayı amaçlayan bir blog.

Sitede 11 farklı kategoride yazılar yayınlanıyor, bunun yanında Türkiye’nin ilk tarih e-dergisi özelliğini taşıyan bir sanal tarih dergisi de Mayıs ayından beri yayınlanıyor. “Tarihe farklı bir açıdan bakış” sloganı ile yola çıkan Farklı Tarih yazarları, amaçlarını ise şöyle özetliyorlar; “Tek amacımız tarihi insanlara sıkıcı bir bilimden ziyade eğlenceli ve ilginç bir hayat tarzı olduğunu benimsetmektir. “

Farklı Tarih’e bu adresten ulaşabilir, sanal tarih dergilerini ise buradan inceleyebilirsiniz.

Daha önce reklamlarında oynadığı Selva Makarna için tekrar kamera karşısına geçen Devletşah Özcan bu kez hazırladığı yemek programında internet dünyasının yıldızlarını ağırlıyor.

devletsah Devletşahla Bizim Usul Makarna Tarifleri

Bizim Usul Makarna adını taşıyan vblogtan yayınlanan programa çeşit çeşit makarna tarifleri ve internetten tanıdığımız bir çok ünlü isim ile blog yazarı konuk oluyor.

Yayına giren programlarda Çin Günlüğü’nden Yavuz Selim Şen’i Sunipeky. com’dan Sunipeyk’i, Yasemin Mutfakta’dan Yasemin Bölükbaş’ı izleyebilirsiniz. Serdar Kuzuloğlu, Eray Endeş, Arda Kutsal gibi isimler daha sonra yayınlanacak bölümlerin konukları arasında yer alıyor.

Genel olarak kabul gören şey çok fazla RSS abonesi olan blogların başarılı olduğudur. Gerçektende bu genel kanı doğrudur çünkü blogunuzun başarısı okur sayısıyla doğru orantılıdır. Ancak bloglamaya yeni başladıysanız blogunuzun düzenli okur sayısını artırmanın yollarını aramak kaliteli bir içerik yarattıktan sonraki adımdır.

Eğer kaliteli içeriği yarattığınızı ve sıranın okur sayınıza geldiğini düşünüyorsanız işte okur sayınızı artırmanız için yapmanız gereken basit ama etkili öneriler.

  • Herşeyden önce ziyaretçilerinize kaliteli bir içerik sunun
  • RSS ikonunu görünen bir yere yerleştirin
  • RSS ikonunu her sayfada gösterin
  • Büyük ve dikkat çeken bir ikon kullanın
  • RSS abonelerinizi takip etmek için FeedBurner kullanın
  • E-posta yolu ile aboneliğe izin verin
  • Ziyaretçilerinize neden size abone olmaları gerektiğini anlatın
  • Nasıl abone olacaklarını anlatın
  • Aboneliğin ücretsiz olduğunu belirtin
  • Blog yazılarınızın sonunda abonelik linkini kullanın
  • Düzenli ve belirli sıklıkta yazın
  • Değerli bulduğunuz içeriği zaman zaman yeni bir yazı altında toplayın
  • Diğer bloglara yorum bırakırken abonelik linkinizi kullanın
  • Forumlarda paylaşımda bulunurken abonelik linkinizi imza bölümünde kullanın
  • Başlı başına bir abonelik sayfası yaratın ve bu sayfa üzerinde RSS ile ilgili gerekli bilgileri verin
  • RSS beslemenizde yazının tümünü gösterin
  • Blogunuzun RSS linki için AdWords üzerinde bir reklam kampanyası başlatın
  • Ziyaretçilerinizin kaçırmak istemeyecekeleri bir yazı dizisine başlayın
  • BloXoo,Digg, Reddit, Stumbleupon, Delicious, MyBlogLog  gibi sitelerin kullanıcıları RSS okuyucu kullanırlar bu nedenle bu sitelerden ziyaretçi çekmeye çalışın
  • RSS abone sayınızı gösterin
  • RSS butonunuzu blogunuzun farklı yerlerine yerleştirin
  • Diğer blog sitelerinde misafir yazarlık yaparak blognuzun tanıtımını yapın
  • Eğer RSS beslemeniz küçük bir topluluk tarafından takip ediliyorsa RSS takipçi sayınızı bu sayı çoğalana kadar göstermeyin
  • Blogunuzla ilgili yazdığınız basın bültenleri yazıyorsanız RSS linkinizi bültenlere ekleyin

Mikro video blog servisi: Robo.to

Micro-blogging servisi Twitter’dan esinlenerek bir nevi Twitter’ın görüntülü versiyonunu yapmışlar. Robo.to adlı bu servisi Justin Timberlake’ın Twitter üzerinden tanıtmasından sonra 100 binin üzerinde kullanıcı sayısına ulaşmış.

Kullanıcıların işi bu sefer daha zor çünkü servise yükleyebileceğiniz videonun uzunluğu en fazla 4 saniye olabiliyor.

Ülkemizde pek tutmayan podcasting kimileri için bir servetin ve ufak çaplı bir şöhretin yolunu aralıyor. TWiT (This WEEK in TECH) podcastin sahibi Leo Laporte geçen sene bu mütevazi podcast sitesinden 1.5 milyon dolar gelir elde etmiş.

Aşağıda yer alan videoda Leo Laporte katıldığı bir konferansta podcasting üzerine düşüncelerini paylaşıyor ve başarıya giden yolu anlatıyor.

neyakisir Ne yakışır?
Kendine has giyim tarzı olduğunu düşünen, farklı giyim tarzlarına sahip kişileri takip etmek isteyen, stilleri ile beğenilmekten zevk alıp bunu diğer farklı stil sahipleri ile paylaşma arzusunda olanlar burada buluşuyor.

Moda genel anlamı ile; bir toplumda, bir zaman dilimi içerisinde öne çıkan giyim tarzlarını ifade eder. Bu giyim tarzlarını da modacıların, sezonluk(ilkbahar-yaz, sonbahar-kış) kreasyonları belirler. Ancak, çoğumuz moda nedir dendiği zaman “ kişinin kendisine yakışanı giymesidir:)” deriz. Çünkü dolabımıza ya da en basiti sokağa çıkıp etrafımıza baktığımızda, hiçbirimizin üzerinde defilelerdeki modellerin giydikleri kıyafetlerin olmadığını görürüz. Çünkü, her insan farklı yapıdadır(beyin, fizik, duygu, beğeni, vs.) ve bu farklı yapıdaki insanların sınırlandırılmış beğenilere sahip olduğu düşünülemez. Farkına varmadan her birimiz kendi modamızı yaratırız.

Burada kendinize yakıştırdıklarınızı paylaşıp, sizin modanızın ne kadar beğeni topladığını görebilir, başkalarının yakıştırdıklarını yorumlayabilir hatta kendi takipçilerinizi bile yaratabilirsiniz.

Giyinmek de bir sanattır ve siz de sanatınızı NeYakışır’da paylaşabilirsiniz

Gençliğinizde hiç karabasana yakalandınız mı? Bir gece, bağırmak istediğiniz halde sesinizi çıkaramadığınız, hareket edemediğiniz ve öylece donup kaldığınız oldu mu?

Siz hiç rüyalarınızın anlamını düşünüp geleceğinizin ve kaderinizin size vermek istediği mesaj hakkında yalnız başına kaldığınızda kendi kendinize sordunuz mu?

Siz hiç, (muhtemelen çocukken sık sık uğradığınız ve birçoğunu bilinçaltınıza attığınız o) görmediğiniz varlıklar tarafından ziyaret edildiniz ya da daha başka korkularınızla uykusuz kaldığınız, gecelerinizi cehenneme çevirdiğiniz oldu mu?

Siz hiç, bir gece kendinizi bedeninizi dışında bulmuş, yatağınızda yatan kendi kendinizi seyrettiğiniz oldu mu? Ya da farkında olmadığınız (Tanrı’nın size hediyesi olan) güçlerinizle eşyaların yerinden oynadığına, insanların düşüncelerini okuyabildiğinize şahit oldunuz mu?

Siz hiç, “Böyle kalmak istemiyorum; değişmek, hayatımı bütün karamsarlıklardan ve tersliklerden kurtarmak istiyorum!” diye çıkış yolları aradığınız,iki dünya arasında sıkışıp kaldığınız, belki de gökten bir mucize beklediğinizde, aradığınız o mucizevi gücün, Tanrı tarafından daha doğuşunuzdan itibaren beyninize, kalbinize nakşedilmiş olduğunu ve birgün keşfedilmeyi bekleyen ikinci bir siz’in varlığından haberdar mıydınız?

Siz hiç varlığınızı, bu dünyada ne aradığınızı, hayatınızın amacını düşünüp kafa yordunuz mu? Gerçekten de kanlı-canlı yaşayan bir insan mısınız, yada başkasının düşlerinde gezen figüranlar mı? Gerçeği aradıkça 180 derece ondan uzaklaştığınızda ve -aksine- asıl gerçeklikten koptuğunuzda, “kişisel menkıbenizi aramaya” nokta koydunuz mu?

Siz hiç, sanki eskiden farklı bir hayatta yaşıyormuş; yada şu anı ikinci kez yaşıyormuşmuşsunuz hissine kapıldınız mı? Aynaya baktığınızda karşılaştığınız iki çift gözün arkasında saklanan, bazen çözebilecek gibi olduğunuz, bazen en başa tekrar döndüğünüz sırların peşinden koştunuz mu?

Peki size sır olan ne var? Bir puzzle’nin parçaları gibi duran düşünceleriniz mi? Siyah-beyaz ve birbirinden kopuk resimler gibi duran hatıralarınız mı? Tarihin karanlık noktaları, eski ve gizemli uygarlıklar, sıradışı olaylar, büyüler, efsaneler, Anka kuşunun kanadında taşıdığı ve düşlerinizde sizi çağıran Kaf Dağı’nın sırları… Uçsuz bucaksız uzay, aklınızı karıştıran sonsuzluk ve yine aklınıza sığmayan sonsuz bir hayat vaadi… Kader, ölüm, çıkmazlar, hiç çıkmaz yollar, aşk, sır, Cennet ve Cehennem, Azâzil, Nâsıralı İsa, kadim Mısır ve sırrını göğsünde taşıyan Züleyhâ…

Size gerçekten sır olan ne var? En çok da KENDİNİZ Mİ? Duymayı, sohbet etmeyi, dostluk ve ahbaplık etmeyi unuttuğunuz yüreğiniz mi?

Ve gerçeği TERSYÜZ etmeye tekrar hazır olun! Duymadıklarınızı duyacak, bilmediklerinizi bileceksiniz! Tüm gizemler, tüm güzelliğiyle gözlerinizin ve sezginizin karşısında olacak.Ve artık hiçbir şey, SIR OLARAK KALMAYACAK!

Alman gazetecileri internetle ilgili bir bildirge yayınladı. Bugunün gazeteciliğine dair 17 maddelik bu bildirgeyi sadece gazeteciler ya da blog yazarları değil internet üzerinde bir şekilde iş yapan ya da yapmak isteyen herkes okumalı. Şimdiye kadar 15 dile çevirisi yapılan metnin Türkçe versiyonuna Linux Kullanıcıları Derneği Onursal Başkanı Mustafa Akgül’ün blogundan erişebilirsiniz.

Toplam sayfa: 651234567»...En son »
Blogcu mu arıyorsunuz? Aramayın. Bulun!


en son kimler konuştu